29 Temmuz 2017 Cumartesi
  • Altın143,977
  • BIST107.700
  • Dolar3,5286
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6300
  • İstanbul26 °C
  • Ankara26 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya27 °C
  • Adana33 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır39 °C
  • Bursa28 °C
  • Kayseri29 °C
  • Kocaeli29 °C
  • Şanlıurfa41 °C
  • Gaziantep35 °C
  • İçel33 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tanrıyı ararken Şeytanla yatağa giriyorlar
Ergenekon duruşmasında Tuncay Özkan böyle ifade verdi... Duruşma cezaeviyle ilgili bir gerçeği de ortaya çıkardı...
Tanrıyı ararken Şeytanla yatağa giriyorlar
06 Ağustos 2009 / 15:47 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın bugünkü duruşmasına, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan, Gürbüz Çapan ve Adli Serdar Saçan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu 16 sanık katıldı. Tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hastanede, Hüseyin Keskin ise revirde olduğu için duruşmaya gelmedi.

BENİM ADIM TUNCAY ÖZKAN, TUNCAY GÜNEY DEĞİL

Tutuklu sanık gazeteci Tuncay Özkan duruşma tutanağında avukatı Celal Ülgen'in, Tuncay Güney'in avukatı olarak yazılmasını eleştirerek, ''Benim adım Ahmet Tuncay Özkan. Tutanağa Tuncay Güney olarak geçirmişsiniz.
Ben Tuncay Güney değilim, yakalar getirirseniz çok sevinirim'' dedi.

Özkan, üniversite mezunu, 26 yıllık gazeteci olduğunu, yılda en az 10 iddianame okuduğunu, kitaplar yazdığını, 5 binini polislerin parçaladığı 28 bin kitaptan oluşan bir kütüphanesi bulunduğunu anlatarak, ''İddianamede göremedim, suçumu öğrenmek istiyorum. Akşam evde rahat uyumak istiyorsanız, suçumu söyleyin, öğrenmek istiyorum'' diye konuştu.

İddianamede örgütün ne zaman kurulduğunu, kendisinin ne zaman katıldığını, kiminle, ne zaman, hangi eyleme katıldığını göremediğini belirten Özkan, suçlarının yüzüne okunmasını talep etti.

Dinleme ve uzatma kararlarının, iletişim döküm bilgilerinin dosyada bulunmadığını ifade eden Özkan, ''Dinleme kararı ne zaman başlamış, uzatma kararlarını kim vermiş? Kuvvetli suç şüphesine nasıl kapıldınız? Şüphe nasıl uyandı? Bir insan 9 ay boyunca niye dinlenildiğini neden bilmez? Dosyaya neden konulmamış. Bunları bilmeden neden tutukladınız. Neden tutukluyum'' dedi.

BEN PKK'LI DEĞİLİM


Heyet Başkanı Şengün'e bilirkişi atayıp atamadığını soran Özkan, şöyle devam etti:

''280. klasörde 'Ergenekon terör örgütü PKK ile bağlantılı' deniyor. 'Operasyon' adlı kitabımı yazarken Öcalan'ın avukatı ile görüştüm ama ben PKK'lı değilim. Terör örgütünü insanlık suçu kabul ederim. Asla terör örgütü üyesi olmadım. Savcılar, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden 5 polise 'yaz' diyecek. Ben de burada terör örgütü üyesi olarak bulunacağım. Değil savcı, kimse beni bununla ilişkilendiremez. Onları bundan men ederim, gerekirse canımı veririm. Atanmamış, bilirkişi niteliği bulunmayan bu kişiler hakkında, savcılar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.''

Tuncay Özkan, halen verilmeyen cep telefonu ve bilgisayar hard disklerinin iadesini talep ederek, iddianamede usul hataları bulunduğunu savundu.

Özkan, 4 kamera ve 28 polisle evinin arandığını ifade ederek, görüntülerin getirilmesini ve imzası bulunmayan polisler hakkında işlem yapılmasını istedi.

TELEFON GÖRÜŞMESİ KAYITLARININ İNCELENMESİ TALEBİ-

''Cehaletin bu kadar cüretkar olduğu bir dönem dünya üzerinde yaşanmamıştır. Türk adaleti zehirlenmiş, usul bozulmuştur'' iddiasında bulunan Özkan, şahsı ile ilgili telefon görüşmesi kayıtlarının Adli Tıp Kurumunda incelenmesini istedi.

Özkan, ''İnceleme yaptırırsanız kayıtlar üzerinde yapılan montajları dehşetle göreceksiniz. Delil değeri kalmayacak. O konuşmadan 3, bu konuşmadan 5 satır... 'Efendim' diyerek, örgüt liderine efendiliğini göstermiş oluyormuşum'' dedi.

TANRIYI ARARKEN ŞEYTANLA YATAĞA GİRİYORLAR


Savcıların, yer almayacağını ifade etmesine rağmen annesi, kardeşleri ve eski eşi ile yaptığı özel konuşmaların iddianamede bulunduğunu anlatan Özkan, ''Buna rağmen iddianamede savcının 'örgüt elemanı olmanın delaletidir' diye nitelendirdiği Atatürk'ün Bursa nutkuna yer verilmiyor. Bunlar Tanrı'yı ararken şeytanla yatağa giriyorlar, sonuçta çarpılarak çıkacaklar'' görüşünü savundu.

Özel hayatına ilişkin sorular soran savcılar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını isteyen Özkan, ticari sırlarına ilişkin bilgilerin iddianameden çıkarılmasını talep etti.

Özkan, ''Benim gizlim saklım yok. Çırılçıplak durumdayım. Her kim benim hakkımda bildiklerini söylemiyorsa namerttir'' dedi.

Tutuklu sanık Levent Ersöz'ün avukatı Ali Rıza Dizdar da gizli tanık ''Ahmet Faruk''un sanık Yüksel Dilsiz olduğunu ve salonda bulunduğunu savunarak, bu kişinin dışarı çıkarılmasını talep etti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler