YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte o yasaklar...
İşte o yasaklar...
İşte o yasaklar...
17 Temmuz 2008 / 21:07 Güncelleme: 17 Temmuz 2008 / 00:00

Ergenekon soruşturmasını yürüten Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde Ergenekon yasakları uygulanmaya başladı.


Adliye Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın talimatı ile gazetecilerin katlara çıkması, çay ocağına girmesi ve adliyenin içine girmesi, savcıların her ne suretle olursa olsun gazetecilerle konuşmasına yasak getirildi. İddianamenin başsavcılık tarafından reddedilmesini isteyen Kemal Kerinçsiz'in avukatı dönemin Genelkurmay başkanı, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan'ın da ifadesine başvurulmasını istedi.
 



Ergenekon soruşturmasını yürüten Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde Ergenekon yasakları uygulanmaya başladı. Adliye Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın talimatı ile gazetecilerin adliye içine girmesi, çay ocağına girmesi ve adliyenin katlarına çıkması, savcılarla konuşmaları ve savcıların da her ne suretle olursa olsun gazetecilerle konuşmasına yasak getirildi.


Ergenekon operasyonu sürecinde gazetelerde çıkan ve soruşturmanın gizliliğini ihlal edici haberlerin faturası yine gazetecilere kesildi. İstanbul Beşiktaş'ta bulunan adliye başsavcısı Turan Çolakkadı'nın talimatı ile gazetecilere fiili yasaklar uygulanmaya başlandı. Bu uygulamaya göre adliyede görev yapan ve duruşmaları izlemeye gelen gazetecilerin adliye binasına girmelerine izin verilmiyor. Kapıda bulunan polislere verilen talimat gereğince adliyeye gelen gazeteciler İstanbul Beşiktaş'ta bulunan Adliye binasına girmeleri, çay ocağına gitmeleri, adliyenin katlarına çakmaları ve burada görev yapan savcılarla konuşmalarına yasak getirildi.


KERİNÇSİZ'İN AVUKATI İDDİANAMENİN REDDEDİLMESİNİ İSTEDİ
Ergenekon zanlılarından tutuklu bulunan avukat Kemal Kerinçsiz'in avukatı Mehmet Demirbilek Beşiktaş'ta bulunan İstanbul Adliyesine gelerek savcı Zekeriya Öz tarafından hazırlanan iddianamenin eksik soruşturma nedeniyle başsavcılık tarafından kabul edilmeyerek reddedilmesini istedi. Başsavcılığa dilekçe veren Demirbilek'in hazırlanan iddianamenin reddedilmesini şu gerekçelerle istedi;


Mehmet Demirbilek verdiği dilekçede Ergenekon soruşturması sonucu hazırlanan iddianamenin temelini oluşturan Danıştay Saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesinin bombalanması olaylarının zanlılarının Ankara'da yakalandıkları ve Ankara'da yargılandıkları belirtilerek, Ergenekon Soruşturmasını yürüten Zekeriya Öz'ün delil olarak gördüğü illiyet bağının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından delil olarak görülmediğini ve Ergenekon soruşturmasının sonucu beklenmeden sanıklara cezalar verildiğini belirterek, bu soruşturma sürecinde yeni ortaya çıkan deliller varsa yargılamanın sürdüğü 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini istedi. İtibarla da iddianamenin temel dayanaklarından yoksun kalacağından dolayı da Ergenekon örgütü adı verilen yapılanma ile ilgili hazırlanan iddianamenin reddedilmesini istedi.


SORUŞTURMADA ÖNEMLİ DELİLLER TOPLANMAMIŞ VE İNCELEME EKSİK YAPILMIŞTIR
"Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinin neden soruşturma kapsamına alınmadığı hususu aydınlatılmamıştır.


Soruşturmanın sürdürüldüğü 13 aydan bu yana bütün fırtına eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinin etrafında kopartılırken ve soruşturma savcısının bu sözde günlükleri delil olarak dosyaya alıp, gerçek olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yoluna gitmiş iken, bu günlükleri soruşturma kapsamının dışına çıkarması emekli olan bir Tuğgeneral, bir albay ve bir kaç subay ve astsubay ile siviller hakkında TCK 312. maddede belirlenmiş bulunan darbe suçlamasında bulunması iddianameyi ciddi bir hukuk belgesi olmaktan uzaklaştırmıştır.


Sayın savcılıkça darbe suçlamasının merkezine oturtulan günlükler konusunda soruşturmanın genişletilirken, iddianamede günlükleri soruşturma dışında tutmak için özel çaba sarf edilmesi, sırf bu günlükleri dosya kapsamından uzaklaştırma amacı ile bu dosya kapsamında tutuklu bulunan emekli orgeneraller Sayın Tolon ve Eruygur’un sadece emekli olduktan sonraki dönemi soruşturmaya dahil edilip, görevde oldukları bölümün soruşturma dışında tutulması, hukuken son derece anlamı ve her türlü şaibeyi içinde barındıran siyasal nitelikte bir tavır olarak değerlendirmekteyiz."


ABDULLAH GÜL TAYYİP ERDOĞAN VE ÖZDEN ÖRNEK DE İFADE VERMELİ
Kemal Kerinçsiz'in avukatı Mehmet Demirbilek ayrıca soruşturmada bazı önemli kişilerin ifadelerinin alınmadan iddianamenin hazırlandığını belirtti. Demirbilek Beşiktaş'ta bulunan İstanbul Adliyesi Başsavcılığına verdiği dilekçede;


"Darbenin kaynağı olarak gösterilen günlükleri tutan Özden Örnek’in ifadesine dahi müracaat edilmez iken, aynı dönemde görev yapan iki orgeneralin darbe suçlaması ile tutuklanması, işlendiği iddia edilen sözde darbe suçunu ikiye bölerek, sırf bir kısım insanları yargı sürecinin dışında tutmak için bir dönemin ve bazı kişilerin yok kabul edilmesi, bu soruşturmanın siyasal boyutunu açığa çıkarmaktadır. Yine aynı dönemde görev yapan Kara ve Hava Kuvvetleri komutanlarının ifadesine dahi müracaat edilmemesinin bu iddianamenin CMK 170/b bendi uyarınca reddi yeterli sebeptir. Eğer ortada bir suç var ise bütün faillerin üzerine AY’nın eşitlik kuralı uyarınca ayırım yapmaksızın gidilmelidir. Ancak masum insanların siyasi iktidarın yaptığı mücadeleye kurban verilmesi hukukun asla tasvip edemeyeceği bir husustur.


DÖNEMİN GENELKURMAY BAŞKANI DA SORGULANMALI
Dosya kapsamındaki şüphelilerin darbe kapsamında (TCK 312) suçlanmaları karşısında, darbe yapılacağı dönemin başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi özkök’ün, o dönemi çok iyi bildiğini beyan eden Başbakan’ın ve dönemin Dışişleri Bakanı bugünkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ifadelerinin alınması ve sorumluları var ise üzerine gidilmesinde zaruret vardır.


Soruşturma kapsamında bulunan şüpheliler, TCK 312.maddesinde düzenlenen darbe suçlaması ile karşı karşıya bırakılmışlardır. Ancak sözde darbe girişimlerinin adeta bir bıçak gibi hangi tarihte başladığı ve hangi dönemi kapsadığı belirgin değildir. Sözü edilen dönem için muammalı beyanlarda bulunan eski Genelkurmay Başkanının ve yine o dönemlerde ve sonrasında bu konuda bilgi sahibi olduğunu sıklıkla ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Cumhurbaşkanı Gül’ün ifadelerine müracaat edilmeksizin iddianamenin tanzimi yoluna gidilmesinde büyük bir eksiklik vardır. Bir yandan hükümete darbe suçlaması yapılmakta, diğer taraftan da sözde bu girişimlerden haberi olduğunu ifade eden siyasi sorumluların ifadelerine müracaat edilmemesi, soruşturmanın sağlıklı yapılmadığını, siyasi hesaplar üzerine kurulu dengelerin gözetildiğini ortaya koymaktadır. Bu sebeple eksik olan iddianame CMK 174/b bendi uyarınca reddedilmelidir.


Sedef ŞENKAL DEMİR - GAZETEPORT

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler