YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İddianamede neler var?
İddianamede, TSK personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı sivil personelden yararlanılmak istendiği bilgisine yer veriliyor
İddianamede neler var?
27 Ocak 2010 / 20:56 Güncelleme: 27 Ocak 2010 / 21:04

 ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Poyrazköy'deki kazılarda ele geçirilen mühimmata ilişkin açılan davanın iddianamesinde, ''Ergenekon terör örgütü''nün Türk Silahlı Kuvvetlerinin personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı sivil personelden yararlanmak istediği öne sürüldü. İddianamede, ''Her meslekten seçkinlerin yer alacağı sivil personel kadrosu ile Ergenekon, iç ve dış faaliyetlerinde çok daha etkin bir güce erişecek, her alanda hareketlilik, duyarlılık ve yaptırım gücü yüksek olanaklar kazanmış olacaktır'' denildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, ''Ergenekon silahlı terör örgütü'' ile ilgili yürütülen soruşturmada haklarında kamu davası açılan sanıklardan elde edilen ''Devletin Yeniden Yapılanması İçin Öneriler (Master Plan Ön Çalışması)'' isimli dokümanın incelenmesinde, alt birimler ve görev tanımları başlığının bulunduğu belirtilerek, bu başlık altında ''Milli savunma/askeri güçlerimizle ilintili faaliyetlerden sorumlu birim, içişleri emniyet ve istihbarat faaliyetlerden sorumlu birim, kolluk faaliyetlerinden sorumlu birim'' ifadelerinin bulunduğunu aktarıldı.

İddianamede, aynı dokümanın ''Sızma ve Denetim Süreci'' başlığı altında ''Mevcut devlet işleyişinin analizini yapmak, mevcut kadrolara alternatif adaylar belirlemek ve eğitmek, sızma stratejileri geliştirmek (yargı, emniyet, eğitim, sağlık, istihbarat, ordu, sivil yeraltı örgütleri, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, kooperatifler ve birlikler, medya,camiler ve tarikatlar) şeklinde ibarelerin yer aldığı vurgulandı. Bir kısım sanıklardan elde edilen ''Ergenekon analiz yeni yapılanma yönetim ve geliştirme projesi'' isimli dokümanda, ''Ergenekon içinde yer alan değerli TSK mensupları ile Kemalizme ve ülkesine bağlı, insanlık onurunu ve kimliğini yitirmemiş, her meslekten sivillerin organizasyonuyla ortaya çıkacak yeni yapılanma, gerçekte geç kalınmış bir girişim olarak görülmelidir. Her meslekten seçkinlerin yer alacağı sivil personel kadrosu ile Ergenekon, iç ve dış faaliyetlerinde çok daha etkin bir güce erişecek, her alanda hareketlilik, duyarlılık ve yaptırım gücü yüksek olanaklar kazanmış olacaktır'' ifadelerine yer verildiği vurgulandı.


-SUİKAST VE DEZENFORMASYON İDDİALARI-


''Ergenekon terör örgütü'nün Türk Silahlı Kuvvetleri personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı sivil personelden yararlanmak istediği ve bundan sonra karşılaşacağı en önemli sorunların üstesinden gelmekte güçlük çekmeyeceği'' vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

''Dünyada var olabilmiş tüm sistemler, ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasileri engellemiştir. Bunun ise 2 yolu vardır, suikast ve dezenformasyon. Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için tek yol suikasttır. Suikast operasyonlarına gerek duyulmaması için, siyasi portreler ciddi biçimde analiz edilmeli, ortak ideallere uygun siyasilerin seçim kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü bir biçimde yer alabilmeleri sağlanmalı, böylelikle parlamento ülke çıkarlarına uygun biçimde işler hale getirilmeli, içte ve dışta saygın bir etkinliğe kavuşturulabilmelidir'' ifadelerine yer verildi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel varlık nedeninin Kemalizmi özümseyerek inanmış, Atatürk ilke ve prensiplerine sahip çıkmanın önemini kavrayabilmiş, özveriden kaçınmayan personel kazanımının ise çok daha büyük bir sorun olarak karşılaşıldığı ifade edilen iddianamede, şöyle denildi:

''Ancak, ordu birlikleri içinde yer alan askerler ile üniversitenin birinci ve ikinci sınıflarında öğrenim gören gençler, yararlanılabilecek pozitif bir kaynaktır. Ergenekon gibi çok özel bir yapılanmanın içinde yer alması uygun görülecek sivil personelin seçimi olabildiğince dikkat, titizlik ve özen istemektedir. Ergenekon benzer bir örneği kendi içinde JİTEM gerçeği ile yaşayarak yeterli deneyim elde etmiştir. Ergenekon içinde sivil personelden yararlanılması düşüncesinin doğuracağı önyargılı endişeler karşısında sağlıklı bir analiz yapılacak olduğunda; JİTEM deneyimi ve bugün Ergenekon içinde mevcut sorunlar dikkate alındığında endişeler-önyargılar kendiliğinden ortadan kalkacaktır'' denildi.


-DENİZALTINDA BULUNAN BOMBA-


''Devletin yeniden yapılanması için öneriler (Master Plan) 99 isimli'' dokümana da atıfta bulunulan iddianamede, dokümanlardaki ifadelerden ''Ergenekon terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine de sızma ve kadrolaşma faaliyetlerini hedeflediği, soruşturma dosyasındaki delillerden örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanma faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki irtibatlarını örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda kullanmayı amaçladıklarının görüldüğü''ne yer verildi.

İddianamede, şu ifadeler yer aldı:    

''Soruşturma kapsamında bugüne kadar elde edilen delillerden Ergenekon silahlı terör örgütünün ülkemizde darbe zemini oluşturmak, demokrasiyi işlevsiz kılmak için 3 ayrı yol izlediği görülmüştür. Bunlardan birincisi Danıştay saldırısı, Cumhuriyet gazetesine bomba atılması gibi toplumda infial uyandıracak mahiyette gerçekleştirilen eylemler, ikincisi düzenledikleri toplantı, gösteri ve yürüyüşlerinde çıkartılan olaylar, üçüncüsü de ülkedeki siyasi partilere müdahale ederek yaptığı faaliyetlerdir. Şüpheli Levent Bektaş'ta ele geçen planlara göre örgütün, ülkede kargaşa çıkarmak, farklı etnik ve dini kökenli vatandaşlara yönelen şiddet eylemleri ve propaganda ile toplumu bölmek, iç huzuru baltalamak, yurt içinde ve uluslararası platformda hükümeti zor durumda bırakmak amaçları doğrultusunda yol haritası belirlediği anlaşılmaktadır. Bu planlarda çerçevesi çizilen, Koç Müzesi'nde bulunan denizaltıya yerleştirilecek patlayıcıların yoğun öğrenci ziyareti sırasında patlatılması, Poyrazköy'de ele geçen mühimmatın kullanılacağı vahim nitelikte suikastların gerçekleşmesi halinde 8 Mart 2009 ve 17 Temmuz 2009 tarihli iddianamelerde ayrıntılı olarak açıklanan, ülkede darbe zemininin oluşturulması için gerekli kaos ortamının oluşacağı, bu eylemlerin davaya konu Danıştay saldırısı, Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eylemlerinden daha fazla ses getireceği her türlü izahtan varestedir.''

İddianamede, ''Tüm soruşturmalara, açılan kamu davalarına, yakalanan şüpheliler, ele geçen silah ve mühimmata rağmen Ergenekon terör örgütünün Danıştay saldırısından sonra da suikast planları yaptığı, hakkında kamu davası açılan sanıklar Mustafa Dönmez ve İbrahim Şahin'de ele geçen suikast planları dışında suikastlar için de hazırlık yaptıkları'' öne sürüldü. AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler