YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gizli tanıklardan vahim iddialar...
3'üncü Ergenekon davasının eklerinde gizli tanıklardan vahim iddialar var...
Gizli tanıklardan vahim iddialar...
21 Ağustos 2009 / 09:49 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan 3’üncü iddianamenin ek klasörlerinde, 4 gizli tanığın ifadeleri ayrıntılı bir şekilde yer alıyor. İfadelerine imza yerine parmak izi basan İlkadım, Anadolu, Gurbet ve Mehmet kod adlı gizli tanıklar, Okkan suikastından Gazi olaylarına kadar Türkiye’yi sarsan birçok olayla ilgili vahim iddialarda bulunuyor

Ek klasörlerdeki gizli tanık ifadeleri arasında en çarpıcı olanı olağanüstü hal döneminde köy koruculuğu yaptığını söyleyen İlkadım’a ait. İlkadım ifadesinde, o dönemde bölgede yakalanan terör örgütü mensuplarına ve yöre halkına korkunç işkenceler yapıldığını öne sürüyor. İşte gizli tanığın dilinden vahim iddialar:

KULAK KESTİLER: 1993-1994 yıllarında Cudi’de düzenlenen bir operasyon sonrasında yakalanan 7 PKK’lının sorgusu sırasında, Uzman Çavuş Cengiz Sonay teröristlerden birinin kulağını kesti. Örgütün yönetici kademesinden olan bu teröristler daha sonra kum ocağına götürülerek kurşuna dizildi.

6 KÖYLÜYÜ TABURA GÖMDÜLER: 1994-1995 yılları arasında Görümlü’de düştüğümüz pusuda 2 askerin şehit olması üzerine, Görümlü Bölük Komutanı olan Mehmet Zekeriya Öztürk, köy halkından 6 kişiyi gözaltına aldı. Sonra da köylüleri öldürtüp, taburun içerisindeki boş alana gömdürdü.

YEŞİL’LE TUNCAY GÜNEY BİR ARADA: Silopi’de görev yaptığım sırada Tuncay Güney, İlçe Jandarma Komutanlığı’na geldi. Daha sonra Güney’e Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım da katıldı. Yeşil buradan sınırı geçti ve Kuzey Irak’a gidip peşmerge komutanıyla buluştu.

SUİKAST TALİMATI ERSÖZ’DEN: 2001 yılında Diyarbakır’a gittim. O zaman Levent Ersöz İl Jandarma Alay Komutanı’ydı. Levent Ersöz bazı uzman çavuş ve astsubayları makamına çağırdı ve ’Diyarbakır’da çok önemli bir göreve gidiyorsunuz’ dedi... 4 araçtan birini ben kullandım. Şehirde 3’ü asker 7 kişi lav silahı ve tüfeklerle bizden ayrıldı. 20 dakika sonra silah sesleri duydum. Geriye gelenlerle buradan ayrıldık. O gün Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı öldürdüklerini sonradan öğrendim. Korkumdan konuşamadım. Levent Ersöz o zaman çok kudretli bir adamdı...


Okkan ve 5 polis suikasta kurban gitti

DİYARBAKIR Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 günü Emniyet Müdürlüğü binasından ayrıldıktan hemen sonra Şehitlik Semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda makam aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırıda Okkan’ın yanı sıra Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un yeğeni Atilla Durmuş, Mehmet Sepetçi, Mehmet Kamalı, Sabri Kün ve Selahattin Baysoy adındaki beş polis memuru da yaşamını yitirdi.

HİZBULLAHÇILAR MAHKUM OLDU: Suikastın ardından, 26 Hizbullah militanın olayı gerçekleştirdiği iddia edildi. Bu isimlerden bazıları yakalanabildi. Yapılan yargılamada, Hizbullah liderlerinden Mehmet Beşir Varol, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı davada yargılanan, örgütün Diyarbakır sorumlusu Mehmet Çiçek’in de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması kararlaştırıldı.









Gurbet: Gazi olaylarını MLKP ve Ergenekon tertip etti

Uzun yıllar MLKP terör örgütünde, üst düzeyde faaliyet gösterdiğini söyleyen ve şu anda yurt dışında yaşayan Gurbet rumuzlu gizli tanık Gurbet, Gazi olaylarını anlattı: ”Gazi olaylarından sonra MLKP olarak yaptığımız değerlendirmelerde bazı karanlık noktaların olduğu ortaya çıkmıştı. Kahvenin taranacağının önceden MLKP Gazi örgütlenmesi tarafından bilinmesine rağmen, Gazi dışındaki hiçbir üst düzey yöneticinin bu durumdan haberdar edilmemiş olması, bu karanlık noktalardan en belirginiydi. Gazi Mahallesi örgütlenmesinden sorumlu Hasan Ocak, olaylardan hemen sonra örgütün üst düzey sorumlularını bilgilendirmiştir... Ocak, Gazi Mahallesi’ne saldırı olacağını gün ve saat olarak bilmekteyken ve saldırı öncesi bildirileri hazırlatmışken, bu bilgiyi örgütün üst yönetimiyle paylaşmamıştır... Hasan Ocak, daha sonra kendisini kullananlar tarafından kaçırılarak, kaybedilmiş ve susturulmuştur... Hasan Ocak’ın kaybedilmesinin izlerini, Ergenekon operasyonunda aramak gerekiyor. Gazi olayları davası, Veli Küçük’ün sorumlu olduğu bölgede görülmüştür. Trabzon gençliği bu mahkemeyle aşırı uçlara çekilmiştir... Veli Küçük’ün Giresun Bölge Komutanı olmasından sonra PKK’da, Karadeniz açılımı gündeme gelmiştir...

NE OLMUŞTU?


12 Mart 1995’te İstanbul Gazi Mahallesi’nde ağırlıklı olarak Aleviler’in gittiği 3 kahvehanenin taranması ve Halil Kaya adlı vatandaşın hayatını kaybetmesiyle başlayan olaylar sonucunda 17 kişi öldü. Olaylarla ilgili 20 polis hakkında dava açıldı. Polis memuru Adem Albayrak dışındaki 19 zanlı serbest bırakıldı. Davanın 18 Şubat 2000’deki son duruşmasında savcı, sanık polislerden tutuklu Adem Albayrak ile tutuksuz yargılanan Mehmet Gündoğan’ın cezalandırılmasını, tutuksuz yargılanan diğer 18 polis memurunun ise beraatini istedi. 5 kişiyi öldürmek suçundan 5 yıl hapis ve 9 ay meslekten men cezası alan Adem Albayrak, yaklaşık üç yıl cezaevinde yattı.









Anadolu: Ümraniye’deki bombaları çatıya Yıldırım koydu

Ergenekon’dan Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve etkin pişmanlıktan yararlanma talebiyle savcılığa başvuran gizli tanık Anadolu: “Ergenekon duruşmalarının başladığı günlerde verilen arada sanıklar Mehmet Demirtaş ve Oktay Yıldırım’ın konuşmalarına aralık kapıdan şahit oldum. Mehmet Demirtaş, ’Bu Danıştay bombalarının, bizim bombalar olduğu anlaşılırsa naneyi yeriz’ dedi. Oktay Yıldırım’ın da, ’Bizim bombalar olduğu anlaşılmaz. Kafile numaraları farklı’ dediğini duydum. O sırada içeri girdiğimde konuşmayı kestiler. Bir sefer de Oktay Yıldırım’a şaka yollu ’Bombaları çatı katına sen mi koydun?’ diye sorduğumda, kendisinin koyduğunu söyledi.”









Mehmet: 100 PKK’lı ihbarı geldi ama operasyona izin çıkmadı
MESLEĞİNİ gizleyen ’Mehmet’ kod adlı gizli tanık, 1993 yılında Kağızman’da 6 Mehmetçiğin şehit olduğu olayı anlattı: “27 Haziran 1993 günü Kağızman Bölge Trafik’te bekleme yapan özel harekatçıların yanına gelen Kuloğlu köyü korucuları, köylerinin üst tarafındaki dağlık arazide yaklaşık 80-100 kişilik PKK’lı bir grubun olduğu bilgisini verdi. Ancak İlçe Jandarma Komutanı ısrarla korucuların yalan söylediğini, bölgede PKK’lı bir grubun olamayacağını anlattı. Yani PKK’lılara operasyon yapılmasına Emniyet ve Tugay Komutanlığı izin vermedi. Ertesi gün aynı bölgede 1 astsubay ile 5 asker şehit edildi. Operasyonun kasıtlı olarak yaptırılmadığını düşünüyorum.”

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler