YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Eşinin kemiklerini istedi
Ayşe Karagöz: Albay Temizöz'den eşimin kemiklerini istiyorum
Eşinin kemiklerini istedi
05 Şubat 2010 / 16:50 Güncelleme: 05 Şubat 2010 / 16:53

Ayşe Karagöz, eşinin 1993'te Kamil Atağ ve kardeşleri tarafından evinden alındığını; bir daha ulaşamadıklarını belirtiyor. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen faili meçhuller davasında önemli gelişmeler yaşanıyor. Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'la birlikte 7 tutuklu sanığın yargılandığı davanın 8. duruşmasında bugün müştekiler dinlenecek.
 

Eşi Ayşe Karagöz, kocasını Kamil Atağ ve kardeşlerinin öldürdüğünü, şikayet dilekçesini ise o dönem binbaşı olan Cemal Temizöz'ün ortadan kaldırdığını iddia ediyor. Kocasının cesedini istediği için tehdit edildiğini vurgulayan Karagöz, "Cemal binbaşı onlara tam yetki vermişti. Onlar da eşimi ortadan kaldırdı. Ben eşimi istiyorum. Davamızı, kemiklerimizi, hak ve hukukumuzu istiyoruz." diyor.
 

Eşinin Atağ ve kardeşleri tarafından yataktan kaldırılıp götürüldüğünü, bir daha da haber alamadığını belirten Ayşe Karagöz, kocasının cesedini almak için her yola başvurduğunu ancak bir sonuç alamadığını kaydediyor: "Kocamı öldürdünüz, bari cesedini verin' dedim. Ölümle tehdit ettiler. Aradan biraz zaman geçti ve seçim yaklaştı. Kamil Atağ oy toplamak için Cizre sokaklarını geziyordu. Bizim bir tanıdığımızın evinin yakınına gelmişlerdi. Ben de Kamil Atağ'ın kolundan tuttum, eşimi geri vermesini istedim. 'Sana eşini vereceğiz ama sen de bana oy vereceksin.' dedi. Belediye başkanı seçilince makamına gittim, tekrar eşimi istedim. Beni ölümle tehdit etti. Ben eşimi istiyorum. Davamızı, kemiklerimizi, hak ve hukukumuzu istiyoruz."
 

Ayşe Karagöz, 1993 yılında meydana gelen olaydan sonra hükümet konağına giderek şikâyette bulunduğunu; ancak dilekçenin jandarma komutanı Temizöz tarafından ortadan kaldırıldığını öne sürüyor.
 

Karagöz, ölünceye kadar hakkını aramaya devam edeceğini ifade ederken, 17 yıl önce yaşadığı acı olayı şöyle anlatıyor; "Evde uyuyorduk, gürültüyle uyandık. Kalktım baktım evin etrafını korucular tutmuş. Kamil Atağ ve kardeşlerini karşımda gördüm. İçeri geçip eşimi yataktan kaldırıp götürdüler. Ben de arkalarından çıktım. Kızım o zaman iki aylıktı. 'Nereye götürüyorsunuz? Eşimin hiçbir suçu ve kabahati yok' dedim.

'Şuraya kadar gidip iki kelime konuşup hemen göndereceğiz.' dediler. Kocam dönmeyince Kamil Atağ'ın evine gittim. Orada Kamil Atağ'ın kardeşi Mahmut'u gördüm. Beni azarladı. 'Eşini savunursan, sen de ölürsün." diye tehdit etti. 'Kocamı öldürdünüz, bari cesedini verin' dedim ama dinletemedim. Baktım ki eşimi vermeyecekler hükümet konağına gidip savcılığa dilekçe verdim. Ama onlar kendinden emindi. Çünkü arkalarında o dönemin Cizre Jandarma Komutanı Cemal Temizöz vardı. Ondan cesaret alıyorlardı. Cemal Binbaşı onlara tam yetki vermişti. Onlar da eşimi ortadan kaldırdı. Cemal Binbaşı benim şikâyet dilekçemi ortadan kaldırdı."
CHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler