YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon'da sıra Kıbrıs'ta mı?
Ergenekon'da sıra Kıbrıs'ta mı?
25 Temmuz 2009 09:07
KKTC Cumhurbaşkanı Talat Kıbrıs'ın gündemini anlattı!

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum kesimi ile Kıbrıs'ta çözüme yönelik müzakereler ile ilgili olarak, ''İlk defa bu müzakerelerde güvenlik ve garantiye karşı Rum tarafının bir direnişi ile karşılaşıyoruz'' dedi.


Swissotel'de basın kuruluşlarının dış haber editörleriyle bir araya gelen Talat, soruları da yanıtladı.


Bir soru üzerine, KKTC'deki hükümetin müzakere sürecini desteklediğini, bir sorun olmadığını belirten Talat, hükümetin Kıbrıs Türk halkının ulusal ve uluslararası çıkarlarına önem vermek durumunda olduğunu kaydetti.


Hükümetteki Ulusal Birlik Partisi'nin parti politikalarının bundan farklı olsa da hükümet politikalarına bunların uygulanabilir olanlarının aktarılabileceğini ifade eden Talat, şu ana kadar bir sorun yaşamadıklarını tekrarladı.


Rum kesimi lideri Dimitris Hristofyas'ın ''Görüşlerimiz taban tabana zıt'' şeklinde demeçler vermesini değerlendiren Talat, ''Hristofyas yakınlaştığımızı söylemekten kaçınıyor. Taban tabana zıt olduğumuz husus garantilerle ilgili husustur. Türk basınında bu, görüşmelerin genelinin böyle olduğu şeklinde anlaşılmıştır'' diye konuştu.


Müzakereler sonunda çözüm olmamasının birleşme ihtimalini daha da azaltacağını belirten Talat, KKTC'deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olup olmayacağına ilişkin soruyu, ''Çözüm ihtimali görmezsem böyle bir görevi sürdürmek istemem. Çözüm benim misyonum olarak gördüğüm bir hedeftir. Ancak şu anda müzakerelerdeyiz, havluları atmadık. Bugün için Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili karar vermek için erkendir'' şeklinde yanıtladı.


Türk askerinin adadan çekilme süreci ile ilgili Rum kesimiyle ne görüşüldüğünün sorulması üzerine Talat, bu konuyu ve harita konusunu şimdiden konuşmadıklarını, önceden konuşmanın faydalı olmayacağını düşündüklerini söyledi.


Talat, ''Bizim tutumumuz garanti ve ittifak anlaşmalarının muhafaza edilmesi ve bu anlaşmaların yeni yapıya uyarlanması, yeni yapının güvence altına alınması yönünde'' dedi.


Rum kesiminin AB içindeki bir Kıbrıs'ta garantörlere ihtiyaç olmadığını savunduğunu belirten Talat, ''Taban tabana zıtlık bundan kaynaklanıyor'' diye konuştu.


Talat, bugüne kadar güvenlik ve garantiler konusunun hiç bu şekilde tartışılmadığını, daha önce Rum tarafının daha görüşmelerin ilk safhasında garantilerin devam edeceğini kabul ettiğini belirtti.


Talat, ''İlk defa bu müzakerelerde güvenlik ve garantiye karşı Rum tarafının bir direnişi ile karşılaşıyoruz'' dedi.


-''HRİSTOFYAS'I UYARIYORUM''-


Uluslararası toplumun Rum kesimine bir baskı uygulayıp uygulamadığı sorulan Talat, ''Rumların ne diyeceği konusunda şimdiden bir şey söylemek kolay değil. Ben her fırsatta Hristofyas'ı uyarıyorum. (Halkını hazırlamıyorsun. Ben her olumlu demeç verdiğimde buna olumsuz bir cevap vermene gerek yoktur. Bunu yaparsan yarın referanduma gittiğinde halk sana olumlu cevap vermez). Bunu sadece ben söylemiyorum başkaları da söylüyor kendisine. İngilizler, Amerikalılar, Avrupa Birliği eminim söylüyordur. Bana söylediklerine göre söylüyorlar'' diye konuştu.


Talat, Türk tarafının 2004'teki referandumda çözüme ''evet'' demesinin olumlu sonuçları olduğunu, bundan sonra izlenen istikrarlı barışa yönelik politikanın da Türkiye ve KKTC'ye fayda sağladığını söyledi.


Müzakerelere ilişkin, ''Bu son şanstır. Çünkü bundan sonraki şanslar önümüze çıkarsa daha az başarı şansı olacaktır ve ayrılık pekişecektir'' diye konuşan Talat, BM diplomatlarının da bu paralelde düşündüklerini ifade etti.


-SINIRLAR KONUSU-


''Sınırlar konusunda Rumların talepleri var mı'' sorusu üzerine de Talat, ''Somut yok. Zaten harita konuşmamayı bu safhada en baştan kararlaştırdığımız için sadece ilkeleri konuştuk. İlkeler içinde de her şeyi istediklerini söylediler, ama harita vermediler'' diye konuştu.


-KKTC'DE ''ERGENEKON'' SORUŞTURMASI-


Talat, seçim öncesi ''Ergenekon'' soruşturmasının bir benzerinin Kıbrıs'ta da açılacağına dair hareketlilik olduğunun belirtilip, ''Böyle bir soruşturmanın gerekli olduğunu düşünüyor, mecliste yapılacak bu soruşturmanın başarılı olup olmayacağı konusunda ne düşünüyorsunuz? Güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanlığına bağlanmaması konusunda bir reform düşünceniz var mı'' diye sorulması üzerine şunları kaydetti:


''Bu konuda düşüncelerim değişmemiştir. Polis tabii ki sivil idareye bağlı olmalıdır. Ancak değişik nedenler, çeşitli gerekçelerle bu bugüne kadar sağlanamamıştır. Tabii (soruşturmalar o nedenle sonuç vermez) demek çok doğru değil. Meclis komitesi her türlü yetkiye sahiptir, önemli olan komitenin bunu ciddiye alması. Eğer ciddiye alırsa bazı bulgulara ulaşabilir. Hepsinden önemlisi burada Türkiye ile işbirliği yapmak zorundayız. Çünkü bütün bilgi ve belgeler Türkiye'dedir. Kıbrıs Türk basınında çıkan belge mi, değil mi, yüzde 100 emin olunamayan bazı evraklara dayanarak fazla bir şey yapılabileceğini düşünmüyorum.


Herhalde meclis komitesi Türkiye'nin ilgili kurumlarına başvuracak, bilgi, belge ve dokümanları isteyecek. Ancak o zaman ilerleme sağlanabilir. Zamanında ben bunları gördüğümde mutlaka araştırılması gereken konular demiştim, ama tabii bildiğiniz gibi bunların resmi kanaldan yapılması şarttır. Aksi halde bunları belge olarak niteleme çok doğru olmaz, hukuki olarak mümkün değil.''


Star

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler