YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon kamlumbağa hızında
Ergenekon kamlumbağa hızında
11 Ocak 2010 08:06
"Ergenekon'un merkezlerinden biri de Kıbrıs"

Ergenekon'un KKTC'deki ayağını ortaya çıkarmak için 10 ay önce başlayan soruşturma kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Ada'daki STK'lar, engellemelere takılan soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğinde hemfikir. Siyasetçiler ise Ada'daki yapılanmanın çökertilmeden başta Kıbrıs meselesi olmak üzere birçok sorunun çözülmesinin mümkün olamayacağını vurguluyor.

Ergenekon terör örgütünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) ayağını ortaya çıkarmak için 10 ay önce bir soruşturma başlatıldı. Ancak beklenen dava, soruşturmanın ilerlememesi sebebiyle bir türlü açılamıyor. Ada'daki STK'lar, bürokrasiye ve engellemelere takılan soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğinde hemfikir. Ada'da bugüne kadar yasa dışı işlenen birçok faaliyetin Ergenekon yapılanmasına işaret ettiğine dikkat çeken KKTC'li STK'lar, davanın başta siyasiler olmak üzere birçok kişiye uzanacağını söylüyor. Soruşturmanın üzerine kararlılıkla gidilmesi gerektiğini ifade eden aydınlar, aksi bir durumda devlete duyulan güvenin sarsılacağının altını çiziyor. İşte KKTC'li sivil toplum örgütleri, gazeteciler ve siyasilerin düşünceleri:

KKTC, ERGENEKON'UN MERKEZLERİNDEN BİRİ

Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Çakıcı: Kıbrıs'ta çok sayıda kişi faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Bir aracın bagajında Lefkoşa'yı uçuracak kadar patlayıcı yakalandı. Cumhurbaşkanın, başbakanın evleri ile gazete binaları bombalandı. Aydınlar sokak ortasında öldürüldü. Bunların hepsi Ergenekon'u işaret ediyor. Ada'daki yapılanmanın üstüne ısrarla gidilmesi gerekiyor. Ergenekon, Ada'yı adeta Türkiye'ye karşı bir üs olarak kullandı. Ergenekon'un merkezlerinden biri Kıbrıs'tır. Açık bir şekilde söylüyorum: Rauf Denktaş bu yapılanma için 'avukatıyım' diyorsa o zaman Denktaş da Ergenekon'un bir parçasıdır. Denktaş her zaman bir şeylerin parçası oldu. Soruşturmanın derinlik kazanması için Türkiye'de görülen Ergenekon soruşturması kapsamında KKTC'yle ilgili yer alan deliller bir an önce Ada'daki savcılığa ulaştırılmalı.

ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ

Eski Başbakan CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer: Soruşturmanın üstü örtülmeye çalışılıyor. Bu gecikmeyi yapanlar, yapılanmanın içinde olduklarından, sıranın kendilerine de geleceğinin telaşında. Kimse makamından ya da statüsünden dolayı işlediği suçtan aklanacağını düşünmesin. Ada'da devam eden bu soruşturma hukuk kuralları çerçevesinde, kamuoyunu tatmin edecek şekilde ilerletilmelidir. Hükümetin soruşturmanın ilerlemesine yardımcı olması gerekiyor. Ancak gelişmelerin bu yönde olmadığı açık bir şekilde görülüyor. Soruşturmanın üstünün kapatılması, başka sorunları da beraberinde getirir. Başta hükümet olmak üzere herkesin bunu çok iyi bilmesi gerekiyor.

SORUŞTURMA EMSAL TEŞKİL EDECEK

Demokratik Haklar ve İnanç Platformu Sözcüsü Mustafa Tıngır: Soruşturmayla Ergenekon yapılanmasının Ada'da faaliyet yürüttüğü ortaya çıktı. Bu yapının üstüne gitmek için devam eden soruşturmada ilerleme kaydedilmezse bu davanın bir anlamı kalmamış olacak. Demokrasi ve adalet olgusunun Kıbrıs'a tam anlamıyla yerleşmesi için bu davanın bir emsal teşkil etmesi gerekiyor. Bu soruşturmanın ucu kime ulaşıyorsa ulaşsın üstüne gidilmelidir. Aksi takdirde toplumda devlete ve her şeyden önce adalete karşı bir güvensizlik oluşacak. İleriki zamanlarda yeni örgütlenmeler ortaya çıkacak. Böyle önemli bir davanın sonuçsuz bırakılmasına kimsenin vicdanı razı olmaz. Türkiye'de devam eden Ergenekon davasının klasörlerinde Ada'yla ilgili yer alan delil ve bulguların buradaki soruşturma savcısına ulaştırılması gerekiyor.

DAVANIN UNUTTURULMASI KABUL EDİLEMEZ

KKTC Milli Dayanışma Derneği Başkanı Cebrail Doğan: Basına yansıyan bilgilerin yanı sıra geçmişte yaşanan bazı olayları bir araya getirdiğinizde Kıbrıs'ta yasa dışı bir yapılanmanın olduğu ortaya çıkıyor. Bu doğrultuda Nisan 2009 seçimlerinden önce bir soruşturma başlatıldı. Ancak bugün itibarıyla soruşturmada ilerleme kaydedilemediği gündeme geliyor. On ay önce başlayan bir soruşturmanın derinleştirilememesi biz sivil toplum kuruluşlarını düşündürüyor. Ada'daki Türkiye uzantılı Ergenekon'un bitirilmesi için bir fırsat yakalandı. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Bu süreçte hukuki zeminde gerektiği gibi üzerine gidildiği takdirde Ergenekon gibi başka yapılanmaların da cesaretini kıracaktır. İleride oluşacak yasa dışı yapılanmalara karşı önceden alınmış bir tedbir olacaktır. Bu davanın zamana yayılarak unutturulması kabul edilir bir şey olmadığını da söylemekte yarar var.

KKTC Karadeniz Kültür Derneği Başkanı Mahmut Kuş: Varlığından şüphe yok herkes hesap vermeli

Türkiye'deki Ergenekon davası nereye kadar gider bilemiyorum ama burada da uzantıları olduğu kesin. Bundan eminim. Olmaması da mümkün değil! Kıbrıs'taki Ergenekon bağlantısının ucu nereye kadar gidiyorsa oraya kadar gitmek hukuk ve demokrasi adına elzemdir. Bu soruşturmanın sonuna kadar gidilecek ki devlet olduğumuz anlaşılsın. Bu eski cumhurbaşkanımız olur, yeni cumhurbaşkanımız olur, başbakan, asker, polis ya da yargı olur. Ne olursa olsun, kim olursa olsun üstüne gidilmelidir. Türkiye'de yeraltı dünyası diye bilinen insanlar burada cirit attı. Türkiye'deyken düşman bilinenler ya da özel gözükenler Ada'da aynı masada yemek yerdi. Burası onlar için sığınma yeriydi. İşlerine geldiği zaman burası ayrı bir devlet, zaman zaman da arka bahçeleri oldu.

Yenidüzen Gazetesi Haber Müdürü Mert Özdağ: Denktaş ve Eroğlu'nun ifadesi de alınmalı

KKTC'nin Türkiye'ye karşı bir arka bahçe olduğu gözüküyor. Kimi zaman buradaki yapılanma Türkiye'yi, Türkiye'deki yapılanma da burayı kullanıyor. Ergenekon'dan suçlanan isimler şu anda yönetimde olanlardır. Bunun başında Derviş Eroğlu ile cumhurbaşkanlığı yapmış Denktaş geliyor. Bu yapılanmanın üstüne gidilecekse ve sonuna kadar devam edilmesi isteniyorsa, öncelikle Denktaş ve Eroğlu'nun ifadesine başvurulmalıdır. 30 yıldır bu ülkede yaptıklarının hesabını vermeliler. Eroğlu, başbakan olduğu için çok önemli bir konumdadır. Bu iddialar karşısında soruşturmayı hızlandırmaması, kendini korumayı amaçladığı anlamını taşır. Çünkü yıllardır Kıbrıs'ta bu ikilinin oluşturduğu rejimde hukukun dışında binlerce usulsüzlük yapıldığı gün gibi aşikardır.

Kıbrıs İnsan Hak ve Özgürlükleri Derneği Başkanı Hasan Dede Tarhan: Ergenekon davası tarihî bir fırsattır

'Yavru Vatan' kavramı ile adeta özdeşleşen Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti, her konu adeta sorumsuz zihniyetler ile sulandırılmıştır. Bir döneme damgasını vuran karanlık ilişkiler daha fazla iktidarda kalabilme adına örtbas edilmiş, Ada'da gizli güçler korku ve baskı rüzgârları estirmiştir. Yerli işbirlikçiler ile sürekli temas halinde olan güç odakları, iktidarlara her istediklerini yaptırmış ve karşılığında da yandaş iktidarlarını desteklemişlerdir. İnanılmaz servetlere sahip olan güç odaklarına ülkemizin arazileri ve devletin kaynakları peşkeş çekilmiştir. Başlatılan Ergenekon süreciyle bu yapılanmaların üstüne gitmek için yakalanan bu tarihî fırsatın kaçırılmaması gerekiyor. Hukukun tam anlamıyla Ada'da yerleşmesi için Ergenekon davası bir milat niteliğindedir.

Zaman
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler