YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dursun için son gün cuma!
Dursun için son gün cuma!
03 Kasım 2009 08:58
Albay Dursun Çiçek cumaya kadar ifadeye gelmezse yakalama emri çıkarılacak...

'Kirli Tezgâh'ın ıslak imzalı belgeyle kesinleşmesinin ardından gözler imzanın sahibi Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'e çevrildi.

Zaman gazetesinin haberine göre, orijinal belgenin savcılara ulaşmasının üzerinden 18 gün geçmesine rağmen Çiçek, ifadeye henüz gelmedi. Genelkurmay, Çiçek'le birlikte ihtarlı davetiye yazılan 5 eri de sorguya göndermedi. Alınan bilgilere göre son bir tebligat gönderilen Çiçek, cumaya kadar gelmezse hakkında yakalama kararı çıkarılacak. İddialar dün Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde hareketli saatler yaşanmasına yol açtı. Gazeteciler adliye önünde konuşlanırken Başsavcı Aykut Cengiz Engin de binaya geldi. Çiçek'in avukatı Mustafa Çevik ise kendilerine tebligat ulaşmadığını açıkladı. Çevik, müvekkilinin Genelkurmay'da işinin başında olduğunu savundu. Genelkurmay, ihbar mektubunda isimleri geçen 7 subay ve bir sivil memuru 30 Ekim'de adliyeye göndermişti. Binbaşı Hicri Dinçerol, şüpheli sıfatıyla sorgulanmış, diğer isimler tanık olarak dinlenmişti.

Kurmay Albay Dursun Çiçek imzalı "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" 12 Haziran 2009'da Taraf gazetesinde yayınlandı. Dursun Çiçek, 30 Temmuz'da sivil savcılar tarafından sorgulandı. Aynı gün gece yarısı tutuklanarak Hasdal Askerî Cezaevi'ne gönderildi. Ancak tutukluluk hali sadece 18 saat sürdü. Çiçek, imzanın fotokopi olması ve kaçma ihtimali olmadığı gerekçe gösterilerek jet tahliye ile serbest bırakıldı.

Çiçek'in 1 Temmuz 2009'da serbest kalmasının üzerinden 3,5 ay geçtikten sonra eylem planının orijinali muvazzaf bir subay tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Savcılık, önce belgedeki imzanın Dursun Çiçek'e ait olup olmadığını tespit etmek için Adli Tıp Kurumu'na başvurdu. Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı inceleme sonucu belgenin altındaki imzanın Çiçek'e ait olduğu ispat edildi. Bunun üzerine harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, öncelikle ihbar mektubunda ismi geçen ve söz konusu İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın yazıldığı iddia edilen bilgisayarları imha ettikleri belirtilen 6 eri ifade için çağırdı. Bir er terhis olduğu için geldi, ancak hâlâ görevde olan 5 er gelmedi. 21 Ekim 2009'da ifadeye çağrılan erler gelmeyince bu kez 26 Ekim'de ihtarlı davetiye gönderildiği ortaya çıktı. Genelkurmay, ihbar mektubunda isimleri geçen Hava Öğretim Binbaşı Hicri Dinçerol, Albay Şükrü Kısadere, üsteğmenler Kazım Bozkurt, Erhan Sakallı, Fatih Karacaer, Berrin Şahin, Başçavuş Mustafa Urhan ve sivil memur Rıfat Sülük'ü ise ifade vermeleri için 30 Ekim'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Binbaşı Dinçerol, şüpheli sıfatıyla sorgulanırken, diğer 7 isim tanık olarak dinlendi.

'Yakalama kararı çıktı' iddiası

Bu gelişmelerden sonra gözler tekrar Dursun Çiçek ve imha ekibinde olduğu iddia edilen 5 askere çevrildi. Çiçek ve söz konusu erler, aradan 18 gün geçmesine rağmen dün de adliyeye gelmedi. Bunun üzerine Çiçek hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ancak Çiçek'in avukatı Mustafa Çevik, müvekkiline ya da kendisine ulaşan bir tebligat bulunmadığını açıkladı. Avukat Çevik, müvekkilinin Genelkurmay'da işinin başında olduğunu savundu. Avukatının açıklamasının ardından Çiçek hakkındaki yakalama kararı bir hafta ertelendi ve son bir tebligat gönderildi. Çiçek'in hafta sonuna kadar adliyeye gelmemesi durumunda hakkındaki yakalama kararının işleme konulacağı öğrenildi.

Yakalama kararı, dün Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde hareketli saatlerin yaşanmasına yol açtı. Sabah saatlerinde adliyeye gelen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, burada yaklaşık iki saat kaldıktan sonra ayrıldı.

İlk ifadeye 18 gün sonra gelmişti

Taraf gazetesinin 12 Haziran'da yayımladığı 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' manşeti üzerine, belgede imzası bulunan Albay Dursun Çiçek, kamuoyunun gündemine gelmişti. Savcıların ifadeye çağırdığı Çiçek, ancak 18 gün sonra adliyeye getirilmişti. Yapılan sorgulama neticesinde mahkemeye çıkarılan Çiçek, tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, ancak bir gün sonra jet hızıyla tahliye edilmişti. Tutuklamaya itirazı değerlendirecek mahkemeye son dakikada yapılan hâkim ataması, 'kurtarma operasyonu' olarak yorumlanmış ve büyük tepki çekmişti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler