YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Derin örgüt Ergenekon'un atası Teşkilat-ı Mahsusa
Derin örgüt Ergenekon'un atası Teşkilat-ı Mahsusa
Derin örgüt Ergenekon'un atası Teşkilat-ı Mahsusa
20 Şubat 2008 / 20:27 Güncelleme: 20 Şubat 2008 / 00:00


HABER: Mehtap Aydın

Son günlerde başörtüsü tartışmaları sebebiyle papucu dama atıldı ama Ergenekon adlı derin çete hala gündemi meşgul ediyor. Bu yapılanmanın eşelendikçe  altından çok daha şaşırtıcı ve kanımız dondurucu bilgilerin çıkacağı muhakkak… Ergenekon’un aydınlatılması Türkiye’nin yakın tarihinde işlenmiş bir çok cinayete, provokatif olayın aydınlatılmasına ışık tutacak ama  bu tip örgütler sadece günümüzde mi mevcut zira geçmişe doğru uzandığımızda yasa dışı yapılanmaların izlerine rastlamak hiç de imkansız değil… Örneğin 1911’li yılların Teşkilat-ı Mahsusa’sı Ergenekon’un atası diyebilirmiyiz?

ERGENEKON İZLERİNE RASTLANIYOR

 Ergenekon soruşturması kapsamında açık olarak ifade edilmiş olmasada  bir çok faili meçhul olayın, cinayetin arkasında bu derin yapılanmanın olduğu tahmin ediliyor. Orgenaral Eşref Bitlis’in ölümünden Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu cinayetine, Danıştay saldırısından  Hrant Dink’in öldürülmesine  kadar bir çok olayın perde arakasında Ergenekon’un parmağının olduğu artık sesli olarak dile getiriliyor.


 Türkiye’de her kesimin dürüstlüğünden şüphe etmediği Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’nun öldürülmesi yine gazeteci kökenli Necip Hablemitoğu cinayeti, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde  siyaset bilimi dersleri veren Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesi; 2007 yılında dünyada öldürülen 64 gazeteciden birinin bizim ülkemizde öldürülmesinin onursuzluğunu yaşadığımız Agos gazetesi yazarı Hrant Dink cinayeti neden gazeteciler hedef sorusunu akıllara getiriyor.


 

İKİ ÖRGÜTÜN BENZERLİKİKLERİ ŞAŞIRTIYOR

 Peki gazeteciler savundukları, araştırdıkları konuları yazdıkları için sırf fikirlerini ifade ettikleri için öldürülmelerine Türkiye Cumhuriyeti döneminde mi rastlıyoruz? Taa gerilere Osmanlı’nın son dönemlerine doğru gidersek İttihat ve Terakki hükümeti döneminde de bir çok gazetecinin öldürüldüğünü öğrenip şartların bu günküyle de ne kadar çok benzeştiğini hayretler içinde  görürüz.

 Ergenekon gibi örgütlerin atası Teşkilat-ı Mahsusa 1911 yılında Bingazi’de İtalyanlar’a karşı gizli bir örgüt olarak kurulmuş 1912-1913 yılları arasında da Balkan savaşında önemli roller oynamıştı. Örgütün başında Harbiye Nazırı Enver Paşa bulunuyordu. Ondan sonra gelen kişi de Süleyman Askeri Bey’di.


 O günlerde İtalyanlar’a karşı kurulan bu örgüt daha sonraları bu amacından tamamen çıkmış ve devlet içinde devlet gibi davranarak iktidardakilerin bile yok etmeyi başaramadığı ya da görmezden geldiği bir yeraltı örgütüne dönüşmüştü. İttihat ve Terakki döneminde yaşamış bir çok gazeteci yazılarından dolayı tıpkı günümüzde olduğu gibi öldürülmüştür. Hasan Fehmi, Ahmet Samim, Zeki Bey, İştirakçi Hilmi, Silahçı Tahsin ve daha birçoğu kalemleri susturulamayınca bedenleri ortadan kaldırılarak susturulan gazetecilerden birkaçıdır sadece...


SADECE TETİKÇİLER DEŞİFRE OLUYOR

 Teşkilat-ı Mahsusa’nın  öldürülmesine karar verdiği gazetecileri ortadan kaldırmak için tetikçileri kullanıyordu. Bunlardan biri de Kuşçubaşızade Eşref idi. Serbesti gazetesinden Hasan Fehmi, Şehrah gazetesinden  Zeki Bey, Sada-yı Millet’ten Ahmet Samim ve Silah gazetesinden Hasan Tahsin(Silahçı Tashih) cinayetlerinin tetikçisi hep aynı kişiydi. Tetikçiler yakalansa bile asıl beyin takımına hiçbir zaman ulaşılamadı çünkü tabiri caizse hırsız evin içinde yaşıyordu.

GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE DURUM FARKLI MI?

 Günümüz Türkiye’sin de durum farklı mı peki? Tıpkı Teşkilat-ı Mahsusa gibi devletin bazı dış odaklara ve terör örgütü  PKK’ya karşı oluşturdukları birimler daha sonra kortrolden çıkarak devlete kafa tutmuş, ülkeyi gerilime sürükleyip demokrasiyi sekteye uğratmaya çalışmışlardır. Abdullah Çatlı, yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Alparslan Arslan gibi bazı tetikçiler zaman zaman deşifre olmuş ama beyin takımı derin karanlıklarında kalmayı hep başarmışlardır.


 Konuyu titizlikle araştıran, köşesinde bir çok kez dile getiren  Star gazetesinden Şamil Tayyar bile “1Numarayı biliyorum “ diyor ama kim olduğunu söyleyemiyor. Zaten gazeteciler de bilinmeyeni, kanınsuz olanı söylemeye çaılıştıkları için öldürülmüyorlar mı?










 

İŞTE TARİHİMİZİN UTANÇ TABLOSU - ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER
Hasan Fehmi Bey/Serbesti
 İstanbul 6 Nisan 1909
 
Ahmet Samim/Sada-yı Millet
 İstanbul 19 Temmuz 1910
 
Zeki Bey/Şehrah
 İstanbul 10 Temmuz 1911
 
Şair Hüseyin Kami/Alemdar
 Konya 1912 veya 1914
 
Hasan Tahsin/Hukuk-u Beşer
 İzmir 27 Temmuz 1919
 
Silahçı Tahsin/Silah ve Bomba
 İstanbul 27 temmuz 1914
 
İştirakçi Hilmi/iştirak,Medeniyet
 İstanbul 1922
 
Ali Kemal/Peyam-ı Sabah
 İzmit 1922
 
Hikmet Şevket
 1930
 
Sabahattin Ali/Marko Paşa
 Edirne 1948
 
Adem Yavuz/Anka Ajansı
 Kıbrıs 27 Ağustos 1974
 
Ali İhsan Özgür/Politika
 İstanbul 21 Kasım 1978
 
Cengiz Polatkan/ Hafta Sonu
 Ankara 1 Aralık 1978
 
Abdi İpekçi/Milliyet

 İstanbul 1 Şubat 1979
 
İlhan Darendelioğlu/Ortadoğu
 İstanbul 19 Kasım 1979
 
İsmail Gerçeksöz/Ortadoğu
 İstanbul 4 Nisan 1980
 
Ümit Kaftancıoğlu/TRT
 İstanbul 11 Nisan 1980
 
Muzaffer Fevzioğlu/Hizmet
 Trabzon 15 Nisan 1980
 
Recai Ünal/Demokrat
 İstanbul 22 Temmuz 1980
 
Mevlüt Işıt/Türkiye
 Ankara 1 Haziran 1988
 
Seracettin Müftüoğlu/Hürriyet
 Nusaybin 29 Haziran 1989
 
Sami Başaran/Gazete
 İstanbul 7 Kasım 1989
 
Kamil Başaran/Gazete
 İstanbul 7 Kasım 1989
 
Çetin Emeç/Hürriyet
 İstanbul 7 Mart 1990
 
Turan Dursun/İkibine Doğru ve
Yüzyıl Dergileri
 İstanbul 4 Eylül 1990
 
Gündüz Etil
 1991
 
Mehmet Sait Erten/Azadi
 Denk Diyarbakır 1992
 
Halit Güngen/İkibine Doğru

 Diyarbakır 18 Şubat1992
 
Cengiz Altun/Yeni Ülke
 Batman 25 Şubat 1992
 
İzzet Kezer/Sabah
 Cizre 23 Mart 1992
 
Bülent Ülkü/Körfeze Bakış
 Bursa 1 Nisan 1992
 
Mecit Akgün/Yeni Ülke
 Nusaybin 2 Haziran 1992
 
Hafız Akdemir/Özgür Gündem
 Diyarbakır 8 haziran 1992
 
Çetin Ababay/ Özgür Halk
 Batman 29 Temmuz 1992
 
Yahya Orhan/Özgür Gündem
 Ceylanpınar 9 Ağustos 1992
 
Hüseyin Deniz/Özgür Gündem
 Ceylanpınar 9 Ağustos 1992
 
Musa Anter/Özgür Gündem  Diyarbakır 20 Eylül 1992 
Yaşar Aktay/Serbest
 Hani 9 Kasım 1992
 
Hatip Kapçak/Serbest
 Mazıdağı 18 Kasım 1992
 
Namık Tarancı/Gerçek
 Diyarbakır 20 Kasım 1992
 
Uğur Mumcu/Cumhuriyet
 Ankara 24 Ocak 1993
 
Kemal Kılıç/Yeni Ülke
 Şanlıurfa 18 şubat 1993
 
Mehmet İhsan Karakuş

 Silvan 13 Mart 1993
 
Ercan Güre/ HHA
 20 Mayıs 1993
 
İhsan Uygur/Sabah
 İstanbul 6 Temmuz 1993
 
Rıza Güneşer/Halkın Gücü
 14 Temmuz 1993
 
Ferhat Tepe/Özgür Gündem
 Bitlis 28 Temmuz 1993
 
Muzaffer Akkuş/Milliyet
 20 Eylül 1993
 
Nazım Babaoğlu/Gündem
 12 Mart 1994
 
Erol Akgün/Devrimci Çözüm
 1994
 
Seyfettin Tepe/Yeni politika
 28 Ağustos 1995
 
Metin Göktepe/Evrensel
 İstanbul 8 Ocak 1996
 
Kutlu Adalı /Yeni Düzen  Kıbrıs 8 Temmuz 1996 
Selahattin Turgay Daloğlu  İstanbul 9 Eylül 1996 
Reşat Aydın/AA, TRT  20 Haziran 1997
 
Ayşe Sağlam Derince
 3 Eylül 1997
 
Abdullah Doğan Candan Fm
 Konya 13 Temmuz 1997
 
Ünal Mesutoğlu/TRT Manisa
 8 Kasım 1997
 
Mehmet Topaloğlu Kurtuluş
 Adana 1998
 
Ahmet Taner Kışlalı/Cumhuriyet
 Ankara 21 Ekim 1999 
Hrant Dink/Agos
 İstanbul 19 Ocak 2007 (Gazeteci isimleri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden alınmıştır)

                                                                                                           KANAL A HABER
 
 

 
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler