YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dava sonrası şok iddia ve açıklamalar var
Dava sonrası şok iddia ve açıklamalar var
Dava sonrası şok iddia ve açıklamalar var
09 Haziran 2008 / 08:55 Güncelleme: 09 Haziran 2008 / 00:00

MİT eski yöneticisi Mehmet Eymür ile Mesut Yılmaz ve Şenkal Atasagun arasındaki 100 bin YTL’lik tazminat davası, "ret" kararı ile sonuçlandı. Tam 5 yıl süren davanın dosyasında şok iddia ve açıklamalar var. Mehmet Eymür, MİT’teki görevinden alınmasını, MİT’in ABD temsilciliğinin kapatılmasını  Çakıcı’nın sağladığını ileri sürüyor. Mesut Yılmaz ise, Çiller'in telefonlarını dinlettiğini...


MİT Kontrterör eski Başkanı Mehmet Eymür’ün, eski Başbakan Mesut Yılmaz ile MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun aleyhine açtığı 100 bin YTL’lik tazminat davası dosyasından şok iddialar çıktı.  Tam 5 yıl süren ve 12 Mayıs günü tazminat talebinin reddi ile sonuçlanan davada, Mehmet Eymür, MİT’teki görevinden alınması, MİT’in ABD temsilciliğinin kapatılması ve kendisinin Şeker Fabrikaları'na tayinini, organize suç örgütü lideri Alaaattin Çakıcı’nın yaptırdığını ileri sürdü.  Mesut Yılmaz ise, Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde, MİT’te özel bir birim kurulduğunu ve Eymür’ün başındaki bu birimin kendisinin telefon görüşmelerini dinlediğini iddia etti.



Eymür, 10 Haziran 2003 günü, Yılmaz ve Atasagun’un şahsına yönelik kanunsuz işlemler yaptığını, mesleki şeref ve haysiyetini ihlal ettiklerini, emekli dahi edilmek istenmediğini ve ağır manevi zarara uğratıldığını öne sürerek dava açtı. Dava sürecinde hem Eymür hem de Mesut Yılmaz ve Şenkal Atasagun, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesine iddialar ile savunmaya yönelik belgeler sundular.



BENİ ÇİLLER DİNLETTİ
Davadaki ilk konu, Mehmet Eymür’ün Mesut Yılmaz’ı dinlettiği iddiası oldu. Mesut Yılmaz’ın davaya konu olan bir ifadesine yer verilen dosyada Yılmaz, "MİT içinde Çiller’in Başbakanlığı döneminde özel birim ihdas edildi. Eymür’ün MİT’e dönüşü o birim ile eş zamanlıdır. Kontrterör birimi olarak adlandırılmasına rağmen, iç politikaya müdahil olmuş, bizi izlemeye kalkmıştır. Bizim telefon görüşmelerimizi dinlemeye kalkmıştır. Bunlar 6-7 kişilik bir grup. Ben gelince olayı öğrendim ve bu grubu dağıttım. Eymür ABD’ye tayin oldu. Diğerleri de dağıtıldı" dedi.  Eymür ise, bu iddia karşısında ‘’Ben Mesut Yılmaz’a bu dinlemeler hakkında bilgi verdim. Bu olayla hiçbir ilgimin olmadığını söyledim. Benden özür diledi’’ diyerek Yılmaz’ın hakkında asılsız suçlamalarda bulunduğunu öne sürdü.



BUDAPEŞTE OLAYI
Tazminat istenen bir başka konu da, Mesut Yılmaz’ın Budapeşte’de yumruklanması ile ilgili oldu. "Zeytin Kralı" Erol Evcil’in bir ifadesine yer verilen dosyada Evcil’in, ‘’Çakıcı bana 3-4 kez Mesut Yılmaz’ı Budapeşte’de Mehmet Eymür’ün yumruklattığını söyledi. Çakıcı’yı devreye sokmuşlar’’ dediği belirtildi. Eymür ise avukatı aracılığı ile, Mesut Yılmaz’ın da bu yönde açıklamalar yaptığını hatırlatıp, ‘’Yılmaz bu olayı da müvekkilime yüklemeye çalıştı. Yeşil aracılığı ile rolü olduğunu söyledi. Oysa iddianın asıl sahibi kanunsuz bir kişi olan Alaattin Çakıcı’dır. Bu iddia Başbakanlık yapmış bir kişi tarafından araştırılmadan benimsendi. Meslek hayatında hiçbir lekesi bulunmayan bir MİT mensubunun suçlanması esef vericidir’’ cevabını verdi.



"TAYİNLERİ ÇAKICI YAPTIRDI"
Eymür dava sürecinde, Mesut Yılmaz’ın dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’a kendisiyle ilgili baskıda bulunduğunu da öne sürdü. ‘’Eyüp Aşık, Yavuz Ataç, Erol Evcil ve Mehmet Gedik aracılığıyla irtibatta olduğu Alaattin Çakıcı’nın zorlaması sonucu, Mesut Yılmaz, MİT Müsteşarına baskı yapmıştır. Kontrterör Merkezi yöneticiliğinden aldırmış ve ABD’ye tayin ettirmiştir’’ dedi.  Ancak bu tayinin o sıralarda ABD’de olan Çakıcı’yı tedirgin ettiği öne sürülerek Çakıcı’nın, ‘’Eymür beni yok etmek için ABD’ye gönderildi’’ ifadesine yer verildi.  Çakıcı’nın o dönem elindeki bantları açıklama ve hükümeti düşürme tehdidi üzerine Yılmaz’ın da, Şenkal Atasagun’a baskı yapıp ABD’deki MİT temsilciliğini kapattırdığı ve Eymür’ün de böylelikle yurda çağırıldığı iddia edildi.



"GEREKÇESİZ İSTİFA ET"
Eymür, ABD’den yurda döndükten sonra, Şenkal Atasagun’un MİT’teki bazı üst düzey yöneticiler aracılığıyla kendisine ‘’Gerekçesiz istifa et’’ haberi gönderdiğini açıkladı. Ancak ‘’Zorlama bir istifayı kabul etmem ‘’ demesi üzerine, Şeker Fabrikalarına tayin edildiğini bildirdi.  Eymür ‘’ Benimle başa çıkamayacaklarını anlayıp, 32 yıl çalıştığım MİT’ten, kin ve garez duygularıyla tamamen yabancısı olduğum bir kuruma savunmasız kalacak şekilde atandım. Birçok illegal örgütün hedefi durumunda güvenliğim konusunda sıkıntılar yaşayacağım için yeni görevime başlamadım ve ABD’de bulunan ailemin yanına giderek orada yaşamak zorunda kaldım’’ dedi. Eymür’ün avukatı da müvekkilinin ‘’ Mafya gruplarının baskısı ile’’  Türkiye Şeker Fabrikalarına naklen atandığını öne sürdü.


"EYMÜR ALINGAN"
Mesut Yılmaz ise avukatı Erden Arısoy aracılığı ile yaptığı savunmada ‘’Eymür’ün alınganlık gösterdiğini ve alınganlığın tazminatı gerektirmediğini’’ belirtti. Genel eleştiriler ve üçüncü kişilerin beyanları ile ‘’100 bin YTL’lik fahiş miktarda’’ tazminat isteyen Eymür’ün davasının reddini istedi. Şenkal Atasagun ise kendisine yönelik suçlamaların gerçeğe aykırı ve karalamaya yönelik olduğunu belirterek, soyut yorumlar yapıldığını vurguladı. ABD’deki MİT temsilciliğinin kapatılmasının teşkilatın iç işleyişi olduğunu belirtirken, Eymür’ün Şeker Fabrikalarına atanmasını ise ‘’Yetki ve görevi dışında gelişen bir olay’’ biçiminde yorumladı.



20. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, hükümetlerin kendisi ile yakın ilişkide bulunacak kurumun yöneticilerini belirleme ve başka göreve atamasının, doğal olduğunu savunarak davayı reddetti. GAZETEPORT


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler