YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sosyal medya siyasetin mayın tarlası
Sosyal medya siyasetin mayın tarlası
26 Mart 2015 11:52
Bilişim hukuku uzmanları, dünya genelinde sosyal medya kullanımına yönelik hukuki kodların oluşturulmasında hala sıkıntıların bulunduğuna dikkati çekiyor.

Sosyal medya teknolojileri, alışılmış radyo ve televizyon yayınlarının güçlerini aşan yönleriyle, siyasi iletişim kampanyalarında özellikle genç kuşağa ulaşmada etkili bir kanal olmasına karşın, sosyal medyada hata yapma riskinin daha yüksek olduğu ve algı yönetiminde olumsuz etkilere yol açabileceği uyarısında bulunuluyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, internet kullanıcılarının sosyal medya kullanımı tüm dünyada yüzde 40'larda seyrederken, bu alanda yüzde 92'lik rekora sahip Türkiye'de kişilerin günde ortalama 2 saat 32 dakikası sosyal medyada geçiyor.

Türkiye'de sadece 30 Mart yerel seçimleriyle ilgili 10,6 milyon tweetin atıldığı ve sosyal medyanın siyasiler için büyük bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor.

"Kurumsallaşma için düzenli kullanım gerekiyor"

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi ve dijital medya uzmanı Binnur Uçakhan, Türkiye'de sosyal medya kapsamında siyasal iletişimde en etkin kullanılan sosyal ağların "facebook", "twitter" ve "youtube" olduğunu söyledi.

Siyasi iletişim kampanyaları kapsamında sosyal medya ağlarının, internetin en etkili platformları haline geldiğini vurgulayan Uçakhan, ancak sosyal medyanın resmi iletişim aracına dönüşebilmesi için kurumsal nitelikte olması ve düzenli kullanılması gerektiğini vurguladı.

Sosyal medya hesaplarının kurumsal nitelikte ve düzenli kullanıldığında özellikle genç seçmenlerin oy tercihinde etkili olacağına işaret eden Uçakhan, yalnızca seçim döneminde kullanılan hesapların seçmen nezdinde kabul görmediğini öne sürdü.

"Polemiğe neden olan paylaşımlar olumsuz etki yapıyor"

Uçakhan, sosyal medya ağlarında kurumsal olarak yer almanın gerçek kimlik kullanımı ve hedef kitleye uygun içerik yönetimiyle mümkün olacağına dikkati çekerek, "Zamansız, genel gündem dışı paylaşımlar, doğru olmayan içerik, polemiğe neden olacak paylaşımlar, algı yönetiminde olumsuz etki yaratır. Sosyal medyada, kurumsal itibarı destekleyecek, güven, sevgi ve saygı yaratacak içerik paylaşımı hem kurumsal hem de kişisel algı yönetiminde ön plana çıkmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyada temel olanın çift taraflı iletişim ve etkileşim olduğunun altını çizen Uçakhan, bu mecrada en büyük avantajın, mesajların gönderilebileceği hedef kitlenin seçilebilmesi olduğunu vurguladı.

Sosyal medya hata riskini arttırıyor

Binnur Uçakhan, sosyal medyanın geleneksel medyaya oranla daha hızlı değişiminin hata yapma riskini arttırdığını, bunun önüne geçebilmek için de sosyal medya platformunun özelliklerine hakim olmak gerektiğini belirtti.

Siyasi iletişimde "sosyal medya-kriz iletişiminin" dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Uçakhan, "Kriz yönetiminde sosyal medya kurum ve kişiler için patlamaya hazır bir bomba etkisi taşımaktadır. Sosyal medyadan gelecek sorulara, yapılan yorumlara verilecek cevaplar ve zamanlama sosyal medya stratejisi kapsamında alternatif senaryolarla belirlenmeli" ifadelerini kullandı.

Uçakhan, sosyal medya iletişiminin sürekliliğinin ve dilin, siyasi iletişimdeki güvenilirliği doğrudan etkilediğini anlattı.

Sosyal medyada en başarılı siyasetçi Obama

Uçakhan, dünyada siyasilerin sosyal medya kullanımın en etkili örneklerinden birinin Barack Obama ve eşinin seçim kampanyası olduğunu kaydetti.

Seçim sonunda Barack Obama'nın sadece online mecralardan topladığı bağış tutarının 500 milyon doları geçtiğini aktaran Uçakhan, Obama'nın "sosyal medyayı en etkili şekilde kullanan siyasetçi" olarak tarihe geçtiğini söyledi.

Obama'nın 2012 seçimlerinde tekrar başkanlığa aday olacağını ilk defa 21 milyon takipçisinin olduğu kişisel twitter hesabı üzerinden duyurduğunu anımsatan Uçakhan, "Yapılan araştırmalar, Obama'nın 2008 seçimlerinde diğer adaylara kıyasla sosyal medyada yüzde 60 daha etkili olduğunu ortaya çıkardı. Barack Obama genel seçim sonuçlarında yüzde 52 oy almasına karşın, sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğunu oluşturan 30 yaş altı genç seçmenlerin yüzde 66'sının oyunu aldı. İlk kez oy kullanan seçmenlerin ise yüzde 71'i Obama'ya oy verdi" bilgisini paylaştı.

Sosyal medyada twitter başı çekiyor

Uçakhan, Türkiye'de sosyal medya içerisinde hem adaylar hem de seçmenler tarafından en yaygın kullanılan sosyal medya aracının "twitter" olduğunu belirterek, 30 Mart yerel seçimlerinde seçim hakkında 10,6 milyon tweet atılmasının bunun en önemli göstergesi olduğunu kaydetti.

Binnur Uçakhan, Türkiye'de ve dünyada mobil kullanımın, akıllı telefon ve tablet pazarının artışının, siyasi iletişimde genç kuşağa ulaşma kanallarını hızla sosyal medyaya doğru yönlendirdiğini bildirdi.

Kişisel hak ve hürriyetlere saldırı, en çok dava konusu

Sosyal medyayla birlikte giderek önemi artan bilişim hukuku alanında çalışan uzmanlar ise dünya genelinde sosyal medya kullanımına yönelik hukuki kodların oluşturulmasında hala sıkıntıların bulunduğunu ifade ediyor. Bu alandaki en büyük dava konularını ise kişisel hak ve hürriyetlere saldırı niteliği taşıyan paylaşımlar oluşturuyor.

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, Bilişim Hukuku uzmanı Yrd. Doç. Dr. Muammer Ketizmen, kişisel haklara saldırı iddiasıyla hakkında hukuki ya da cezai yollara başvurulan kişinin tespit edilmesi açısından sayısal delillerin önemli olduğunu dile getirdi. Ketizmen, "Mesajın kimin tarafından gönderildiğinin tespiti açısından IP'ler üzerinden takip ön plana çıkıyor. Ancak IP'lerin saptırılması iddiası varsa mahkeme bu durumda bu hususu da araştırarak ve buna ilişkin delilleri de dikkate alarak karar veriyor. İçeriği suç oluşturan bir paylaşım ile ilgili olarak mahkeme fiilin oluştuğunun sabit olması durumunda ceza verme yoluna gidiyor" ifadesini kullandı.

Sosyal medyadaki cezalar daha ağır

Öte yandan, bilişim hukuku uzmanları, sosyal medya üzerinden yapılan hukuk dışı paylaşımların kaldırılması için 5651 sayılı yasa uyarınca doğrudan TİB'e müracaat edilerek içeriğin engellenmesinin talep edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Kürşat Ergün, paylaşılan içeriğin özel hayatın gizliliği veya kişisel hakların ihlali niteliği taşıması halinde yapılacak müracaat karşısında, talep uygun görülürse, TİB tarafından içeriğin tedbir amaçlı erişimine engelleme getirilebileceğini aktardı.

Engelleme kararının sürekli hale getirilmesi için 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulması gerektiğini anlatan Ergün, "Ancak twitter yönetimi istemedikten sonra profil engellemesi yapmak, şu aşamada TİB açısından dahi mümkün değildir" tespitinde bulundu.

Ergün, bu nedenle geçmiş dönemde topyekun erişim engellemelerinin gerçekleştiğini, bu açıdan twitter ile idare, hatta mahkemeler arasındaki ilişkileri şekillendirme çalışmalarının yapıldığını söyledi.

Sosyal medya üzerinden bir kişiye hakaret etmek ile normal hayatta hakaret etmenin 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi açısından farlılıklar getireceğini belirten Ergün, şunları kaydetti:

"Buna göre, bir kişiye sosyal hesaplar üzerinden hakaret edersek bu durum hakaret suçunun nitelikli hali olan aleniyet unsuru taşıdığından cezanın ağırlaştırılmasına sebep olacaktır. Örneğin normal hakaret suçunun cezası, 125. madde uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası iken twitter veya facebook üzerinden hakaret halinde bu ceza altıda bir oranında arttırılır. Uygulamada bu türlü suçlar için mahkemeler hükmün açıklanmasını geri bırakma kararı verirken, 5 yıllık denetimli serbestlik süresi aynı suçun tekrar işlenmesi halinde verilmeyen ceza ile yeni eyleme verilen ceza birleştirilir ve bu defa hapis cezası şekline döner."

"Herkes sosyal medya kurbanı olabilir"

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar da dünyanın her tarafında sosyal medya konusunda hukuksal boşluklar olduğunu, bazı ülkelerin konuya daha liberal, bazılarının ise daha sıkı yaklaştığını ifade etti.

Sosyal medyada herkesin bilinçli medya tüketicisi olması gerektiğine vurgu yapan Avşar, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hukuki prosedür zaten her zaman teknolojinin arkasından gelir. Uygulamalarla birlikte ortaya çıkan sorunlardan sonra düzenlemeler yapılır. Bilmediğiniz bir alana ilişkin hukuki bir düzenlemeyi zaten yapamazsınız, mümkün değil. Bu hukuki ve etik kodların geliştirilmesi lazım ama her şeyden evvel hepimizin medyayı sorgulayan birer medya tüketicisi haline gelmemiz lazım. Çok edilgen bir yapı içerisinde medyayı tüketirsek, medyadan gelen her enformasyonu doğru kabul edersek, burada bir temel yanlış yapmış oluruz, bizim problemlerimizden birisi de budur. Bu problemi sadece biz değil, dünya yaşıyor. Dünya genelinde sosyal medya kullanımına yönelik hukuki kodların oluşturulmasında hala sıkıntılar bulunuyor."

Türkiye'de sosyal medya alanında farklı yaklaşımlar bulunduğunu ifade eden Avşar, bu teknolojinin farklı boyutlara gidebileceğini ve herkesin bunun kurbanı olabileceğini söyledi.

Avşar, hem iktidarın hem de muhalefetin mevcut durumun kime yaradığına bakmadan ortak bir şekilde internet ve hukuk arasındaki düzenlemelere ön şartsız destek vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

AA

BİLİM - TEKNOLOJİ Kategorisindeki Diğer Haberler