YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte Apple'ın doğuşu...
Apple Computer Eş Kurucusu Steve Wozniak, Apple'ın kuruluş serüvenini anlattı.
İşte Apple'ın doğuşu...
24 Kasım 2011 / 16:41 Güncelleme: 24 Kasım 2011 / 16:44

Apple Computer Eş Kurucusu Steve Wozniak, insan gibi düşünebilen bilgisayarların elli yıl içinde, belki bin yıl içinde de gerçekleşmeyeceğini, ancak son yılda bu konuda sorular sormaya devam ettiğini söyledi.

Turkcell Teknoloji Zirvesi'nde konuşan Wozniak, bugünün ABD'de şükran günü olduğunu anımsatarak, esprili bir şekilde ''Burada bulunmak gerçekten mükemmel. Ayrıca biz bugüne 'Turkey day' diyoruz'' dedi. Turkcell 3G'nin evindeki 4G'den hızlı olduğunu ifade eden Wozniak, konuşmasında, Steve Jobs'la birlikte Apple'ı nasıl kurduklarını anlattı.

Wozniak, ''20 yaşlarındaydık. Benim becerilerim vardı. Ancak paramız, tasarruf hesabımız, para verecek akrabalarımız yoktu. Bu gerçekten önemli başarı'' diye konuştu.

Silikon Vadisi'nde henüz meyve bahçelerinin bulunduğu zamanlarda yetiştiğini, doğal bir merak ve yaratıcılığa sahip olduğunu ifade eden Wozniak, mümkün olmayanı mümkün kıldıklarını ve kitaplardan, televizyonlardan, kahramanlardan gelen ilhamlarla bu işleri başardıklarını söyledi.

Wozniak, ''Kendi radyomu yapmıştım. Başka eyaletten, başka ülkeden birisiyle iletişim kurabiliyorduk. On yaşında bir çocuk için bu nedir  Ben süpermendim... Bir şeyleri başarırken öğrendim ki bu, insanın kendini üstün hissetmesini sağlıyor. Yaparken öğrenmek, sonunda yapmaktan çok daha önemlidir'' şeklinde konuştu.

İlk kez bir bilgisayar gördüğünde kendisini çok özel hissettiğini kaydeden Wozniak, bir satranç programı yazdığını, ancak sonuç alamadığını, böylece bazı sorunların insan beyninden gelen yaklaşımlara ihtiyacı olduğunu ve çok hızlı bir bilgisayara sahip olmanın bütün sorunları halletmediğini gördüğünü dile getirdi.

Üniversite döneminde babasının getirdiği bazı kitapçıklardan çipleri öğrenmeye başladığını anlatan Wozniak, Stanford Fizik Merkezi'nde açık birkaç odada ortada bırakılmış kitaplar arasından bulduğu çip kılavuzlarıyla kişisel bilgisayarın nasıl tasarlanacağını öğrenmeye çalıştığını belirtti. Wozniak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir oyun yarattım. Oyunun tek amacı daha az çip kullanmaktı. Bilgisayarları tasarlarken, şirketlerin kullandığından daha az parçayla tasarlayabildiğimi gördüm. Hayatımın amacı, her zaman daha az parça kullanarak bir şeyler yapmak oldu. Zaten mühendislik de budur. Böylece gerçekten mühendis olmak istediğime karar verdim. Hayalim bir gün kendi kişisel bilgisayarım olmasıydı.''


-''Yeni sosyal hareketler, paradigmaları sorgulamamızı sağladı''-


Steve Wozniak, üniversiteden uzaklaşarak yazılımcı olarak çalışmaya başladığı dönemde Steve Jobs ile bir araya geldiklerini, pek çok ortak noktaları olduğunu gördüklerini ve uzun arkadaşlıklarının böyle başladığını anlatarak, ''Anladık ki gerçekten dünyanın nereye gittiğine dair büyük merak duyuyorduk. Beğendiğimiz şarkılar, şiirler... Bob Dylan şarkıları dinliyorduk. San Fransisco bölgesinde yeni sosyal hareketler oluşuyordu ve onlara hayrandım. Çok farklı düşünüyorlardı. Sahip olduğumuz kültürün, büyüdüğümüz şeyle illa ki aynı olması gerekmediğini söylüyorlardı. Bu, paradigmaları sorgulamamızı sağladı'' diye konuştu.

O dönemde Hewlett Packard'da çalışmaya başladığını dile getiren Wozniak, ''Bir elektronik dahisi olarak hiçbir zaman kız arkadaşım ya da eşim olacağını düşünememiştim. Hewlett Packard'da çalışıyor, eve gidip yemek yiyor, televizyon izliyordum. Bir de yeni projeler yapmak istiyordum. Elektronik projeleri, sırf kendi zevkim için yapmak istiyordum'' dedi.


-''O zamana kadar kimse evde bilgisayar düşünmemişti''-


Daha sonra dahil olduğu bir kulüpte çok az çip kullanarak mikroprosesörü keşfettiğini söyleyen Wozniak, şöyle devam etti:

''Bir gece Hewlett Packard'da mektuplar yazıyor ve ekranda görüyordum. Steve Jobs, 'bir şirket kuralım' dedi. Büyük firmaların pazar araştırmaları, görünmeyen pazarları görmüyordu. Ben, Hewlett Packard'da kalmak istedim. Onlara '800 dolara bu küçük makineyi yapın' dedim. 5 kez beni reddettiler.

Ondan sonra Steve'le çalışmaya başladım. Paramız yoktu. 50 bin dolarlık sipariş almıştık. Bütün parçaları 30 günlük krediyle aldık. Bilgisayarları çabucak yapıp, nakit karşılığı sattık. Bu şekilde Apple Computer doğdu. ABD'de ünlü olmaya başladık. Dergiler, bunun mükemmel gelecek olduğunu söylüyordu. O zamana kadar hiç kimse evde bilgisayar düşünmemişti.''


-''Jobs, Apple'a geri döndüğünde...''-


Steve Jobs'un Apple'dan uzak kaldığı döneme de değinen Wozniak, ''Steve Jobs, Apple'a geri döndüğünde operasyon açısından olgunlaştığını gördüm. Nereden para kaybettiğimizin farkına varmıştı. Bilgisayar almak isteyen kullanıcılar da artmıştı. Harika ürünler ve sadık müşteri kitlesi yaratması gerekiyordu. 'i' ürünleri bu şekilde ortaya çıktı. 'İnsan ve teknolojiden hangisi önemli' diye sorulduğunda, Apple her zaman insana daha çok önem verdi. Ürünler insan paradigmasına uygun olmalıydı'' diye konuştu.

Apple'dan ayrı kaldığı dönemde, hayatı boyunca istediği bir şeyi hayata geçirdiğini ve 5. sınıflara öğretmenlik yaptığını anlatan Wozniak, her zaman çocukların düşünmeyi öğrenemediğinden yakınıldığını, bilgisayar teknolojisinin öğretmen olarak kullanılmasının olanaklarını araştırdığını kaydetti.

Wozniak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bilgisayarlar çocuklar için heyecan verici. Canlı bir öğretmen gibi kişiselleşebilmesi lazım. Yapay zekayı düşündüğümüzde, bilgisayar çocuğu çekebilecek ve en iyi arkadaşı olabilecek şekilde olabilir mi  O zaman eğitimi tamamen değiştirebiliriz. En başta çok şüpheliydim, yapay zeka konusunda kararsızdım. Şimdi aklınızdaki bir soruyu kime soruyorsunuz  Google'a... O da anında cevap veriyor. İnterneti insan beyninin bir parçası olarak geliştirmedik, ama bir şekilde denk geldi. İnsan gibi düşünebilen bilgisayarlar elli yıl içinde gerçekleşmeyecek, belki bin yıl içinde de gerçekleşmeyecek. Ama son yılda bu konuda sorular sormaya devam ediyorum. Bugün geliştirilen bazı programlar var. Bu programlar o kadar yaygınlaşıp insan davranışı haline dönüyor. Herhangi bir soruyu sorabiliyorsunuz ve cevap alabiliyorsunuz. Bu cihazlar neredeyse kişilik sahibi olmuş durumda. Nerede olduğumu biliyor, beni duyuyor, görüyor, bir insanı simüle eden bir süreçten bahsediyoruz.'' AA

BİLİM - TEKNOLOJİ Kategorisindeki Diğer Haberler