YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Honda yeni Civic ile büyüyecek...
Honda yeni Civic ile büyüyecek...
26 Ekim 2015 06:20
Yeni Civic Sedan üretimine hazırlanan Honda Türkiye, pazara ve rekabete geri dönecek. Yeni Civic Sedan’la ikinci vardiyaya geçip, kapasiteyi dolduracak...

Uzun süredir sessizliğini koruyan ve mevcut kapasitesinin yarısıyla üretim yapabilen Honda Türkiye, yeni nesil Civic Sedan için heyecanla hazırlık yapıyor. Bu kez hayli iddialı çıkış yapmayı planlayan Honda Türkiye, ikinci vardiya ile 50 binlik kapasiteyi doldurmayı, ayrıca model yelpazesini genişleterek rekabete geri dönmeyi hedefliyor.

Kısa süre önce ABD versiyonu tanıtılan yeni nesil Civic Sedan’ın, Gebze’deki hazırlıkları devam ediyor. Yeni Civic Sedan’ın üretileceği 9 fabrikadan biri olan Gebze tesisi, aracı 2016’nın ortasında bantlardan indirmeye başlayacak. Avrupa’da bazı pazarların yanı sıra Ortadoğu, Rusya ve Kuzey Afrika’ya ihraç edilmesi planlanan yeni nesil Civic Sedan, Avrupa piyasasından çekilen Accord’un da yerini dolduracak. Çünkü boyutları açısından, bu araca bir hayli yakın.
 
Kapasite dolacak

Yeni nesil Civic Sedan ile çok iddialı olduklarını, özellikle de 1.6 litre dizel motor ve otomatik şanzıman seçeneğinin Türkiye pazarı için geliştirildiğini belirten Honda Türkiye Başkanı Hideto Yamasaki, “Sedan model 9 ülkede birden üretilecek. Ancak 4 farklı motor seçeneğiyle (1.6 lt, 1.5 lt turbo, 1.8 lt benzinli ve 1.6 ltre dizel) üretim, tüm dünyada sadece Türkiye’de olacak. Dizel motor ve otomatik şanzımanlısını sadece biz üreteceğiz” dedi.
 
Bu seçeneğin, Avrupa ve bazı başka pazarlarda da beğenilebileceğini belirten Yamasaki, “Böylece 50 binlik üretim kapasitemizin tamamına yakınını doldurmayı planlıyoruz. 24 binini iç pazarda satıp, yaklaşık 10 bin adedini de ihraç etmeyi öngörüyoruz. Şayet bu kapasiteyi başarıyla doldurursak, ikinci modelle 110 binlik kapasiteyi de harekete geçirebiliriz” diye konuştu. Yamasaki, “Bu modeli çevre ülkelerin yanı sıra Kuzey Afrika ve Körfez ülkelerine de ihraç edeceğiz. Özellikle bu pazarlarda dizel normlarının değişmesi halinde, şansımız daha da artabilir” dedi.
 
İkinci vardiya

Yeni Civic Sedan’ın yanı sıra Jazz, yeni CR-V, Civic Type-R ve HR-V gibi modellerle yelpazeyi genişleteceklerini de hatırlatan Yamasaki, “Pazara geri dönüyoruz. Daha iddialı ve rekabetçi olacağız” vurgusunu yaptı.
 
Avrupa’da sedan pazarının kısıtlı olmasının, ihracatlarını etkilediğini, bu nedenle 2015’i 12 bini iç pazar olmak üzere 15 bin adetlik üretimle kapatacaklarını vurgulayan Yamasaki, “Ancak yeni nesil Civic Sedan’ın Avrupa’da beğenilebileceğini düşünüyoruz. Tasarım olarak coupe araçları andırıyor. Üstelik 1.6 lt dizel ve 1.5 lt turbo motorlarımız, bu pazar için çok uygun. Bu yüzden şansımız olacağına inanıyorum” ifadesini kullandı.
 
Honda Türkiye Başkan Yardımcısı İsmail Sümer ise, tek vardiyada 25 bin adetlik kapasiteye ulaşabildiklerini, bu nedenle yeni Civic’le ikinci vardiyaya geçeceklerini söyledi. “Maliyetleri iyi bir seviyeye çekmek için uğraşıyoruz. Bunu başardığımızda, ihracat şansımız daha fazla olacak. O zaman da 50 binlik kapasiteyi dolduracağımıza inanıyorum. Bunu yapınca da, Japonya’ya gidip ikinci projeyi isteyebiliriz” diyen Sümer, ikinci vardiya ile birlikte 2016’da en az 400 kişi daha istihdam edeceklerini, 1200 kişilik istihdama ulaşacaklarını belirtti.
 
Jazz geri döndü

Honda’nın küçük sınıftaki popüler modeli Jazz, yeni nesliyle uzun bir aradan sonra geri döndü. 57 bin 650 ile 69 bin 150 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunulan araç, eskisine göre büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor.

Dream, Premium ve Elegance olmak üzere üç farklı donanım seçeneği bulunan araç, 1.3 lt 102 HP’lik tek motor seçeneğine sahip. CVT otomatik vites seçeneği de bulunan Jazz, bu kombinasyonla fabrika verilerine göre 100 km’de 4.8 lt yakıt tüketiyor.
Yeni nesil Jazz ile bir süredir olmadıkları B segmentine yeniden giriş yaptıklarını ifade eden Sümer, yıl sonuna kadar 300 adet Jazz satacaklarını, 2016 hedeflerininse kurlara bağlı olarak 1000 adet ve üzeri satış hedeflediklerini söyledi.
 
‘Gerekirse Nissan’ı  Bursa’da da üretiriz’

Başta Başkan Carlos Ghosn olmak üzere Nissan’ın üst düzey uluslararası yöneticileri, Türkiye’de pazar payı ve satış adetleri açısından istedikleri düzeyi yakalayamadıklarını, bunun, Türk pazarına daha çok hitap edebilecek bir sedan modelin yanı sıra yerli üretimle değişebileceğini söylüyordu. Hatta Ghosn, “Eninde sonunda Türkiye’de üretim yapacağız” derken, bunun için uygun fırsatı kolladıklarını belirtiyordu.
 
Bu konu, Japon üreticinin Nissan Otomotiv’i tamamen satın alması ve başına da bir Türk Genel Müdür atamasıyla daha da ciddileşti. Yeni Genel Müdür Sinan Özkök, yeni yapılanmanın, Türkiye pazarına olan güveni ve önemi gösterdiğini bir kez daha vurgularken, “Nissan’ın Türkiye’de daha yukarı çıkması lazım. Renault-Nissan ittifakının sinerjisini bu pazara getirmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı. Nissan’ın Türkiye’de üretimi olması haline, 20 bin adetlik ekstra satış gerçekleştirebileceğini vurgulayan Özkök, “Nissan Türkiye’de mutlaka bir gün üretim yapacak. Üstelik bunun için yeni bir tesis kurulması da gerekmiyor. OYAK-Renault’nun Bursa fabrikasında kapasite boşluğu doğarsa, bir Nissan modeli üretmeyi mutlaka değerlendiririz” diye konuştu.

Bursa fabrikasının şu anda tam kapasiteyle çalıştığını da hatırlatan Özkök, “En çok satan Japon marka hedefine gitmek için her yolu deneriz. Bunun için 20 bin adetlik C sedan model lazım” dedi.
 
‘Artık onlar soruyor’

Nissan’ın doğrudan distribütör haline gelmesiyle yeni ürün ve yatırımlarda avantaj sağlayacağını söyleyen Sinan Özkök, “Daha hızlı karar verebileceğiz. Eskiden Nissan’a gidip, hangi ürünleri istediğimizi söylerdik. Şimdi ise onlar gelip, ‘Bu modeller Türkiye pazarına uygun olur’ diyor. 60 binlik satışa ulaşmak için yeni ürünler sunmamız lazım” ifadesini kullandı.

SUV sınıfının tartışmasız lideri olduklarını, Juke, Qashqai ve X-Trail ile tüm SUV sınıflarında yer aldıklarını belirten Özkök, “15 bin adetten fazla Qashqai satarak, liderliğimizi sürdürüyoruz. Patron hala biziz. Hedefimiz en çok satan Japon markası olmak. Sadece SUV’da da değil toplamda da üst sıraları hedefliyoruz” diye konuştu. Navara’nın 2016 yılı başında geri döneceğini, C sedan sınıfında eksiklikleri bulunduğunun altını çizen Özkök, “C sınıfı hatchback modelimiz Pulsar için görüşüyoruz. Filoda da büyüyoruz” dedi.

Nissan Otomotiv olarak yüzde 3 olan pazar paylarını ilk etapta yüzde 3.5-4’e ve sonrasında yüzde 5’lere yükseltmeyi planladıklarını belirten Özkök, “2018’de 60 bin adetlik satış ve yüzde 5 pazar payıyla Japon markalar arasında liderliği istiyoruz. Önemli olan hedefi koymak. Geçen yıl satışlarımız 19 bin 700 adetti. 2015’te 25 bin adede ulaşacağız” diye konuştu.
 
‘Daha zam olur’

Otomotiv sektörünün kurdaki dalgalanmalardan zorlandığını anlatan Özkök, son 6 ayda euro’nun TL karşısında yüzde 20 değerlendiğini hatırlatarak “Gelen zamlara bakarsak, ortalama yüzde 7.5 civarında. Ana merkezlere siparişlerimizi verdik ve bu araçlar bir şekilde satılacak. Kampanya yapılacak. Ancak önümüzdeki dönemde kurdaki artışlar, fiyatlara da mutlaka yansıyacak” dedi.
 
Toyota’dan otoda ‘çıplak’ gerçekler!

Japon üretici Toyota, farklı ve eğlenceli konsept Otomobillere ev sahipliği yapmasıyla ünlü Tokyo Otomobil Fuarı için hazırlıklarını tamamlarken, hayli ilginç bir araç da geliştirmiş. Muhtemelen ömrü boyunca konsept olarak kalacak Kikai, insanlara, kullandıkları otomobillerin muhteşem tasarımlı gövdelerinin altında bir dolu teknoloji ve mekanik parçalar bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak istemiş. Bir anlamda o güzelim otomobillerin altında gizli olan gerçekliği, “tüm çıplaklığıyla” insanlara göstermeyi amaçlıyor.

Amerikalıların “hot-rod” tarzı ağır modifiyeli otomobillerini hatırlatan, tasarım anlamında ise neredeyse hiçbir özel unsur barındırmayan Kikai, tüm mekanik parçaları, motoru ve donanımlarını “sergilemekten kaçınmayan” bir otomobil. Sürgülü kapısı, üç kişilik oturma kapasitesi, basit direksiyon simidi ve analog göstergeleri de, Kikai’nin diğer özelliklerinden. Ayrıca göstergelerin birinde yer alan büyükçe bir “ok”, bir “domuz” ve karalamayı andıran çizgilerin ne anlama geldiği ise meçhul!
 
538 bin euro veren James Bond olacak

James Bond filmlerinin vazgeçilmez markası olan Aston Martin, yarım yüzyılı aşan bu birlikteliği, sınırlı sayıda ürettiği “DB9 GT Bond Edition” ile kutluyor. Dünyada sadece 150 adet üretilecek DB9 GT Bond Edition, D&D Motorlu Araçlar tarafından Türkiye’ye bir adet getirilecek ve fiyatı da 538 bin euro olacak.

James Bond’un otomobili olarak anılan Aston Martin’in DB9 GT Bond Edition versiyonu, DB9 GT’nin temelinde üretildi. 540 HP’lik güce sahip 6.0 lt V12 motorlu araç, 100 km/s hıza 4.5 saniyede ulaşabiliyor. “Spectre Silver” adı verilen özel bir renge sahip araçta, “007 Bond Edition” logolara, çok özel 10 telli ve parlak siyah pırlantayla işlenmiş 20 inç alaşım jantları, gri boyalı fren kaliperleri gibi farklı detaylara sahip. Özel fitilli deri-alkantara kaplı direksiyon simidi, karbon fiber konsol kaplaması gibi detaylar da, iç kısımda yer alan unsurlar arasında.

D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya, sınırlı sayıda üretilecek bir adet DB9 GT Bond Edition modelinin kasım ayının ortalarında Türkiye’de olacağını belirtirken, sadece 150 adet üretileceğini de hatırlattı.
 
Yeni Astra ödülü farlarıyla kaptı!

Yeni nesil Opel Astra, “Autobest 2015” ödüllerinde, çığır açan yeni “IntelliLux Led-Matrix” far teknolojisiyle ödüllendi. 26 ülkeden üyelerin oluşturduğu uluslararası AutoBest jürisi, geleceğin akıllı aydınlatma sistemi olarak lanse edilen bu far teknolojisini, güvenliği artıran bir unsur olarak kabul etti ve yeni Astra’ya “SafetyBest 2015” ödülüne layık gördü. Astra ile ilk kez kompakt sınıfta da sunulan “IntelliLux Led-Matrix” far teknolojisi, aydınlatma uzunluğunu ve ışık dağılımını, sürekli olarak, otomatik şekilde ayarlayabiliyor.
 
Ünlü mimarın anısına çok özel bir Renault

Renault, Fransız mimar Le Corbusier’nin ölümünün 50. yılına özel bir konsept tasarladı. Tasarımcıların tamamen özgür bırakıldığı çalışmayla, ortaya “mimari şaheser” sayılabilecek bir otomobil çıktı. Nitekim “Coupe Corbusier” adı verilen otomobil, Renault’nun mevcut modellerinin hiçbiriyle en ufak bir benzerlik taşımıyor. Renault logosu bile yok!

Tasarımcıların, “Fransız kültürüne ait objeler” ve 1930’ların otomobillerinden ilham aldığı söylenen otomobil, söylendiğine göre “basitlik, estetik görünüm, geometrik zarafet, ışık hakimiyeti” gibi bir dolu anlam ve detayı üzerinde barındırıyor. Yani tam da Corbusier’nin prensipleri gibi.
 
Asıl adı Charles-Edouard Jeanneret olan Le Corbusier, modern mimarlık akımının önde gelen isimlerinden ve “dünyanın çehresini değiştiren adam” diye anılıyor. Corbusier, aynı zamanda ressam, heykeltıraş, endüstriyel tasarımcı ve şehir plancısıydı. Türkiye’den de etkilenen, Mimar Sinan hayranı Corbusier, Atatürk tarafından da İstanbul’un imarı çalışmaları için davet edilmiş.

 

MİLLİYET

BİLİM - TEKNOLOJİ Kategorisindeki Diğer Haberler