YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dünya Diyabet Günü çeşitli etkinliklerle gerçekleşiyor
Dünya Diyabet Günü çeşitli etkinliklerle gerçekleşiyor
14 Kasım 2015 16:07
Şeker hastalığının dünyada yer edinmesi sonrası olayların geneline dikkat çekmek için dünya diyabet günü etkinliği düzenleniyor. Hangi günler arasında nasıl etkinlik yapılıyor. İşte o olaylarla ilgili ayrıntılar..

14 Kasım Hayat Diyabet Bugünü sebebiyle Ülkemiz Diyabet Vakfı tarafından örgütlü edilen ''Diyabet Farkındalık Hareketi '' kapsamında Cevahir ALIŞVERIŞ MERKEZI önünde konumlandırılan Milletçe Bilgilendirme Çadırı gün boyu hizmet verdi.

Çadırda bulunan bedava Kan Şekeri Ölçümü, Hekim Danışma, Bisiklet Yarışı Çevirme, Dilek Ağacı ( bireyler diyabetle alakalı dileklerini yazıp astılar) ve çocuklar için boyama etkinliklerinden meydana gelen çadır yüklü alaka gördü. Uluslararası Diyabet Federasyonu, 46 Avrupa ülkesi içerisinde Diyabet kapsamında senenin Bilim adamı ödülüne layık görülen Profesyonel .Dr. M. Basit Yılmaz, " Hayat Sıhhat Teşkilatı ilk defa bir ardından ki kuşağın ömrünün bir öncesinde ki kuşaktan daha az olacağını ön görüyor. Diyabet birey yaşamını sınırlayan kronik hastalıkların içerisinde . Diyabet Mahşer'in 4 Atlısı ismini verdiğimiz hastalıklardan biri. Kalp hastalıkları, obezite, hiper tansiyon ve diyabet. Öbür 3 hastalığın da sebebidir'' diye konuştu .

"DiYABET ÜLKEMİZDE, HAYAT'YA YÖNELIK 2 KAT DAHA ÇOK "
Diyabetin ülkemizde hayat vasatisine yönelik 2 kat daha çok meydana geldiğini belirten Yılmaz, "Diyabet Ülkemiz'de, Hayat vasatisinin 2 sert Avrupa vasatisinin ise 4 sert oranında süratle dağılıyor . Avrupa'da diyabet hızının en bir sürü arttığı ülkeyiz. Ülkemizde tahmini olarak 10 milyon diyabetli var. 10 yıl içerisinde Ülkemiz'de diyabetin yükseliş hızı yüzde 100. Bu çadır Hayat Diyabet Gününde, diyabet farkındalığını arttırmak üzere heyetti . Bu kısımda diyabet ile alakalı veriler ve aktiviteler bulunmaktadır " sözlerini belirtti .

"DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR"
Finlandiya çalışmasını misal verici Yılmaz, ''Kilomuzu yüzde 5 azaltarak ve gün içerisinde 30 dk yürüyerek diyabeti yüzde 56 oranında kontrol altına alabileceğimiz veya önleyebileceğimiz yapılan araştırmalarla saptanmış. Hareketsiz yaşam hepimizin gündeminde olan bir hakikat , fast food bir hakikat . Ne yapmalıyız ? Gün içerisinde mutlaka 30 dk veya 45 dk yürüyüş yapmalı, bireyler işe giderken evde sıhhatli fast food oluşturmalı. Bunları yaparak, küçük tedbirlerle diyabetin hızını kontrol edebiliriz" diye sohbet etti .

"EN ÖNEMLİ NOKTA GENÇLER VE ÇOCUKLAR''
En önemli noktanın gençler ve çocuklar meydana geldiğini belirten Profesyonel . Dr. Basit Yılmaz, "Diyabet daha öncesinde 50'li yaşlardayken son olarak 10 - 15'i yaşlara indi. Avrupa ve Amerika'da diyabet yükseliş hızı yüzde 20'ler iken Orta doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya'da yüzde 100 ile yüzde 300 içinde . En riskli grup çocuklar ve gençler. Sıhhat Bakanlığı'nın bir sürü olumlu uygulamaları oldu. Kola ve zarar veren içecekleri kaldırdı ve bunu düzenlemeler inşa etti . Ancak bu yetmez. Bu çalışmaların artması gerekir'' ifadelerini kullandı.
Etkinlik kapsamında konuşan Nova Nordisk Sıhhat Ürünleri Kurumsal İletişim Müdür'ü Bahar Süral ise

''Diyabet yeryüzünde ve ülkemizde sıkla görülen bir hastalık. Üzgünüm sıhhatsiz beslenme ve hareketsiz yaşam, diyabetin görünme sıklığını arttırıyor. Bizde Nova Nordisk firması olarak öncelikle diyabet kapsamında yaptığımız çalışmalarla bu gün burada Ülkemiz Diyabet Vakfı ile beraber halkımız bilinçlendirmek için bir çadır aktivitesi gerçekleştirdik. Bu çadırda halkımız, diyabetin erken tanısı ve sağlık için kan şekeri ölçümü yaptırabilecekler bedava olarak. Egzersiz'in önemi için bisiklet yarışı aktivitesi yapabilecekler''sözlerini belirtti.

Diyabet nedir?

Diabetes mellitus (Diabetes: Yunanca: διαβήτης ← Eski Yunanca διαβαίνειν, idrara geçen, ve Latince mellis = tatlı ya da bal), sıklıkla yalnızca diyabet olarak adlandırılan, genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenlerin birleşimi ile oluşan ve kan glukoz seviyesinin aşırı derecede yükselmesiyle (hiperglisemi) sonuçlanan metabolik bir bozukluktur.[2] Vücutta kan şekerinin düzenlenmesi pek çok sayıda kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileşimi sonucunda sağlanır. Şeker metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynayan hormonlardan en önemlisi pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonudur. Diabetes Mellitus ya insülin salgılanmasındaki yetersizlik ya da insülinin etkisindeki bir bozukluk sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekerinin yol açtığı birkaç grup hastalığı tanımlamak için kullanılan ortak bir terimdir.

Diyabet ya insülin üretiminin azalması yüzünden (Tip 1 diyabette) ya da insülinin etkisine karşı direnç gelişmesiyle (Tip 2 diyabette ve gestasyonel diyabette[4]) oluşur. Her iki durum da sonuçta kan şekerinin yükselmesine (hiperglisemi) neden olur. Aşırı miktarda idrar üretimi diyabetin akut (iveğen) belirtilerinin başında gelir ve bu durumun başlıca sorumlusu hiperglisemidir. Susama ve sıvı tüketimin artması ise aşırı idrar üretimini dengeleme çabasının bir sonucudur. Görmenin bozulması, açıklanamayan kilo kayıpları, yorgunluk ve enerji metabolizmasındaki değişiklikler ise diyabetin öteki belirtileridir. Tüm diyabet vakalarının yaklaşık %1-5’ini yalnızca tek bir gendeki tek bir mutasyon (değişinim) sonucu oluşmuş monogen (tek bir genden kaynaklanan) hastalar oluşturur (örneğin, Gençlerde görülen erişkin tipli diyabette (MODY).

1921 yılında insülinin kullanıma girmesinden bu yana diyabetin tüm türleri tedavi edilebilmektedir ancak kesin bir tedavisi yoktur. İnsülinin şırınga, insülin pompası ya da insülin kalemleri ile enjekte edilmesi Tip 1 diyabetin en temel tedavi yöntemidir. Tip 2 diyabet ise diyet, antihiperglisemik (şeker düşürücü) ilaçlar ve insülin takviyesi ya da bunları bir arada kullanarak kontrol altında tutulur.

Diyabetin kendisi ve diyabette kullanılan tedavi yöntemleri pek çok komplikasyonlara (karmaşıklıklara) yol açabilir. Eğer hastalık iyi kontrol edilmezse hiperglisemi, ketoasidoz ya da nonketotik hiperozmolar koma gibi akut (iveğen) komplikasyonlar gelişebilir. Hastalığın uzun sürede ortaya çıkan (kronik, süreğen)) komplikasyolarının başlıcaları ise; dolaşım sistemi (kardiyovasküler) hastalıkları (hipertansiyon, kalp yetmezliği ve ateroskleroz gibi), kronik böbrek yetmezliği (nefropati), körlüğe sebep olabilen retina hasarı (retinopati), çeşitli tiplerde sinir hasarları (periferik nöropati) ve yara iyileşmesini geciktiren ve impotense sebep olan mikrovasküler bozukluklar sayılabilir. Özellikle ayaklarda gelişen dolaşım bozukluklarının sonucu olarak ortaya çıkan yara iyileşmesinin gecikmesi, ampütasyon ile sonuçlanabilir. Diyabetin uygun şekilde tedavi edilmesinin yanı sıra, kan basıncı kontrolüne yeterince önem verilmesi ve hayat tarzının iyileştirilmesi (sigara içmemek ve kilo kontrolü yapmak gibi) bu kronik komplikasyonların pek çoğunun oluşturduğu riskleri azaltabilir. Bazı ülkelerde travma (yaralanma) sonucu oluşmamış ampütasyonların ana sorumlusu ve yaşlılığa bağlı olmayan körlüklerin de en önemli sebebi diyabettir. Amerika Birleşik Devletleri’nde böbrek diyalizi hastalarının yaklaşık %45’ini diyabetik nefropati hastaları oluşturmaktadır.

BİLİM - TEKNOLOJİ Kategorisindeki Diğer Haberler