YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yeni Türkiye ve PKK
Yeni Türkiye ve PKK
16 Aralık 2010 10:47
ALPER TAN

Ankara’da 15 Mayıs 2006’da “Devlet”te yaşanan hayati derecede önemli kırılma veya kopuş halka anlatılamadı. Şu an çok sayıda siyasi ve stratejik gelişmenin temelini oluşturan bu konu anlatılamadığı için yaşanan yeni şeyler tam algılanamıyor. Hatta bazıları, ezberlerimize ters olayları izlerken kendini hayalle gerçek arasında bir yerde sanıyor ve sevinse bile bunun geçici bir durum olduğunu düşünüyor.
 
Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi, Ergenekon davası ile statükoyu oluşturan derin devletin sorgulanması ve yargılanması, Yeni Ankara’nın ABD ve İsrail’e açıkça kafa tutmaya başlaması, Türkiye’nin, komşularına ve bölgesindeki ülkelere önderlik etmeye başlaması ve onlarla başlayan farklı “entegrasyon” çabaları, TSK, MGK, MİT gibi devletin önemli kurumlarında yaşanan zihniyet değişikliği, 12 Eylül referandumu ile darbe eseri anayasanın kalın bir çizik yemesi çok önemli olaylardır ve temelini 15 Mayıs 2006’da yaşanan harekattan almaktadır.
 
Bu gün açık ve net bir şekilde tekrar söyleyebiliriz ki bazılarının hoşuna gitmese de, Türkiye henüz dört buçuk yıldan beri bağımsız. Bunu artık anlayalım. Ne demek istediğim, ne anlatmak istediğim zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.
 
Artık Türkiye hızla değişiyor. Ülkemizde belli bir kesim bu değişimden ürkse veya korksa da, olanlar ve olacak olanlar ürkülecek veya korkulacak şeyler değil. Aksine, görüş, inanç, etnisite veya siyasi düşüncesi ne olursa olsun, ortak vatanı veya sevdası Türkiye olan, işbirlikçi olmayan herkesin mutlu olacağı bir istikamete gidiyor bu ülke.
 
Türkiye’de yaşanan değişim hareketinin halk tarafından kabul görüp görmediği 12 Eylül referandumu ile bir kere daha test edilmiş oldu.  Halkımız büyük bir oranda değişimi istediğini, içerde ve dışarıda yapılan açılımları benimsediğini gösterdi. Şimdi devleti idare edenlerin bu değişimi ve açılımları daha ileriye taşıması, hayata geçmemiş olanlar için acele etmesi gerekiyor.
 
Bu konuda ilk iş olarak top yekün sivil bir anayasa için hemen harekete geçilmesi, diğer yandan da Kürt sorununun adil ve demokrasi içinde çözümü için hızlı adımlar atılması. Kürt sorunundan kaynaklanan ve yaklaşık otuz seneden beri devam eden terörün sona ermesi için çözüm bulunmalı. Bulunan çözümler hükümet tarafından muhalefetle de tartışılmalı. Sivil toplumun da desteği sağlanmalı. Muhalefet partileri veya diğer muhalif unsurlar bu terör konusunu siyasi malzeme olarak kullanıp Türkiye’nin önünü tıkayan bariyere dönüştürmemeli. Bölücü, ötekileştirici, kışkırtıcı ve agresif bir siyasi dil, bu ülkeye PKK’dan daha fazla zarar verebilir. PKK’nın 30 yıldan beri yapamadıklarını yapabilir.
 
MHP ve BDP bu konuda çok daha dikkatli olması gereken iki siyasi hareket. MHP’nin konuyu ırkçılık noktasına kadar götürüp Türkçülük söylemini kullanmasına rağmen sonuçları itibariyle Türklüğe en fazla zarar veren bir siyaset çerçevesinden çıkması gerekiyor artık. Red ve inkar siyasetinin bu ülkeye hiçbir fayda getirmediğini hepimizin görmesi gerekiyor. TRT, 24 saat Kürtçe yayın yapıyor. Kıyamet kopmadı. Vatandaşımızın ana dilini öğrenebilmesi için açılan kurslar üniter yapıyı bozmadı. Üniversitelerde Kürtçe öğretiliyor ne oldu.
 
Türk vatandaşlarının ana dilde eğitim almasını tartışmaktan  da çekinmemeliyiz. Gerekirse okullarda tercihli ders olarak Kürtçe öğretilmesinden korkmamalıyız. Bu tür yeniliklerin ülkemizi böleceğini, parçalayacağını düşünmüyorum. Ancak bazı siyasi söylemlerin yaman bir bölücülük olduğu konusunda ciddi kaygılar taşıyorum. Bu konuda Türk milliyetçiliği yaptığını zannedenler de Kürt milliyetçiliği yaptığını düşünenler de iyi düşünmeliler. Misak-ı Milli sınırlarına sıkışmış ve kendi vatandaşları ile kavga eden bir ülkeden bölge gücü olmaz, dünya gücü zaten olmaz. İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi kendine düşman etmiş özerk veya bağımsız bir Kürt devleti sizce ne kadar özerk, ne kadar bağımsız olabilir? Kendi başının derdine düşmüş ve Irak batağından nasıl çıkacağının cevabını bulamayan ABD’mi gelip kurtaracak?
 
Dört tarafın baskısına maruz bir sözde özerklik mi istersiniz, güçlü sivil ve demokrat bir Türkiye’de yaşamayı mı? Kürtlerin ezici çoğunluğu ikincisini istiyor. Dolayısıyla devletimizin Türküyle Kürdüyle her vatandaşımızın mutlu olacağı bir anayasa ve yeni bir düzen kurması gerekiyor. Eğer halkımızı mutlu edecek ve geleceğin büyük Türkiye’si için engel değil olmayacaksa statüko savunucularının engelleyici gayretlerine takılmamalıyız.
 
Bu konuda PKK terörünün sonlanması ve uluslar arası bir taşeron olan örgütün tasfiye edilmesi çok önemli. Gözlenen o ki bu konuda da ciddi gelişmeler var. PKK’nın uluslar arası desteği, siyasi ve ekonomik bağlantıları, insan gücü hayli daraltılmış ve örgüt iyice kıstırılmış durumda. İmralı adasının güvenliğinin Bordo berelilerden alınıp Adalet Bakanlığına teslim edilmesiyle birlikte başlayan gelişmeler dikkat çekiyor. PKK’nın şimdiye kadar Türkiye’de hüküm süren derin yapı tarafından nasıl yönlendirildiğine dair ciddi itiraflar ortaya çıkıyor. Albay Arif Doğan’ın itirafları tüyler ürpertiyor.
 
Bütün bu gerçekleri hiçbir alınganlık göstermeden Türk, Kürt hepimiz iyi değerlendirmeliyiz. Halk olarak top yekün şahsi çıkar beklentisinden sıyrılırsak geleceğin Büyük Türkiye’sini kolektif bir ruhla çok kolay inşa edebiliriz.
 
Alper TAN

26.09.2010

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali 21.09.2017BÜYÜK HESAPLAŞMAYA DOĞRU.. 18.09.2017BATI DÜNYASI NEREYE YUVARLANIYOR? 04.08.2017"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR" 25.07.2017YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR? 14.07.2017Alper Tan: Olaylar, tehditler ve biz 06.07.2017OLAYLAR, TEHDİTLER VE BİZ 05.07.2017ASLINDA NELER OLUYOR? 28.06.2017“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017DÜNYA ALT-ÜST OLUYOR! 31.03.2017