YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şam - Tel Aviv arasında komik mizansen
Şam - Tel Aviv arasında komik mizansen
22 Mayıs 2013 15:37
Daha önceki analizlerinde İsrail ile Suriye arasındaki çatışma haberlerinin 'yalan' olduğunu söyleyen Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan yeni bir analiz kaleme aldı. İşte önemli bilgiler içeren o analiz:

Bir önceki Analiz’de “Esad’ın gizli destekçileri kimler” diye yazmıştık. Bazı ülkelerin zahiren Esad’a ve Baas rejimine karşı görünmelerine rağmen gizli ve dolaylı yollarla Esad’a ve rejime destek olduklarını isimleriyle ifade etmiş ve şöyle demiştik: “İkide bir “İsrail Suriye’yi vurdu” manşetlerini atanlara basit bir sorumuz var. Ankara, muhalifleri destekliyor diye Akdeniz’de uçağımızı düşüren, Akçakale’yi, Cilvegözü’nü, Reyhanlı’yı kana bulayan Şam yönetimi, eğer dedikleriniz doğru ise Suriye topraklarını “vuran” İsrail’e neden hiçbir karşılık vermedi? Neden Tel Aviv’de ya da İsrail’in başka yerlerinde misilleme yapma gereği duymadı? Buna bir cevabınız var mı? Cevabınız yok.. Çünkü yazdığınız haberler yanlış ve kasıtlı.”

Çünkü İsrail Suriye’de Esad yönetimini vurmuyor. Suriye’de ya bizzat Esad’ın muhaliflerini vuruyor ya da muhaliflerin eline geçmek üzere olan kritik tesisleri vurarak muhaliflerin elinin güçlenmesini engelliyor. Ne yazık ki bu gerçeklere medyada bizlerden başka dikkat çeken kimse yok. Aksine İsrail’in bir “halkla ilişkiler” çalışması olan haberleri, gerçekmiş gibi medya üzerinden servis ediliyor.

İsrail-Suriye arasındaki bu kozmik ittifak deşifre olmaya başlayınca şimdilerde Suriye-İsrail sınırında Esad’ın askerleriyle İsrail’in askerleri “Çatışmacılık oyunu” oynamaya başladılar. Sözüm ona İsrail, Golan bölgesinde sınırı ihlal etmiş Esad’ın askerleri de İsrail askerlerine ateş açmış. Esad’la Tel Aviv’in halkla ilişkiler çalışması olan bu numara, bizim medyada yine “Suriye, İsrail’e ateş açtı; İsrail Suriye’yi vurdu” türünden geniş yer buldu.

Ancak İsrailli bir istihbarat yetkilisi, İsrail’in iki seneyi aşkın bir süreden beri gizlediği gerçek niyetini ve amacını açık etti. Suriye’de Beşşar Esad’ın iktidarının devamından yana olduklarını açıkladı. İsrailli yetkili “Suriye’de İslamcı militanlar olacağına Esad olsun. Böyle bir durumda Esad’ı tercih ederiz” dedi.

İngiltere’de yayınlanan The Times Gazetesi’ne konuşan ismi açıklanmayan İsrailli bir istihbarat yetkilisinin “Eğer Arap dünyasından aşırı dinciler orada güçlenecek ve Suriye kaosa düşecekse, bildiğimiz şeytanı, bilmeyip ne olacağını sadece hayal edebildiklerimize tercih ederiz. Yerinde duran ama güçsüz olan bir Esad rejimi bizim açımızdan daha iyi olur” açıklamasında bulundu. Haberde, İsrail’in Suriye’ye ilişkin en büyük endişesinin muhalifler kastedilerek aşırı muhafazakâr silahlı direnişçilerin Suriye’de iktidarı ele geçirmesi olduğuna işaret edildi.

Bu haber aradan kaç gün geçmiş olmasına rağmen İsrail hükümeti tarafından yalanlanmadı. Gerçi yalanlasalar bile gerçekler değişmez. Daha önceki Analizlerde de defalarca vurguladığımız gibi İsrail ve ABD, Suriye’deki rejim muhaliflerini Müslüman ve genelde dindar oldukları için “İslamcı terörist” gibi görüyor ve dünyaya da böyle gösteriyorlar. Dolayısıyla da İsrail ve ABD, Suriye’ye “İslami hassasiyeti olan güçlü bir yönetim gelirse, Türkiye’nin de desteğini alan böyle bir yönetime dışardan etki etmek zor olur” diye bakıyorlar. Kendi içinde halkıyla kavgalı, zayıf ve küçük bir azınlığa dayalı mevcut yönetimin kolayca maniple edilebileceğini düşünüyorlar. Bu ülkeler ayrıca da Esad rejimi düştüğü zaman Türkiye’nin nüfuz alanının İsrail ve Ürdün sınırına kadar genişleyecek olmasından son derece rahatsızlar. Onlar açısından bu sıkıntıya çare bulmaya çalışıyorlar. Çare bulamadıkları için de “Çıkmadık candan umut kesilmez” beklentisiyle Esad’ın siyasi ömrünü uzatacak her türlü desteği ona veriyorlar.

İsrail-Suriye sınırında olduğu söylenen çatışmalar, özellikle bizim medya ve bizim muhalefete malzeme üretmek için sahnelenmiş bir mizansenden ibaret. İsrail Suriye’yi vurabilir. Ama ne zaman? Eğer Esad’ın düşeceği mukadder hale gelir, muhaliflerin iktidarı kaçınılmaz görünürse, bu defa daha farklı bir halkla ilişkiler numarası olarak Esad’a bir tekme de İsrail’den gelebilir.  

Dışarıda bunlar olurken Suriye, içeride de iktidar mücadelesinin malzemesi olarak kullanılıyor. Esad’ın hükümet için söylemek isteyip de söyleyemediklerini bizim ana muhalefet partisinin başı söylüyor. Reyhanlı’da hayatını kaybeden insanlarımızı katledenlere öfke duymayan Kılıçdaroğlu, bu saldırıda ölenlerin üzerinden hükümetin dış politikasını hedef tahtasına koyuyor. En ağır sözleri Başbakan için uygun gören CHP lideri Reyhanlı’da 50’den fazla vatandaşımızı katlettirenlere hiçbir şey söylemedi. Üstelik bu saldırının sorumluluğunu Başbakan’a yükledi. Öyle bir öfke ve tahrik içinde ki sanki Suriyeli muhalifler, Şam diktatörü Beşşar Esad’a değil de CHP genel merkezine saldırmış gibi tepki veriyor. CHP Genel Başkanı Türkiye’nin muhalefet partisi lideri gibi değil de Suriyeli Baas Partisi’nin lideri gibi davranıyor.

Gerçi bunu çok da yadırgamamak gerekiyor. Çünkü CHP’nin geçmişte Dersim’de yaptıkları ile Esad’ın Suriye’de yaptıkları arasında ne fark var?

Bu kesimler, “Komşumuz Suriye’nin yönetimi ile neden Türkiye’nin arasını bozuyorsunuz” diye Ankara’nın dış siyasetini eleştiriyorlar. Ama eşzamanlı olarak baktığımızda Ankara, Irak Kürtleri ile ilişkilerini ileri düzeyde geliştirmek için büyük bir çaba içinde. Ama bu defa aynı kesimler Kürtleri kastederek “Irak’ta Müslüman bir İsrail kuruluyor” bahanesiyle buna da karşı çıkıyorlar. Türkiye’nin Irak Kürtleri ile ilişkilerini geliştirmesini engellemeye çalışıyorlar.

Bütün bunların temelinde ilkesel olarak Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinin bozulmasına karşı çıkmak yok. Bugüne kadar komşularımızla bizi düşman eden zaten bu zihniyetti. Bunların tek ilkeleri var. Türkiye’nin iflah olmaması. Yeni Türkiye’nin başarısız olması. Eski düzenin tekrar dönmesi.

Ama başaramayacaklar..

 

Alper TAN

22.05.2013

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
BÜYÜK HESAPLAŞMAYA DOĞRU.. 18.09.2017BATI DÜNYASI NEREYE YUVARLANIYOR? 04.08.2017"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR" 25.07.2017YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR? 14.07.2017Alper Tan: Olaylar, tehditler ve biz 06.07.2017OLAYLAR, TEHDİTLER VE BİZ 05.07.2017ASLINDA NELER OLUYOR? 28.06.2017“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017DÜNYA ALT-ÜST OLUYOR! 31.03.2017MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ 28.03.2017
00:28
 // Ortadoğunun tek süper gücü
İster hoşumuza gitsin, ister gitmesin; İsrail, ortadoğuda abd nin bir şubesidir. Bütün arap liderleri ti gibi İsrailden korkar ve emrine amadedir. Bunun içine İran ı da dahil edebiliriz, hatta Azerbaycan ı bile dahil edebiliriz. Türkiye de bundan 10 yıl önce bu devletlerden farksız idi. Ne zamanki güçlü ve halkın orjinal patentli bir hükümet iş başına geldi, işte o zaman işler arap saçına döndü. Şu an Türkiye tek başına, süper bir güç olan İsraile meydan okumaktadır. Hem de, tüm bölge ülkeleri İsrailin gizli uşağı ve Türkiyenin gizli düşmanı iken....
24 Mayıs 2013 00:28
HAK VE BATIL MÜCADELESİ !
 // BATUHAN
Vatandaşın olan bitenden haberdar edilmesi çok güzel.Hak ve batıl haklı ve haksız mücadelesi kıyamete kadar süreceğine göre önemli olan bizlerin bunlardan haberdar olması ve bilinçli bir şekilde safını belirlemesi.
Allah(cc) razı olsun Alper bey bu fotoğrafı çekip çok güzel analiz etmiş. Teşekkür ediyoruz....
23 Mayıs 2013 Perşembe 10:50
oyun
 // nisa
herkesin bir plani varsa Rabbiminde bir plani elbette vardir....
23 Mayıs 2013 Perşembe 00:11