YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
PKK SURİYE’DE ESAD’A KARŞI SAVAŞIYOR MU?
PKK SURİYE’DE ESAD’A KARŞI SAVAŞIYOR MU?
30 Nisan 2013 15:55
Yurt içinde çekilme süreci devam ediyor. Yurt dışında da perde arkasında önemli gelişmeler yaşanıyor. Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, çözüm sürecinin hem yurt içi hem de yurt dışı ayağına ilişkin bir analiz kaleme aldı. İşte o analiz:

Terör meselesinin ülke gündeminden çıkıyor olması ülkemizde ve dışarıda bazı çevreleri son derece tedirgin etmeye başladı. “Hükümet hangi tavizleri verdi de silahlar bırakılacak?” “Hükümet yanılıyor, terör bitmeyecek” “PKK terörü bitse bile başka bir terör başlayacak” “PKK, Öcalan’ın tahliyesi karşılığında silah bırakıyor” “Silah bırakıyor görünerek dışarı çıkıyorlar ama tekrar gelecekler” gibi korku ve endişe pompalayan cümleler devam ediyor.

Her zaman ifade ediyoruz. Cumhuriyetin başından beri bu ülke sürekli olarak korku siyaseti ile yönetildi. Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı sonrası, o dönemin psikolojik ve sosyolojik atmosferi de kullanılarak halka hep korku mesajları verildi. “3 tarafımız denizlerle, dört tarafımız düşmanlarla çevrili,” “içeride de başka hainler ve iç düşmanlar var, devleti her an yıkabilirler” korkusu bilinçli olarak yayıldı. Halka bir taraftan bu korkular empoze edilirken diğer taraftan bu halkın yüzyıllarca kullandığı alfabesi değiştiriliverdi. Bu milletin İslam dünyasında liderliğinin sembolü olan hilafet kaldırıldı. Müslümanların başına zorla frenk şapkası geçirildi. Şapka giymek istemeyenler halkın gözü önünde darağacında sallandırıldı. Derin bir kurgu ile sahnelenen sözde “irtica” olayları bahane edilerek halk sindirildi.

Halkın kimliği, kişiliği ve öz güveni yok edilmeye çalışıldı. Haçlıların bile yapmaya cesaret edemedikleri işler yapılmaya çalışıldı.

Bu halk, artık bütün bu korku duvarlarını bir bir yıkıyor. Bu millet yeniden öz güven kazanıyor. Oynanan oyunların adreslerini öğrendi. Kazılan tuzaklara düşmüyor. Nasıl ki bu ülkedeki derin yapılanmalar bugün yargı önünde hesap veriyorsa, nasıl ki Cumhuriyet boyunca hüküm süren gizli “Üst Yapı” alaşağı edildi ise, bundan sonra önüne çıkan engelleri de kolaylıkla aşacaktır.

Yaklaşık 30 yıldan beri süren PKK terörü artık bitme zemininde.. Örgütün tepesindekiler bu işin sonunun geldiğini kendileri açıklıyor. Ülke içinde bulunan PKK’lılardan siciline suç kaydı girmemiş olanlardan yaklaşık 1100 kişi silahlarını terk ederek evlerine döndüler bile. Ülke içinde olup da sicilinde suç kaydı olan veya aranan 850 civarında PKK’lının ise sınır dışına çıkacağı anlaşılıyor. Dışarı çıkarken silahlarını yanlarında götürecekleri belirtiliyor. Daha önce başbakanın da açıkladığı gibi aslında silahları belli yerlere bırakarak dışarı çıkacaklardı. Ancak uygulanacak olan yeni formül daha mantıklı görünüyor. PKK’lıların Kuzey Irak’a silahlarıyla geçmeleri ve burada silahları Barzani’nin askerlerine teslim etmeleri.. Böylece Türkiye topraklarında çeşitli yerlere gömülmüş olan silahların kontrol dışı başkalarının eline geçmesinin engellenmiş olması, PKK silahlarının da Barzani vasıtasıyla kontrol altına alınmış olması..

Bu noktada hem Türkiye’de hem de Irak ve İran’da silah bırakacak PKK’lıların daha sonra ne olacakları konusu hemen akla geliyor. Bunun cevabı olarak en kolay ve mantıklı iş, bunların Barzani idaresindeki bölgede asker ve polis olmaları. Yani bildikleri en iyi işi resmi bir disiplin ve hukuk içinde yapmaları. Bu durumun bizde bazılarını çılgına çevireceğini tahmin etmek zor değil. Teröristten asker mi olur, polis mi olur diye.. Ülkedeki bu kadar şehitten ve gaziden sonra çoluk çocuk demeden katleden bir örgütün mensupları için bu tür çözümleri hazmetmek zor olabilir. Ancak duygularımızla değil aklımızla ve mantığımızla hareket etmek zorundayız.

Terörü gerçekten bitirmek istiyorsak terör yapanların mantığını bilmek, onlara destek verenlerin desteğini bitirmek ve insani zaviyeden bakmak durumundayız. Terör için dağa çıkanlar sadece kendilerinden ibaret değil. Bunların aileleri var. Hiçbir anne, hiçbir baba evladının dağda terörist olarak ölmesini, kendisinin de terörist anne-babası olarak anılmasını arzu etmez. Devletin, bu anne-babalar hatırına, en başta da suça bulaşmış vatandaşlarını yeniden topluma kazandırma ve benzer hataların önünü kapatma adına makul formüller geliştirmesi gerekir. Bu konuda Türkiye’nin en büyük şansı, yanıbaşında Kuzey Irak gibi bir bölgenin ve buranın yönetiminin destek oluyor olması. Çünkü Kuzey Irak bir taraftan Türkiye’ye entegre olmuş önemli bir merkez ve bir yönüyle Türkiye’nin içi sayılır. Diğer yönüyle de ayrı bir siyasi realite ve Türkiye’nin dışı sayılır. Yani suçlu PKK’lılar Kuzey Irak’ta sivil hayata adapte olabilirlerse bir süre sonra zaten Türkiye’ye tamamen entegre olacak Kuzey Irak’la birlikte kendilerini Türkiye’nin içinde bulabilirler.

Geçen yıllardaki analizlerde sık sık PKK içindeki çatışmacı gruplardan söz etmiştik. Bunların terörü bırakmak istemediklerini detayları ile izah etmiştik. 6 ay önce, burada detaylarını veremeyeceğimiz bir yöntemle PKK içindeki bu grupların da silah bırakma noktasına geldiklerini görüyoruz. Daha önceleri PKK’nın Kandil’deki başı Murat Karayılan’la karşı karşıya olan bu kişiler, şimdilerle Karayılan’la yan yana medyaya poz verme noktasına geldiler. Yani PKK’nın tüm grupları terörü bitirme konusunda şu an hemfikir noktada.

Ancak bu konuda biraz temkinli olmakta fayda var. Çünkü uzun süredir PKK içindeki bu hizipleşmenin Çözüm sürecinde sona ermiş olması bazı şeylere engel olamayabilir. Bu süreci içine sindiremeyen 50-100 kişilik bir grubun veya kişisel hareket edecek birilerinin DHKP-C gibi terör gruplarına katılmaları veya başka türlü itirazları ihtimal dahilinde olabilir.

Öte yandan yıllarca PKK’ya destek vermiş olan bazı aşiretlerin de çözüm sürecinde sıkıntılı oldukları anlaşılıyor. İlerleyen sürecin kendilerini nasıl etkileyeceği konusunda rahat değiller. Suriye’de Beşşar Esad yönetimi, Irak’ta Maliki hükümeti ve İran’ın devlet içi radikalleri de Türkiye’nin PKK terörünü bitiriyor olmasından son derece kaygı duyuyorlar. Türkiye’de terörünün devamı için başka fikirler düşünebilirler.

Suriye’de Baas rejiminin on yıllardır Türkiye’ye karşı kullandığı PKK’nın çözüm süreciyle birlikte farklı hareket etmeye başladığına dair haberler geliyor. Yıllarca Türkiye’ye karşı terör yapmış Suriye kökenli PKK’lıların Türkiye’den ayrılıp Suriye’ye geçip PYD saflarına katılarak Muhaliflerle birlikte Baas rejimine, Beşşar Esad’a karşı savaşmaya başladıklarına dair medyada sık sık haberler çıkıyor. Sayısının ne olduğunu kestirmek çok zor olmakla beraber bu haberlerin doğru olma ihtimali çok yüksek. Böyle bir durumun sadır olması Türkiye’deki Baas destekçisi kesimleri son derece rahatsız etmiş durumda. PKK askerimize, polisimize karşı terör yaparken bu terörü istismar etmekten mutlu olanlar, PKK, Beşşar Esad’a yönelince rahatsız oluyorlar. 

Yapılan çeşitli değerlendirmelere göre Türkiye dışında  5500-6000 civarında PKK’lı var. Bunların yaklaşık 2000’inin suçlu ve aranan kişiler olduğu tahmin ediliyor. Şu aşamada bunların Türkiye’ye dönmeleri mümkün görünmüyor. Ama yurt dışında bulunan ve siciline suç kaydı henüz girmemiş PKK’lılardan 3500-4000 arası sayının ülkeye dönebilecekleri anlaşılıyor.

Şöyle ya da böyle PKK terörü artık bitiyor. Türkiye’nin kendine güvenmesi gerekir. En başta da ülkeyi yönetmeye talip siyasetçilerin, Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır bir siyaset ve söylem içinde olmaları gerekir. Lafta “Büyük milletten, Büyük Türkiye’den” söz edenlerin gölgesinden korkan bir dille ve tutumla varabilecekleri en önemli yer muhalefetten öteye gitmez.

30.04.2013

Alper TAN

 

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017DÜNYA ALT-ÜST OLUYOR! 31.03.2017MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ 28.03.2017BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN 22.03.2017HAÇLI BİRLİĞİNE KARŞI HİLAL BİRLİĞİ 15.03.2017AVRUPA NİÇİN DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR? 10.03.2017NİÇİN “HAYIR” DEMELİYİZ! İŞTE SEBEPLER.. 06.03.2017ASLINDA “KİMLER RAHATSIZ” 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017FETHULLAH’I VERSELER NE OLACAK! 23.02.2017
23:00
 // orhan güngörmüş
yıllarca dışladığmz ırak kürdistanının bu süreçteki büyük desteğni unutmamak lazm...
08 Mayıs 2013 23:00
12:56
 // PKK ve ŞEHİTLİK SEKTÖRÜ
İki tarafta da acı çekenler ve bu acılardan nemalananlar olduğu için, bu süreç elbette sancılı geçecektir....
01 Mayıs 2013 12:56
AKLI SELİM BUDUR İŞTE !
 // BATUHAN
Sn.TAN Nasıl teşekkür edeceğimi yazıya dökmem mümkün değil.Gün ışığı gibi her şey ortada tabi ki görene.Allah(cc)razı olsun....
30 Nisan 2013 Salı 17:19