YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kimin ordusu?
Kimin ordusu?
24 Aralık 2009 16:10
ALPER TAN

Herkes takip ediyor. Çok düşündürücü olaylarla karşılaşıyoruz. Neredeyse her gün yeni bir skandal patlıyor. Ortaya çıkan skandalların çoğu TSK ile ilgili. Birileri “Ne oluyor birader? Ne halt ediyorsunuz diye sormaya çalıştığında ise, “TSK yıpratılmaya çalışılıyor” veya son zamanların moda tabiriyle “TSK’ya karşı asimetrik psikolojik harekat yapılıyor” numarasıyla mazlumları veya masumları oynama açıklaması yapılıyor.

Peki toplum bu numaraları yiyor mu? Hayır yemiyor. Neden yemiyor şimdi birkaç örnek sıralayalım:

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran irade “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini benimsemiş. TBMM’nin duvarında öyle yazıyor. Peki TSK ne yapıyor? Milletin büyük çoğunluğunun oylarıyla iktidara gelen hükümeti devirmek için TSK içinden bir cunta 27 Mayıs 1960 darbesini yapıyor. Halkın seçtiği başbakanı ve bakanları düzmece mahkemelerle idam ediyor. Köpek davası, bebek davası gibi konular ileri sürülerek halkla dalga geçiliyor.

Ordu içinde faaliyet gösteren derin odaklar 1970-80 arasında sağ-sol çatışmaları organize ederek ülkeyi karıştırıyor. Sonrada ülke karıştı gerekçesiyle 12 Eylül darbesi yapılıyor. Bu defa darbe yapan ordu içinde bir cunta değil. Hiyerarşik düzen içinde bir darbe yapılıyor. Bu darbeden sonra ABD yönetimi “Bizim çocuklar yaptı” diyerek gerçek faili açık ediyor.

Yine halk iradesi ile iktidara gelen hükümet 1997 yılında, bu defa farklı yöntemlerle darbe yapılıp görevden uzaklaştırılıyor. Halkın rağbet etmediği partilere koalisyon kurduruluyor. Hükümeti görevden uzaklaştırmak için düzmece Aczmendi tarikatı oluşturuluyor. Ali Kalkancı’lar, Fadime Şahin’ler derin saksılarda yetiştirilip provokasyon için piyasaya sürülüyor.

27 Nisan 2007 tarihinde TSK’nın WEB sitesinde Kur’an okuyan çocuklar, ilahi okuyan kızlar, mütedeyyin kesimler tehdit ve tehlike olarak gösteriliyor. Halkın inançları tahkir ve tezyif ediliyor.

TSK’nın en üst komutanları işi gücü bırakıp halkın seçtiği hükümetleri yıkmak için sabah akşam darbe planı hazırlıyor. Ülke içinde hazırlanan planlar Hudson’da tartışılıyor, olgunlaştırılmaya çalışılıyor. Ülkede yaşayan sosyal grupların birbirlerine düşürülmesi için komplo planları hazırlanıyor. TSK içinde belli grupların çeşitli terör örgütleriyle iç içe çalıştıkları ortaya çıkıyor. TSK seçimlere doğrudan veya dolaylı müdahil olmaya çalışıyor. genaraller, ast üst demeden herkese kafa tutabiliyor. Ülkede yaşayan herkese tepeden bakıyor.

Peki bunu neye dayanarak yapıyor? Bu halkın dişinden tırnağından artırarak ödediği paralarla aldığı maaşına, yine o paralarla alınan tanka, topa, silaha dayanarak yapıyor. Halkın ve ülkenin düşmanlardan korunması için kurulan ordu ve alınan silahlar halkın bizzat kendisine doğrultuluyor. Halkın iradesi hedef alınıyor. Ülkenin her yanında kimin başı örtülü, kimin açık, kim Alevi, kim Kürt, kim Ermeni, kim Rum bunları fişleyen ordu Dağlıca’da, Aktütün’de karakolları basılıyor bunlardan haberdar olamıyor(!). Tokat’ta askerlerimiz tuzağa düşürülüyor. Bunları bilemiyor(!).

Neden bilmiyor? Çünkü komutanlarımız Çukurambar’da başbakan yardımcısı nasıl imha edilir onu araştırmakla meşgul. Siyasete nasıl yön verilir, halk nasıl maniple edilir onunla meşgul.

Ülke sınırı yol geçen hanına dönmüş, 700 bin askerle çeyrek asırda 3-5 bin teröristle başa çıkılamamış kimin umurunda. PKK saldırdı mı savaş uçaklarını kaldırır milletin parasıyla milyonlarca Dolar’a alınan bombalar dağlara taşlara boşaltılır, halkın gazı alınır, “Mehmetçiğin kanı yerde kalmayacaktır” gibi birkaç klasik palavra atılır ve nasıl olsa sonra unutulur. Ama Mehmetçik ölmeye devam eder. Nasıl olsa analar bedavadan doğurup mecburen komutanların emrine veriyor. Sorun yok. Nasıl olsa babalar, analar, evlatları şehit olduğunda “Bir oğlum daha var. Onu da vermeye hazırım diyor.” Ne ala.

Biz de çıkar “TSK’ya karşı asimetrik psikolojik harekat yapılıyor” deriz. Nasıl olsa bu halk, “Muhakkak komutan iyi bir şey söylüyordur” diye düşünür.

Nasıl olsa cumhuriyet tarihi boyunca ordumuz 1974’te Kıbrıs çıkarması hariç hiçbir savaşa girmese de dünyanın en güçlü ordularından biridir. Diyeceksiniz ki savaşmayan ordunun en güçlü ordu olduğunu nereden bileceksiniz? Olur mu canım. On yıllardır kendi halkıyla savaşan ve savaşı hiç kaybetmemiş başka bir ordu var mı dünyada?

Sözü uzatmanın anlamı yok. Herşeyin olduğu gibi halkın tahammülünün de bir sınırı var. Tiyatro oynamaktan vazgeçmenin zamanı geldi ve geçiyor. Herkesin aklını başına toplaması lazım. Askeri de siyasetçisi de, kimse milleti enayi yerine koymasın.

Daha fazla ileri giderseniz ya da bu umursamazlığa devam ederseniz. Bu millet sorar: Bu ordu kimin ordusu? Bu siyasetçi kimi temsil ediyor diye.

Genelkurmay’ın da muhalefetinde kendine gelmesi lazım. Hükümet ise halkın karşısına çıkıp yakınmak yerine sorunlara neşter atacak çözümler üretmesi gerekir. Hükümetin her türlü yasayı çıkarma gücü varsa yakınma hakkı yoktur. Milletin verdiği desteğin hakkını ödemesi gerekir. Anayasal değişiklikler için de gayret ve çalışma gerekiyor. Ama hükümet ve Meclis ağırdan alıyor.

ANALİZ VİDEO


Alper TAN
24.12.2009

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
BÜYÜK HESAPLAŞMAYA DOĞRU.. 18.09.2017BATI DÜNYASI NEREYE YUVARLANIYOR? 04.08.2017"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR" 25.07.2017YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR? 14.07.2017Alper Tan: Olaylar, tehditler ve biz 06.07.2017OLAYLAR, TEHDİTLER VE BİZ 05.07.2017ASLINDA NELER OLUYOR? 28.06.2017“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017DÜNYA ALT-ÜST OLUYOR! 31.03.2017MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ 28.03.2017
HELAL ALPER BEY
 // ERKAN
MUKEMMEEL BIR ANALIZ YAZINIZ MUHTESEM KESKE HERKES SİZİN GIBI GERCEKLERI YAZZSA...
28 Aralık 2009 20:08
BAŞBUĞ'A NE DİYOSUN?
 // Mahmut Sarıca
Sayın Tan iyi,güzel yazıyosunuz da Sayın İlker Başbuğ Paşamızı hiç görmüyosunuz. Şunu bize açıklasınız da öğrensek. Bu "Yeni Türkiye" nin mimarı yoksa İlker Başbuğ'mu. Hem darbeye,ergenekona gerçekten yiğitçe karşı duruş sergiliyosun hem de Başbuğ'u muaf tutuyosun. Sizce de çelişki yok mu?...
26 Aralık 2009 15:51
YORUM
 // H.B
ALPER BEY; GERÇEKLERİ TÜM ÇIPLAKLIĞIYLA YALIN VE CESURCA TOPLUMA ANLATMA ÇABANIZ GERÇEKTEN TAKDİRE DEĞER. SİZİN GİBİ AYDINLAR BU ÜLKEDE ÇOĞALDIKÇA,ÜLKE DAHA HIZLI BİR BİÇİMDE NORMALLEŞECEKTİR VE BU YAZDIKLARINIZI DİKKATE ALMASI GEREKENLER GERÇEĞİ UMARIM GÖRECEKTİR....
26 Aralık 2009 11:03