YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kapatınca ne oluyor?
Kapatınca ne oluyor?
14 Aralık 2009 13:49
ALPER TAN

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana kapalı bir rejim olarak başladı ve geldi. Komşularına ve bölgeye kapalı olduğu zaten ayan beyan ortada idi. Batıya gelince. Her ne kadar ülke Batı’ya açık gösterilmek istense bile bu da bir aldatmaca idi. Bu ülkenin yönünü belirleyenler, Batı’nın demokrasisine üretim dinamiklerine, teknolojik gelişmişliğine ve özgürlükçü yönüne talip olmadılar.

Batı’nın görünürdeki hayat tarzına giyim kuşamına ve süfli yönlerine talip oldular. Devletin yapısı her ne kadar demokratik parlamenter sistem görünse de uygulamada Saddam Hüseyin’in Baas rejiminden farklı yürümedi. Son yıllara kadar rejimin ABD ve NATO yörüngesinde gitmesi ve Avrupa’nın çıkarlarına uygun olması sebebiyle yapılan büyük yanlışlıklar Dünyadaki hakim güçler tarafından fazlaca yüzümüze vurulmadı. Gerek duyulduğunda, devleti yönetenler yapılan bu hataların ortaya çıkarılmasıyla tehdit edildi ve ülkemize karşı bir dizgin olarak kullanıldı.

Bakınız DTP kapatıldı. Şimdi ne değişecek. Tabela değişecek. Sokakta şiddet artabilir. Bu kararın ülkeye olumlu bir etkisi olmaz. Deniliyor ki biz yasanın gereğini yapıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin, yasaları istedikleri gibi yorumladıklarının çok örneklerini biliyoruz. Doğru; 12 Eylül Anayasası ve diğer yasalarımız yasakçı. Ama mahkeme üyelerinin büyük çoğunluğu da yasakçı bir zihniyet taşıyor. Olabilecek özgürlük alanlarına da yer vermiyorlar.

Bazı DTP’liler ise patinin kapatılması için var gücüyle çalıştılar. Emine Ayna bu konuda başı çekti. Muradına da erdi.

Anayasa mahkemesi her zaman hukuka göre mi karar veriyor. Zaten üyelerin bir kısmı hukukçu da değil. Ayrıca başka ülkelerde de Anayasa mahkemeleri, kanunlar kadar ülkenin geleceğini ve bekasını da düşünerek karar verirler. Yani mahkemenin siyasi yönü ağır basar. Bizde de öyle. Ama bu siyasi kararlar bizde çoğu zaman olumsuz yönde kullanıldı. Öyle çarpık bir durum ki özgürlük istediğinizde yasa dışı bir talepte bulunmuş oluyorsunuz.

DTP’nin bir kısmı ile CHP, PKK, MHP ve Ergenekon yapıları açılım istemiyorlar. Her ne kadar açık bir tepki ortaya koymasalar bile hükümetin ve Ak Parti’nin içinde de açılımları içine tam olarak sindirememiş kişiler var. Açılımın başarısız olma ihtimaline karşı daha sonra “Biz demiştik” demek için şimdiden alt yapı hazırlıyor bunların bir kısmı. Açılım karşıtları şiddet taraftarı bir yerde duruyorlar. Açılımı isteyenler ise genel olarak hükümet, devletin önemli kurumları, Kürtler dahil halk. Bazı önemli kurumların içinde de açılım karşıtları var. Ve bunlar çalışıyorlar, boş durmuyorlar.

Bu kapatma konusunda Ak Parti’nin de ciddi sorumlulukları var. Çünkü özgürlükçü düzenlemeler için çok yavaş davrandılar. Bu ihmal kendi partilerinin de direkten dönmesine sebep oldu. Tekrar kapatma davası açılma riski de var. Ama hala bir adım atmıyorlar. Bundan sonra bu iş daha da zorlaştı.

Bu kapatma kararıyla ne oldu? Abdullah Öcalan’ın sevmediği isimler mahkemece yasaklandı. Şırnaklı çoban Abdullah İsnaç bile 5 yıl siyaset yasağı aldı. Ama PKK eşbaşkanı gibi konuşan Emine Ayna ise serbest. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın nasıl bir iddianame hazırladığı ortada. Barış taraftarı olanlar yasaklandı, şiddet isteyenlerin önü açıldı. Bu çarpıklıkları herkesin görmesi lazım.

Kürtlerin de Emine Ayna gibi militanları iyi tanımaları gerekir. Emine Ayna’nın başını çektiği grup, şiddet ve çatışma istiyor. Çözüm istemiyor. DTP’de açılım ve barış isteyenler yüksek sesle konuşmalı. Gerekirse DTP’den ayrılmalılar. Barış için bu da gerekebilir.

Kürtler, açılımı engelleyenlere tepki koymalı. DTP sine-i millet dedi, bu sine-i PKK demektir. Kapatma kararından daha yanlış bir karar oldu. DTP’liler Meclis’te kalmalı. Açılımlar devam etmeli. Sivil toplum açılımlara yüksek destek vermeli. Bu açılım işi sadece DTP işi olmamalı. Abdullah Öcalan, Ergenekon davasına dahil edilmeli ve gerçek yüzü, gerçek kimliği, kim adına görev yaptığı tüm dünyaya ilan edilmeli. Onun gerçek taraflarını Kürtler de görmeliler.

Anayasa Mahkemesi yeniden yapılandırılmalı.
Yargıtay ve Danıştay demokratik bir yapıya kavuşturulmalı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın yetkileri yeniden belirlenmeli.
Anayasa değişmeli.
Siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu özgürlükçü ve demokratik hale getirilmeli.

Elbette bu işler kolay değil. Ama siyasetin görevi de çözüm üretmektir, bahane üretmek değil.

Bu temel değişikliler yapılmadığı takdirde gösterilen çabaların birçoğu boşa çıkabilir. Bunu, topluma izah etmek de kolay olmaz. Ülkeyi kapatmak isteyenlere fırsat verilmemeli.

ANALİZ VİDEO

Alper TAN
14.12.2009

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN 22.03.2017HAÇLI BİRLİĞİNE KARŞI HİLAL BİRLİĞİ 15.03.2017AVRUPA NİÇİN DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR? 10.03.2017NİÇİN “HAYIR” DEMELİYİZ! İŞTE SEBEPLER.. 06.03.2017ASLINDA “KİMLER RAHATSIZ” 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017FETHULLAH’I VERSELER NE OLACAK! 23.02.2017BU SİSTEMİN NE ZARARI VARDI DA DEĞİŞTİRİYORUZ? 15.02.2017ABD’NİN DİNCİ SİYASETİ TUTAR MI? 12.02.2017SANDIĞA GİDERKEN DÜNYADA NELER OLUYOR? 09.02.2017DONALD TRUMP’A TEŞEKKÜR MEKTUBU 31.01.2017ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI! 17.01.2017ABD, NATO, TERÖR VE CUMA HUTBESİ! 02.01.2017BATI SAVAŞI KAYBETTİ. İSTESE DE İÇ SAVAŞ ÇIKARTAMAZ! 30.12.2016SURİYE’DE KİMLERLE SAVAŞIYORUZ? 27.12.20162017 VE SONRASI NELER OLABİLİR? 22.12.2016BU “TERÖR” DEĞİL, “DIŞ SALDIRIDIR” 17.12.2016İRAN, MÜFLİS BATININ TRUVA ATI MI? 16.12.20163.DÜNYA SAVAŞININ ADI “TERÖR” 12.12.2016BATI DEĞERLERİ VE HEGOMONYASI SARSILIYOR! 08.12.2016
delikanlı ol alper tan!
 // dalgaci
her olumsuz şeyin faturasını hükümete kesiyorsun. -meli, -malı diyorsun. her "iyi" şeyi de ilker başbuğ'un da aralarında bulunduğuna inandığın "yeni ankara"nın hanesine yazıyorsun. bunca rezalet ayyuka çıkmış, nerde senin ilker başbuğ'un, o neden emri alrtındakileri görevden almıyor da sen bunu başbakandan istiyorsun diye soruyorz, sende tık yok. bahsettiğin değişiklikleri yeni ankara olmadan biz de önerdik. ama akp'nin vekil sayısı buna yetmez ki. tek ç...
17 Aralık 2009 00:25
Yalnız Koşulara ve Bölgeyemi,
 // Yalman Güç
Sayın Alper Tan ,
Türkiye Cumhuriyeti yalnız bölgeye ve komşularınamı kapalıydı?En mühimi ,Hasolara ve Memolara yani kendi halkına kapalı idi.21.asırda bile halkına yaptığı açılımı sindiremeyenler var....
16 Aralık 2009 04:27
GEÇMİŞTEN DERS ALMIŞ OLMALILAR.
 // Bayram TUNA
Sn.Alper beyin önerilerinin gözden kaçacağını sanmıyorum,ancak yapılması gerekenleri fazla bekletmeden,bir ihtimal en az zararla uygulamaya koymalılar, herşey çok açık ve net, hazır saflar belirlenmişken,siyasetin de öldürmek ve olanca gücüyle bağırmak olmadığı, kaş yapayım derken göz çıkaranların, sığındıkça batanların iyice bocaladığı şu günlerde, adım adım değilde, koşar adım gerekenleri yapacakları ümidindeyim. Böyle bir lutuf bir daha olmay...
14 Aralık 2009 15:14