YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
HDP-PKK AZGINLIĞININ SONU NEREYE VARACAK?
HDP-PKK AZGINLIĞININ SONU NEREYE VARACAK?
27 Temmuz 2015 14:50
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, "Suruç ve devamında ortaya çıkan gizli gerçekler, önümüzdeki süreçte HDP ve PKK’nın bölüneceğini gösteriyor" dedi. İşte Tan'ın o analizi:

Kürt meselesi ve terörle mücadele konusunda 20 Temmuz 2015, önemli dönemeçlerden biri oldu. Özellikle Çözüm Süreci'nin 20 Temmuz öncesi gibi devam etmeyeceği ortada artık. Mevcut HDP, Çözüm Süreci'nde muhatap olmaktan çıkmış görünüyor.

Peki ne oldu, ne olacak?

HDP yönetimine hakim grup, Çözüm Süreci'ne başından bu yana mesafeli durdu ve süreci tam anlamıyla kesinlikle sahiplenmedi; aksine sistematik biçimde süreci alttan alta zehirlediler. HDP içindeki ve çevresindeki çözüm taraftarı kesim ise etkin olamadı.

Abdullah Öcalan, 2013 Nevruzu'nda Diyarbakır’da okunan mektubunda, Türk-Kürt kardeşliği ve birlikte yaşama iradesini vurgulayarak, Türk-Kürt birlikteliğini “Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşam, kardeşlik ve dayanışma hukukuna“ bağlamıştı.

Abdullah Öcalan’a göre, Kürtlere karşı sürdürülen son yüzyılın “baskı imha ve asimilasyon politikaları,” halkı bağlamayan, “kapitalist modernitenin ürettiği iktidar elitinin işi”ydi. 2014 Nevruzu'nda okunan mektubunda da, bütün bölgedeki vesayet düzenlerini “Uluslararası Gladyo hâkimiyeti” olarak adlandırmıştı.

2015 Nevruz mektubunda ise, kapitalist emperyalizme dikkat çekerken “Ulus devlet milliyetçiliği temelinde etnik ve dini kimlikleri özüne ters biçimde içe doğru kapatıp birbirlerine düşman etmek, yani böl-yönet politikasına uygun olarak varlığını acımasızca günümüze kadar sürdürme” gerçeğini vurgulamıştı.

İslam karşıtı seküler Kürtler ve Yeni Türkiye’nin gidişatından rahatsızlık duyan Beyaz Türkler, Öcalan’ın Kürtlere dini referanslara dayanan tavsiyelerinden çok rahatsız oldular.  

“Kürtlerin Ak Partisi” olarak tanımlayabileceğimiz Irak Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin Başbakan Erdoğan’la birlikte 16 Kasım 2013’te Diyarbakır’da yaptığı konuşma ise tuz-biber oldu. Barzani’nin “Ortadoğu’da artık birlikte yaşama günü gelmiştir. Savaşlar denendi. Kimse savaştan bir hayır görmedi. Barış temeli artık atılmıştır. …..  Barış yolu ne kadar uzun olsa da bir sene savaşmaktan daha iyidir. Biz tüm gücümüzle barış sürecini destekliyoruz“ sözleri, çözüm karşıtlarını çok sarstı.

PKK-HDP, Çözüm Süreci'ni kendi elleriyle değil de üçüncü bir el tarafından bozdurmak için ABD’nin “üçüncü taraf” olmasını istemeye başladılar. Başaramadılar. Bu defa ABD, IŞİD bahanesiyle Suriye tarafında PYD üzerinden PKK ile stratejik ortaklık kurdu. ABD, İsrail ve İslam karşıtı odaklar, elbirliği ile laboratuvar ürünü bir “Rojava Devrimi” efsanesi ürettiler. Kürt gençleri bu defa bu sloganik söylemlerle kendilerine çektiler. Ülkedeki IŞİD karşıtlığı üzerinden bir alan açtılar.

Öcalan, kararlı biçimde “Silahlı mücadele dönemi bitti, siyasi mücadele dönemi başladı” “Silah miadını doldurdu. Kürt hareketi yoluna demokratik siyasetle devam edecek” diye bastırmasına rağmen, çözüm karşıtı PKK-HDP grupları silahı ve savaşı savunarak karşılık verdiler. PKK ve HDP Türkiye’de Ak Parti hükümetine karşı örtülü savaşı sürdürürken PYD de Suriye’deki Barzani yanlısı Kürtlere karşı bir bölgesel baskı ve temizlik hareketi başlattı.

Eski CIA Direktörü Michael Hayden Alman Die Welt gazetesinde 09 Temmuz 2015’te yani Suruç saldırısından 11 gün önce yayınlanan mülakatında; “Bana göre Kürtler bizim en önemli müttefikimizdir. Öyle de kalacaktır. Çünkü Rojava’daki koalisyon onların çıkarınadır… Suriye ve Irak’ın eski haline geleceğine inanmıyorum. Başka alternatifler bulmamız gerekiyor. Bu nedenle Kürtler’in doğrudan silahlanmasını destekliyorum” diyordu. 19 Temmuz’da ise HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kobani’den dönüşte “Sırtımızı PYD’ye dayadık” diye açıkça övünüyordu.

Ankara Suruç ve devamındaki terör faaliyetlerinin ardından ani bir strateji değişikliği ile yurt içi ve yurt dışındaki terör odaklarını ani ve kararlı biçimde vurmaya ve algıyı değiştirmeye başlayınca, ABD de anında ağız değiştirdi. Bu defa ABD Savunma Bakanı John Kerry “Amacımız IŞİD’le mücadele etmek ve mağlup etmek. Bunun için Suriye’deki dinamikleri değiştirmek orundayız” deyiverdi. Kendilerini ABD’nin bölgedeki stratejik ortağı görerek “sırtını PYD’ye dayamakla” övünen küstahlar, arkalarında ABD’nin olduğunu düşünerek azgınlaşan PKK-PYD, bir kere daha acı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldılar. Kürtler de HDP’nin aslında kimin kucağında olduğunu daha net görmeye başladı. Güç karşısında ABD’nin herkesi satabileceğini yeni tecrübeyle bir daha gördüler. Halbuki bu gerçek onlara defalarca anlatılmıştı.

Bu son gelişmeler PKK, HDP ve diğer bileşenleri arasındaki ayrışmanın daha da hızlanacağının işaretleri. Suruç ve devamında ortaya çıkan gizli gerçekler, önümüzdeki süreçte HDP ve PKK’nın bölüneceğini gösteriyor. Bu bölünme dışarıdan bir bölme değil.. Kürt meselesine bakış ve çözüm yöntemi konusunda içerideki temel farklılıklardan kaynaklanıyor.

“Kapitalist emperyalistlerle” müşterek hareket ederek Kürtleri hem kendi içlerinde hem de Türklerden ayrıştırmaya çalışanlar, “yerli dinamiklerle” ortak hareket ederek Türk-Kürt-Arap birlikteliğini isteyenlerden ayrışacaklar. Bu ayrışma yaşandığı zaman arkalarında kaç Kürt olduğunu ve şimdilerde onlara coşku verenlerin ne yapacaklarını da görecekler.

Bunun için fazla zaman kalmadı.

Alper TAN

27.07.2015 

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

HDP - DEMİRTAŞ VE DESTEKÇİLERİNDEN CEVAP BEKLEYEN SORULAR

SURUÇ'TA SUÇLU DEVLET Mİ?

“AK PARTİ-MHP” EN GÜÇLÜ İHTİMAL!

“ASKERİ AMAÇLA YOL” “ASKERİ AMAÇLA BARAJ” “ASKERİ AMAÇLA SEÇİM!”

"REJİM MÜCADELESİ" VE KÜRTLER

İSLAM DÜNYASINDAKİ VAHİM TABLO VE ÜMİT

TÜRKİYE NEDEN SIKIŞTIRILIYOR?​

SAKİN OLUN İŞLER YOLUNDA...​

7 HAZİRAN FELAKET Mİ FIRSAT MI?

HDP KÜRTLERİ DEĞİL İNGİLİZLERİ SEVİNDİRİYOR!

SEÇİM ÖNCESİ GİZLENEMEYEN, GÖZ AÇICI İTTİFAKLAR

KÜRT VE ALEVİ KİMLİĞİNE GİZLENEN ERMENİ SİYASETİ!​

 

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
KRİZDEN FIRSAT ÇIKARMA VAKTİ 04.10.2017Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali 21.09.2017BÜYÜK HESAPLAŞMAYA DOĞRU.. 18.09.2017BATI DÜNYASI NEREYE YUVARLANIYOR? 04.08.2017"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR" 25.07.2017YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR? 14.07.2017Alper Tan: Olaylar, tehditler ve biz 06.07.2017OLAYLAR, TEHDİTLER VE BİZ 05.07.2017ASLINDA NELER OLUYOR? 28.06.2017“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017
 // selçuk
Şimdi birincisi çözüm sürecinde terör örgütüyle ve onun elebaşıy la masaya oturulması başından beri yanlış bir karar dı. Hain le hiçbir zaman pazarlık yapılmaz. Şimdi bi nevi bunun bedelini ödüyoruz.Ve şimdi bu hdp yok edilmelidir aksi takdirde bu ülkeye çok mazeret olarak bu it sürüleri...
01 Mart 2016 23:12
 // teoman
Yorumunuz “Türk Ordusuna ve Devletine Silah
Sıkılırsa, Ben Yokum” Demişti
PKK’nın son bir haftada 3 polis ve 3 askeri şehit
etmesinin ardından, HDP Gaziantep Milletvekili
Celal Doğan’ın “Türk ordusuna ve devletine silah
sıkıldığı gün ben yokum” sözü akıllara geldi.
Kamuoyu, şimdi Celal Doğan’ın istifa edip
etmeyeceğini merakla bekliyor....
27 Temmuz 2015 19:33