YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon'u kurtarmak
Ergenekon'u kurtarmak
18 Şubat 2010 09:06
ALPER TAN

Ülkemizde başlayan demokrasi ve sivilleşme mücadelesi bu hafta yeni ve önemli bir boyut daha kazandı. Genelkurmay Başkanı ile Deniz Kuvvetleri Komutanının savcıları, hakimleri açıkça tehdit etmeleri, adalet ve hukuk peşinde olanları yıldırmadı, korkutamadı. Erzurum’da ve İzmir’de savcılar ve hakimler komutanların tehdit ve şantaj dolu sözlerine aldırmadan yollarına devam ettiler. Erzurum’da özel yetkili savcı, adı karanlık olaylarla birlikte anılan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanmasını istedi. Mahkeme de tutukladı.

İzmir’de ise iki amiral, Ergenekon davası dahilinde saatlerce ifade verdiler. Bu sorgulama ve yargılama işleri demokratik bir ülkede normal olan “yargının doğal işleyişinden” ibaret. Ama bu noktadan sonra emir komuta sisteminin devreye girdiğini ve Ankara’da belli yerlerin aniden ve koro halinde harekete geçtiğini izledik. Adı belli ve sadece üniforması eksik, siyasi olamamış partiler, Yargıtay, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile güdümlü bazı barolar, ilaveten de kafaları İsmet İnönü döneminde donmuş bazı akademisyenler.. Bunlar, tek parti döneminden miras medyanın da desteğiyle görevini yapan yargı mensupları için hemen engizisyon mahkemesini kurdular. Çarklar işlemeye başladı. Hukuk, kanun, yetki hak getire..

Eski Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Osman Şirin HSYK’nın yıldırım hızıyla toplanarak, Erzurum özel yetkili savcısının yetkisini almasına kılıf uydurmak için şunu söyleyebiliyor:  “Bu (yetki), kanunlarda yazılı maddelerde lafzen bulunmasa bile yorum olarak ve yararlı bir faaliyet olarak sığdırılabilecek bir eylemdir.” Yani Türkçesi şu: “Kanunda yeri yok ama yorum yaparak kılıfına uydurur geçeriz.”

Yargının tepelerinde görev yapmış kişilerin hukuk anlayışı böyle olduğu müddetçe bu ülkede ne seçime ne de parlamentoya ihtiyaç var. Nasıl olsa bu beyler beğenmedikleri yasaları uygulama gereği duymuyor ideolojilerine göre yorumluyor ve karar veriyorlar.

Ergenekon davasının siyasileştiğinden dem vuran Yargıtay, Danıştay ve HSYK gibi yerler Genelkurmay Başkanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanının açıkça savcıları ve mahkemeleri tehdit etmeleri karşısında seslerini çıkarmadıkları gibi hiç şüphem yok çok mutlu oluyorlardır.   

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, intihar eden Albay Berk Erden'in İstanbul'daki cenaze töreninde tehditkar açıklamalar yaptı. Komutan açık açık subayların iftiraya uğradığını söyledi ve kendisine yönelik suikast iddialarıyla ilgili olarak da "Ben üst düzey komutanım her zaman suikast ihbarı olabilir, ancak benim üzüldüğüm nokta bunun masum subaylarımın üstüne yıkılmasıdır" diyordu. Yargılanmakta olan askerlerin masum olduğunu ilan ediyordu. Yargıya baskı olduğunu iddia eden büyük hukukçularımız hala suspus durumdalar bu konuşmalar karşısında..

Genelkurmay Başkanı Başbuğ, mahkemeleri de eleştirdikten sonra tehdit ediyor “Sabrımız taşarsa bildiklerimizi açıklarız” diyor.

3. Ordu Komutanı Saldıray Berk savcı tarafından ifadeye çağrılmasına rağmen hukuka meydan okuyor ve ifadeye gitmiyor. Üstelik arada bir, cadde sokakta askeri araçları dolaştırarak namluyu gösteriyor.

Bütün bunlar, demokratik, hukuk devletinde oluyor. Erzurum özel yetkili savcısının yetkisinin alınmasının en önemli sebeplerinden birinin 3. ordu komutanını ifadeye çağırmayacak yeni bir savcı arayışından kaynaklandığı anlaşılıyor. Yargıtay’ın ve HSYK’nın, paşayı kurtarmak için düğmeye bastığı artık aşikar görünüyor.

Bu arada bir merakımı da paylaşmak istiyorum. Acaba şimdiki Yargıtay Başkanlar Kurulu’nda ve HSYK’nın yargıdan gelen üyeleri arasında Çevik Bir’in brifingleri katılmamış kimse var mıdır?

Yargıtay ve HSYK’nın mevcut hakim anlayışı ilk defa böyle olmadı. Öteden beri aynı. Yargıtay ve HSYK’nın hukuku hiçe sayan tavırlarının sorumlusu sadece kendileri de değil. Bunun böyle olduğunu bile bile gerçek bir hukuk devletine yakışan bir yargı yapılanmasını gerçekleştirmeyen herkes bundan sorumludur. Şimdiye kadar adım atma konusunda işi yavaştan alan iktidar partisi de dahil, bu hukuksuzluğa destek çıkan MHP, CHP ve BDP de bu olan adaletsizliklerin sorumluluğuna ortaklar.

Sandıkta bunun hesabını nasıl vereceklerini de herhalde düşünmeliler. Ayrıca yaşanan hukuksuzluklar ve çiğnenen adalet karşısında sessiz kalan sivil toplum da sorumlu.. TOBB, Türk-İş, ve diğer sendikalar ile ticaret ve sanayi odaları ile iş dünyasının diğer oluşumları neredeler? Danıştay’ın katsayı zulmünü içlerine sindirmiş ve hatta iyice sinmiş görünüyorlar. Birkaç yüz TEKEL işçileri kadar bile olamadılar. Bu kuruluşlar kimi temsil ediyorlar ve kimin haklarını savunmakla mükellefler! Yoksa bu yaşananları destekliyorlar mı?

Sivil toplum, gücünü göstermeyecekse sokaklarda askeri araçları, yukarlarda da hukuksuzlukları görmekten yakınmayalım. Tarihin değiştiği bu kavşakta kimin nerede durduğu tarihçiler tarafından bir gün mutlaka yazılacaktır. İlerde hacalet içinde başını öne eğmek istemeyenlerin demokrasi konusunda taraf olduğunu gösterme zamanıdır.

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN 22.03.2017HAÇLI BİRLİĞİNE KARŞI HİLAL BİRLİĞİ 15.03.2017AVRUPA NİÇİN DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR? 10.03.2017NİÇİN “HAYIR” DEMELİYİZ! İŞTE SEBEPLER.. 06.03.2017ASLINDA “KİMLER RAHATSIZ” 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017FETHULLAH’I VERSELER NE OLACAK! 23.02.2017BU SİSTEMİN NE ZARARI VARDI DA DEĞİŞTİRİYORUZ? 15.02.2017ABD’NİN DİNCİ SİYASETİ TUTAR MI? 12.02.2017SANDIĞA GİDERKEN DÜNYADA NELER OLUYOR? 09.02.2017DONALD TRUMP’A TEŞEKKÜR MEKTUBU 31.01.2017ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI! 17.01.2017ABD, NATO, TERÖR VE CUMA HUTBESİ! 02.01.2017BATI SAVAŞI KAYBETTİ. İSTESE DE İÇ SAVAŞ ÇIKARTAMAZ! 30.12.2016SURİYE’DE KİMLERLE SAVAŞIYORUZ? 27.12.20162017 VE SONRASI NELER OLABİLİR? 22.12.2016BU “TERÖR” DEĞİL, “DIŞ SALDIRIDIR” 17.12.2016İRAN, MÜFLİS BATININ TRUVA ATI MI? 16.12.20163.DÜNYA SAVAŞININ ADI “TERÖR” 12.12.2016BATI DEĞERLERİ VE HEGOMONYASI SARSILIYOR! 08.12.2016
helal olsun
 // mehmet pekmez
Eline diline yüregine saglık tek kelimeyle hislerimize tercüman oluyorsun Bir de programlar yapıyordun uzun süredir sizi takip ediyorum yine devam etmenizi istirham ediyorum. Tam sırası Allah güç kuvet versin teşekürler......
22 Şubat 2010 01:09
Son Çırpınışlar
 // ibrahimk
Her şey ortada daha bir şey söylemeye gerek yok......
19 Şubat 2010 08:57
bu ne çifte sıtandart
 // kurban aydoğan
siz ne yapmak istiyorsunuz be kardeşim sana başka bana başka kanun böyle şey olmaz konun önünde herkes eşit olmalı kanuınun paşası hakimi cahili olurmu suçişleyen herkes kanun önünde aynıdır sen paşayımde diğeri savcıyım diğeri m.vekiliyim desin kanun kimin için var biz sokaktaki sade vatandaş içinmi yokböylebişey kardeşim herkes haddini bilsin bu ahalkın verdiği yetkiyi silahı geri halka çeviripte ikidebir hımmmmmmm haaaaaaaa demesin diyemesin daletin olmadı...
19 Şubat 2010 08:16