YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan ve muhalefet ne yapacak?
Erdoğan ve muhalefet ne yapacak?
13 Haziran 2011 18:08
ALPER TAN

Aylardır süren heyecan ve tartışmalar sona erdi. 12 Haziran seçimi sonuçlandı. Ak Parti, seçimden açık ara bir zaferle çıktı. 2002’de % 34, 2007’de % 47 oy alan Ak Parti, bu seçimde her iki seçmenden birinin tercihi seviyesine ulaştı. Arka arkaya 3. dönem hükümet olmak için halktan vize aldı. Ak Parti oyları artmış olmasına rağmen seçim kanunundan kaynaklanan durum nedeniyle milletvekili sayısı azaldı. En azından, referandumla anayasayı değiştirme gücü olan 330 milletvekilini alamadı. 2002’de % 34 oyla 363, 2007’de % 47 oyla 341 milletvekili çıkaran Ak Parti, 2011’de % 50 oyla ancak 326 milletvekili çıkarabiliyor. Bu durum yürürlükteki seçim kanununun tuhaflıklarını çarpıcı biçimde gösteriyor.

Halk, değişimi sevdi. Değişim sürecine desteğini arttırarak devam ettiriyor. Yasakçı, vesayetçi düzenin değişmesi ve Ergenekon artıklarının devletten tasfiyesi konusunda güçlü bir irade ortaya konuldu. Anayasa değişikliği beklentileri arttı. Önümüzdeki süreçte en önemli konunun anayasa değişikliği olacağı ortada. Kürt meselesinde çözüm sürecinin desteklendiği mesajı da verildi.

Başbakan Erdoğan hem ülkücü seçmene hitap edecek adaylar konusunda hem de Kürt seçmene hitap edecek adaylar konusunda daha isabetli isimler belirleseydi muhtemelen % 55 oranında oy alabilirdi. Bu olmadı. Ak Parti referandumda “Evet” diyen potansiyel seçmenin 8 puanlık kısmına ulaşamadı.

Seçmenin sandığa gitme oranı % 87 oldu. Bu çok iyi. Yeni TBMM, büyük bir temsil kabiliyetine kavuştu. Seçmenin yaklaşık % 96’sı TBMM’de temsil ediliyor. Bu yüksek bir oran.

CHP oyları ve vekil sayısı arttı ama partide hayal kırıklığı yaşanıyor. Yeni CHP’nin ne olduğu meçhul. Kılıçdaroğlu’nun Hakkari’de söylediğini Ardahan’da tekzip eden. Tunceli’de konuştuğunu İstanbul’da unutan, Batman’da verdiği sözü Ankara’da yalanlayan tutumu CHP seçmeninin gözünden kaçmadı. Önümüzdeki süreçte en sıkıntılı parti muhtemelen CHP olacak. Gürsel Tekin’le Süheyl Batum’un, Sezgin Tanrıkulu ile ulusalcı CHP’lilerin bir arada uzun süre kalabilecekleri kanaatinde değilim. CHP’de koltuk kavgası yolda. CHP’nin seçim vesilesiyle askıya alınan iç hesaplaşmasının sahneye çıkması yakın. CHP iki hatta üç hizbe bile ayrılabilir. Çünkü CHP’de genel başkan dışında ne değişti belli değil.

CHP’nin Ergenekon’dan medet bekleyen siyaseti çökmüş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa geldiği ilk dönemlerdeki rüzgar, Ergenekoncuların savunulması ve aday yapılmaları ile hazana dönüştü. Cuntacı Ergenekoncu Çetin Doğan İstanbul’dan bağımsız aday olmuştu. Halktan büyük bir tokat yedi. Seçilemedi. Boyunun ölçüsünü aldı. Ama öbür taraftan CHP-MHP paslaşması ile bazı Ergenekoncular meclise girdiler. Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılsın lafını dilinden düşürmeyen CHP, Ergenekon sanıklarını dokunulmazlık zırhına kavuşturmak için vekil yaptı. CHP ve Kılıçdaroğlu, böylece yeni bir tutarsızlığa daha imza atmış oldu.

2007 seçimlerine göre MHP’den Ak Parti’ye, CHP ve DP’den MHP’ye taban ve oy kaymaları yaşandı. 2010 referandumundaki tutumu ve yaşanan kaset skandalları sebebiyle MHP’den vazgeçen seçmenin boşluğu CHP ve DP’den gelen destekle telafi edilmeye çalışıldı. Bir kısım MHP’liler sandığa gitmediler. MHP’nin oyları 2007’ye göre “1” puan düştü; milletvekili sayısı 70’den 53’e indi.

BDP milletvekili adaylarını belirlerken kendisi açısından doğru tercihte bulunmasının karşılığını gördü. Kürtçe ibadet talebi, Kürtçe ezan okutma, alternatif namaz ve öğrenci yurtlarını yakma girişimleri gibi saçmalıklar olmasa daha da başarılı olabilirlerdi. Doğu ve Güneydoğu’da BDP’nin güçlü olduğu 12 ile baktığımızda ortalama olarak oyların yarısını Ak Parti’nin aldığını görüyoruz. Bu tablo şunu gösteriyor. Kürt sorunu konusunda BDP’nin Ak Parti’ye rağmen adım atması mümkün değil. Ancak Ak Parti de BDP’yi göz ardı edemez. Ak Parti ve BDP çözüm için beraberce çalışmak zorundalar. Bundan kaçamazlar.

Başbakan Erdoğan seçim öncesi Öcalan’ı asma polemiğine girerek ve Güneydoğu’daki aşiretleri hedef alarak milliyetçi seçmene sıcak mesajlar verdi. Bunun karşılığını da aldı. Ancak Kürt seçmenin potansiyel oyu tam yansımadı. Bu söylem Güneydoğu’da ters tepti. Yoksa bu bölgeden daha çok oy gelebilirdi.

TBMM’de temsil edilmeyen partilerin mensupları bu seçimin parti seçimi değil ülkenin kaderi ile alakalı bir seçim olduğunun şuuru ile hareket ettiler. Bu pozitif bir tutum. Ak Parti bunun kıymetini bilmeli ve beklentileri boşa çıkarmamalı.

Bazı dini cemaatlerin başındakilerin MHP’ye destek açıklamaları, cemaat tabanına etki etmedi. Vatandaş bildiğini okudu. Bu cemaatlerde iç tartışmalar başlayabilir. MHP’de Devlet Bahçeli anlaşılıyor ki ayrılmayı düşünmüyor. Ancak bundan sonra orada oturması giderek daha zor hale gelecek gibi görünüyor. MHP’yi sıkıntılı günler bekliyor.

Başbakan Erdoğan malum balkon konuşmasında anayasa konusunda “uzlaşma” mesajı verdi. Liderlerden helallik istedi. Bu güzel bir niyet göstergesi. Uzlaşma konusu Ergenekon taleplerine boyun eğme noktasına gitmemeli. Anayasa konusunda iktidar kadar muhalefet de sorumlu. Bu sorumluluğu muhalefet hissetmeli. Anayasa konusunda Ergenekoncu muhalefetin keyfinin sürmesini ilanihaye bekleyemeyiz. Anayasa değişikliği isteyen kesimlerin bundan sonra daha gür sesle taleplerini tüm partilere haykırmaları ve taleplerinin arkasında durmaları gerekiyor.

Bu seçim, sonuçları itibariyle ayaklanmalarıyla gündemde olan Ortadoğu halkları ve Türkiye dostlarına da derin bir nefes aldırdı. Batılı yayın organlarının koro halinde CHP’ye çalışmış olmaları seçmen açısından göz açıcı oldu ve ters tepti.

İsrail yönetimi ise çok karamsar bir noktada ve umutsuz.

Her işte bir hayır var. Seçim sonuçları ülkemiz için hayırlı olsun.

Alper TAN

13.6.2011

 

 

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI! 17.01.2017ABD, NATO, TERÖR VE CUMA HUTBESİ! 02.01.2017BATI SAVAŞI KAYBETTİ. İSTESE DE İÇ SAVAŞ ÇIKARTAMAZ! 30.12.2016SURİYE’DE KİMLERLE SAVAŞIYORUZ? 27.12.20162017 VE SONRASI NELER OLABİLİR? 22.12.2016BU “TERÖR” DEĞİL, “DIŞ SALDIRIDIR” 17.12.2016İRAN, MÜFLİS BATININ TRUVA ATI MI? 16.12.20163.DÜNYA SAVAŞININ ADI “TERÖR” 12.12.2016BATI DEĞERLERİ VE HEGOMONYASI SARSILIYOR! 08.12.2016SURİYE ABD’YE GİRİYOR! 02.12.2016KÜRESEL DÜZENİ MÜSLÜMANLAR KURUYOR 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016BATI BATIYOR, ÇÖZÜM KENDİMİZDE 23.11.2016BATI'NIN SÖMÜRGE DÜZENİ YIKILIYOR 19.11.2016BATI NİÇİN PANİKTE? 15.11.2016TRUMP DÖNEMİNDE NELER OLACAK? 10.11.2016BATI BU SAVAŞI KAYBEDECEK. ÇÜNKÜ... 07.11.2016HAÇLILAR NEDEN DAİŞ’İ BİTİRMEK İSTEMEZ? 21.10.2016İŞTE GİZLİ BELGE, ABD EN TEHLİKELİ TERÖR ÖRGÜTÜ 18.10.2016CENK MEYDANI ISINIYOR 13.10.2016
hayırlı olsun
 // f.safitürk
Zihninize, ağzınıza sağlık. "Bütün dünya, bütün insalık" için hayırlı olur inşallah....
14 Haziran 2011 17:22
CEMAATLER
 // BARAN BİLEN
Sayın Alper beyin yorumlarını beğenirim ancak şu konuda kendisine katılmiyorum şöyleki : cemaatler mhp ye destek açıklamadılar,desteğini açıklayan sadece iskender paşa cemaatidir bu cemaatin desteğide yüzde yüze yakın olmuştur ve bu destek mhp ye yüze üçlük bir katkı sağlamış ve barajın üzerine çıkarmıştır bu da Türkiye için hayırlı olmuştur.şimdi sıra mhp dedir ak partiye destek olmalı ve birlikte Türkiyenin hayrına olan bir anayasayı çıkarmalıd...
14 Haziran 2011 00:26