YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
DERS ALMA ZAMANI
DERS ALMA ZAMANI
26 Kasım 2013 14:08
Batı ile İran arasında imzalanan anlaşmanın perde arkasında ne var? Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, anlaşmanın altında yatan gerçekleri anlatan çarpıcı bir analiz kaleme aldı. İşte Tan'ın o analizi:

ABD 11 Eylül 2001 “Kurgu saldırısı” sonrası Büyük Ortadoğu Projesi’ni açıklamış Afganistan’dan Fas’a kadar tüm İslam topraklarına bu projeyi uygulayacağını ilan etmişti. İlk saldırı Afganistan’a, ikincisi Irak’a yapılmıştı. Hemen arkasından Suriye ve İran’a saldırılacaktı. Tüm açıklamalar ve hazırlıklar bu yönde idi. O dönem ABD ve destekçileri Ukrayna ve Gürcistan gibi Hıristiyan nüfusun yaşadığı ülkelerde değişimi savaşsız olarak boyalı isimlerle gerçekleştirirken, Afganistan ve Irak gibi Müslüman ülkelerde en dehşetli savaş silahlarını devreye sokmuşlardı.

Yani İslam dünyasında öldürmeyi tercih eden ABD ve Avrupa, Hıristiyan ülkelerde öldürmeyi ve savaşı değil siyasi dönüşümü benimsemişti. 1979’dan itibaren Sovyet ve ABD işgali ile Afganistan’da 4 milyon Müslüman, Hıristiyan Batı tarafından şehit edildi. Afganistan’ın bugünkü nüfusu 35 milyon. Her 5 Afgan’dan biri ise sakat. Yani Afganistan’da şu an 7 milyon sakat var. Savaşlarda kolu kopmuş, bacağı kopmuş, vücudu parçalanmış, gözü çıkmış, kötürüm olmuş.. Milyonlarca öksüz, yetim, dul. Harabeye dönmüş ülke.. Açlık, sefalet, fakirlik, acı, hüzün, ıstırap..

ABD işgalleri ile ise 1.2 milyon Iraklı şehit edildi, 3,5 milyon Müslüman Iraklı sakat vaziyette. Yine bu ülkede de milyonlarca öksüz, yetim, dul var. ABD ve işbirlikçi Hıristiyanların saldırıları ile Afganistan gibi Irak da enkaza çevrildi. Burada da fakirlik, açlık, sefalet diz boyu.

Müslümanlara bu zalimlikler ve insanlık dışı şenaatler reva görülürken kim ne yaptı? Kimler nerede kiminleydi?

Birileri sistematik olarak yapılan yayınlarla Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek için uğraşıyor. Her gün şişirme ve kışkırtıcı haberler veriliyor. ABD ve İsrail ağzıyla yazılan haberlerle iki ülke arasındaki ilişkiler zehirlenmeye çalışılıyor. İki Müslüman halk, örtülü bir mezhep farklılığı algısı oluşturularak birbirinden uzaklaştırılmaya uğraşılıyor. İsrail ve ABD’nin her gün yaptığı şenaat ve denaate dilsiz şeytan gibi davrananlar İran’dan gelen en ufak olumsuzlukları şişirerek gösteriyorlar.

10 yıldan beri, “İsrail 3 aya kadar İran’ı vuracak” balon haberleri yapılıyor. Kendi halkını “Dış düşman” metaforu üzerinden diri tutan İsrail, böylece rahatlatılmış oluyor. İsrail’in her istediğini yapabilen “Süper güç” algısı tazeleniyor.

İran, ABD’ye “Büyük şeytan” diyordu. ABD ise İran’a “Şer ekseni..” ABD öncülüğündeki Hıristiyan Batı ve diğer müttefikleri el birliği ile İran’a ambargo uyguluyorlardı. Ticari ve ekonomik ambargolar nedeniyle İran halkı, sıkıntılı günler yaşamaya başladı. Nükleer silaha sahip olan İsrail’e arka çıkan Hıristiyan Batı, nükleer enerji üretmeye çalışan İran’a savaş açıyordu.

Peki ne oldu sonunda!

Sonunda ABD ve ambargocu müttefikleri yıllardır gizli gizli görüştükleri ve zahiren “Şer ekseni” dedikleri İran’la masaya oturdular. Tabi masada, İran’ın karşısında da “Büyük şeytan” vardı. Saatler süren müzakereler ve pazarlıklar neticesinde taraflar anlaştılar. Ortada ne “Büyük Şeytan” kaldı ne de “Şer ekseni.”

Acaba Hıristiyan Batı İran’la neden arayı düzeltme gereği duydu?

Son yıllarda izlediği bağımsız dış politika ile Ortadoğu’da ve dünyada gücünü ve etkinliğini arttıran Türkiye, birçok uluslararası oyunu bozmaya başladı. 30 yıllık terör belasını da çözüm noktasına getirince Batı’nın hesapları allak bullak oldu. Arap Baharı ile Batı güdümünden kurtulan ülkeler Türkiye’nin yanında konuşlanmaya başlayınca hesaplar da yeniden yapılmaya başlandı.

Hıristiyan Batı, Suriye’ye, daha 5-6 sene öncesine kadar savaş açacağı izlenimi veriyordu. BOP çökünce Türkiye’yi dengelemek ve dizginlemek için tam tersine hareket etmeye başladı. Suriye’de Beşşar Esad’a güç ve enerji sağladı. Suriye halkına değil, Müslüman katleden, bu yolda kimyasal silah bile kullanan Baas rejimine destek verdi. “Demokrat(!)” ve “İnsan hakları savunucusu(!)” Batı, Mısır’da seçilmiş cumhurbaşkanına karşı darbeci Sisi’yi destekledi.

Batı şimdi de bu güne kadar “Şer ekseninin başı” saydığı İran’ı yanına çekerek Türkiye’nin önünü kesme hesapları yapıyor. İslam dünyasında giderek yükselen Batı karşıtı hareketlenmeyi, İran’ı ve Tahran’ın nüfuz alanlarını etki altına alarak yarmayı planlıyor. İran, içine düştüğü yalnızlık ve eko-politik kriz nedeniyle buna razı oluyor. Türkiye ise oyunu bilmekle birlikte bu gelişmeyi destekliyor. Ankara zaten başından beri İran’a ambargo uygulanmasına karşı durmuştu.

Burada anlaşılması gereken şey, ülkeler arası dostlukların ve düşmanlıkların ezeli ve ebedi olmadığıdır. Ülkeler milli menfaatleri neyi gerektirirse öyle hareket ederler. İnsanlar gibi duygusal değildirler.

Şahsi duygusal kopuşlar, para, makam, hırs, ihtiras veya dolduruşla kendi dostlarına karşı yanlış işlere bulaşanların “Büyük şeytan”la “Şer ekseni”nin kucaklaşmasından ibret ve ders çıkarması gerekmez mi?

Sırtını Süper güç ABD’ye dayadığı rahatlığı ile İran’a karşı tetikçilik yapanlar son anlaşma ile ne duruma düştüler! Yine süper güce sırtını dayadığını zannederek başka konularda tetikçilik yapanlar da kim bilir ne duruma düşecekler! Allah hepimizi “Şeytan”ın şerrinden muhafaza etsin.

Alper TAN

26.11.2013

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

YENİ TÜRKİYE VE DİYARBAKIR

MESUT BARZANİ NİÇİN “GELECEK”

GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN KORKUNÇ TABLO

NE DEĞİŞTİ?

ABD ANKARA’DAN SONRA RİYAD’I DA KAYBETTİ

BİRLİĞİN GÜCÜ VE DÜŞMANIN KORKUSU

EYVAAH. “MİT TÜRKİYE’Yİ KOLLUYOR!”

İÇERİDEN VE DIŞARIDAN İNCE İNCE İNCİLER

28 ŞUBAT “ÜST YAPI” VE DEMİREL

 

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
KRİZDEN FIRSAT ÇIKARMA VAKTİ 04.10.2017Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali 21.09.2017BÜYÜK HESAPLAŞMAYA DOĞRU.. 18.09.2017BATI DÜNYASI NEREYE YUVARLANIYOR? 04.08.2017"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR" 25.07.2017YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR? 14.07.2017Alper Tan: Olaylar, tehditler ve biz 06.07.2017OLAYLAR, TEHDİTLER VE BİZ 05.07.2017ASLINDA NELER OLUYOR? 28.06.2017“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI? 22.06.2017YÜRÜYEN CHP BOĞAZ’I NASIL GEÇMELİ? 20.06.2017KATAR’I SEVMEK İÇİN ARAB’A SÖVMEK Mİ LAZIM? 13.06.2017BÜYÜK PATLAMAYA AZ KALDI 30.05.2017ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ 24.05.2017ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK? 18.05.2017TÜRKİYE-BATI İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM! 12.05.2017DAVA VE SIRAT-I MÜSTAKİM 08.05.2017ARTIK SAVUNMA YOK TAARRUZ VAR! 19.04.2017BİR DEVRİMİN ARDINDAN.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017
slm
 // ali kardaş
Alper bey türkiyeyi kahraman yapmaya çalışmış. ABD'yle müttefik olan bir devlet kahraman olamaz. natonun zulüm çadırının altında olan bir devlet kahraman olamaz. israilin dostlarıyla dost olan bir devlet kahraman olamaz....
28 Kasım 2013 Perşembe 16:47
13:47
 // MÜSLÜMAN HAÇLI ORDUSU
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu ama artık tanımlayamayacağımız ve tüfekten daha tehlikeli şeytan silahları türedi. Ehli salip 3 öldürürken, müslümanım diyen 10 öldürür oldu ve sonuçta ölenler hep müslüman. İslam alemi 100 yıldan fazladır başsız. Nerede bir islam ülkesi varsa, ya geri kalmış, ya diktatör bir zalimin elinde, ya da biribirileriyle kanlı bıçaklı halde. Batı, silah zoruyla yeraltı kaynaklarını sömürmüyor artık çünkü müslümanlar zaten kendi içinde sen-ben kavgasında. Çok uzun sürecek. Özet olarak, Batı bize bir virüs enjekte etti ve biz, batının ölen ve öldüren köleleri olduk. Bunu dünyanın en kısa konuşan adamı olarak söylüyorum....
27 Kasım 2013 13:47