YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'de iç savaş
CHP'de iç savaş
03 Kasım 2010 15:34
ALPER TAN

Kaset komplosu ile Deniz Baykal’ın harcanması ertesinde Kemal Kılıçtaroğlu CHP’ye başkan olduktan sonra 24 Mayıs 2010 tarihinde yayınlanan “Başkan Kılıçdaroğlu, 'Önder' Sav” başlıklı yazımda CHP ve Kemal Kılıçtaroğlu’nu nasıl bir süreç beklediğini kendimce kaleme almıştım. O tarihte yazdıklarımı hatırlatmak için hiç değiştirmeden şimdi tekrar yayınlıyorum.

***

CHP’nin başı Deniz Baykal ve milletvekili Nesrin Baytok’a ait olduğu belirtilen ahlak dışı görüntülerin ortaya çıkmasından sonra CHP, vitrindeki görüntüyü yeniledi.

Daha önce de birkaç defa yazdığım gibi CHP’nin özgürlük ve demokrasi karşıtı politikaları sadece Deniz Baykal’ın partinin başında olmasından kaynaklanmıyordu. Deniz Baykal, partinin ruhuna hakim olan görüşün dışa dönük sözcülüğünü yapıyordu. Baykal değişse bile bu hakim anlayışla CHP siyasetinin değişmeyeceğini daha önce de yazdım. Şimdi değişip değişmeyeceğini test etme zamanı geldi. Çünkü genel başkan değişti.

Bu başkan değişimi ne anlama geliyor? Şimdi bunu irdelemeye çalışalım. 1930’larda İsmet İnönü liderliğindeki CHP tarafından savaş uçakları da kullanılarak yerle bir edilmiş, Dersimli bir ailenin çocuğunun statükonun kurucusu CHP’nin başına geçmiş olması derin statükoya, şeklen anlamlı bir mesaj. Ancak bu şekli değişiklik esasa da yansıyabilecek mi? Esasa da yansımasını temenni ederim. Bunu zaman gösterecek. Ancak ben bu konuda umutlu değilim. Çünkü:

1) Kemal Kılıçdaroğlu, Dersim’i yakan statükoya rağmen değil, o statükonun desteği ile bu konuma geldi. İstese bile zor.

2) Deniz Baykal genel başkan iken parti politikasını ve teşkilatı yöneten gerçek isim Önder Sav ve onun takımı idi. Deniz Baykal partinin sözcülüğünü yapıyordu. Bu kurultayda Önder Sav damgasını yine vurdu. Ve listeyi özünde o hazırladı. Yani genel başkan değişti ama CHP politikası değişmeyecek. MYK ve Parti Meclisi’nde isimlerin çoğunun değişmiş olması ise fazla bir anlam taşımıyor. Önder Sav, bilinen CHP politikasını, farklı isimlerle daha sert ve daha radikal biçimde sürdürmek istiyor. Kılıçdaroğlu ise tabana dayanmaya çalışıyor.

3) Önder Sav’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemiş olması sinsi bir taktikten ibaret. Önder Sav, son iki sene içinde yaptığı doğru-yanlış çıkışlarla Aydın Doğan Grubu’nun da şişirmesi ile sivrilmiş ve sol cenahta aranan adam konumuna gelmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu harcamak istiyor. Önder Sav, medyanın şişirdiği Kılıçdaroğlu’nu genel başkan yapıp, ama şimdiye kadar olduğu gibi CHP’yi arkadan kendisi yönetip “Kemal Bey’de bir numara olmadığını” onun sahte kahraman olduğunu göstermeye çalışacak. İlk harcamaya çalışacağı isimlerden diğeri de Gürsel Tekin.

4) Önder Sav, Kılıçdaroğlu’nu kendi haline bıraksa bile o, bir partiyi yönetebilecek, hele hele iktidara getirebilecek çapta biri değil. Konuşmalarına bakılırsa kafasında hala 1930’ların politikası var. Hala bürokratik devleti savunan bir söylemi savunuyor. Bu da onun dünyadan ne kadar habersiz olduğunun göstergesi.

………..

6) Kılıçdaroğlu, “Hem demokrasiyi hem de partide gençleşmeyi sağlayacağız” diyor. Bu demokratikleşme ve gençleşme vaadi CHP’nin fantezisi. Her zaman konuşulur, hiçbir zaman yapılmaz. Parti üst yönetiminin % 80’inden fazlasını Önder Sav belirledi. Parti gençleşecekse en başta Önder Sav’ın gitmesi gerekir. Önder Sav 73 yaşında. Bundan sonra da Önder Sav, partiyi Kemal Kılıçdaroğlu’na bırakmak istemeyecek. Mevcut şartlarda demokratikleşme ve gençleşme yine fantezi ve vaat olmaktan öte gidemez. Ayrıca gençleşmek için ille de biyolojik yaşa bakmamak gerekir. CHP’nin aslında politikaları yaşlanmış durumda. Türkiye’yi ve Dünya’yı keşfeden radikal bir zihniyet dönüşümü olmadığı takdirde modası geçmiş ihtiyar düşünceleri gençlerin savunması bir şey değiştirmez.

……….

8) CHP’nin politikası özgürlük, sivilleşme ve demokrasi amaçlı değil. Tasfiye, yok etme veya yok saymaya yöneliktir. Önder Sav’ın, kendisini eleştiren Yılmaz Ateş’i hedef alan şu sözleri çok açıklayıcı: ''Çok Yılmaz Ateş'leri biz cebimizden çıkardık, sokağa bıraktık. Zaten bu telaşın temelinde yaklaşan kurultayda yok olacaklarını görmeleri yatıyor'' diyor. On yıllarca CHP’nin tepesinde kalmayı marifet sayan, farklılıklara, eleştirilere tahammül edemeyen ve onu “yok etmeye” çabalayan ve eden bir zihniyetin hakim olduğu partiden nasıl bir değişim beklenebilir?

9) Partiye yine Önder Sav hakim. Kemal Kılıçdaroğlu değil. Ancak Önder Sav’ı yönlendirenler 5-6 ayı geçmez Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber Önder Sav’ı da tasfiye edecekler.

***

Bu satırları 24 Mayıs 2010 tarihinde yayınlamıştım. Yeni bir şey söylemeye gerek olmadığını düşünüyorum. Önder Sav’ı, Kemal Kılıçtaroğlu’nu ve CHP’yi önümüzdeki süreçte neler bekliyor hep beraber göreceğiz.

Alper TAN

03.11.2010

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN 22.03.2017HAÇLI BİRLİĞİNE KARŞI HİLAL BİRLİĞİ 15.03.2017AVRUPA NİÇİN DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR? 10.03.2017NİÇİN “HAYIR” DEMELİYİZ! İŞTE SEBEPLER.. 06.03.2017ASLINDA “KİMLER RAHATSIZ” 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017FETHULLAH’I VERSELER NE OLACAK! 23.02.2017BU SİSTEMİN NE ZARARI VARDI DA DEĞİŞTİRİYORUZ? 15.02.2017ABD’NİN DİNCİ SİYASETİ TUTAR MI? 12.02.2017SANDIĞA GİDERKEN DÜNYADA NELER OLUYOR? 09.02.2017DONALD TRUMP’A TEŞEKKÜR MEKTUBU 31.01.2017ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI! 17.01.2017ABD, NATO, TERÖR VE CUMA HUTBESİ! 02.01.2017BATI SAVAŞI KAYBETTİ. İSTESE DE İÇ SAVAŞ ÇIKARTAMAZ! 30.12.2016SURİYE’DE KİMLERLE SAVAŞIYORUZ? 27.12.20162017 VE SONRASI NELER OLABİLİR? 22.12.2016BU “TERÖR” DEĞİL, “DIŞ SALDIRIDIR” 17.12.2016İRAN, MÜFLİS BATININ TRUVA ATI MI? 16.12.20163.DÜNYA SAVAŞININ ADI “TERÖR” 12.12.2016BATI DEĞERLERİ VE HEGOMONYASI SARSILIYOR! 08.12.2016
Tek kelime ile Müthis...
 // Abdullah Türkmen
Sayin Alper Tan´ı uzun zamandir takip etmekdeyim.
Uzun lafa gerek yok. Öyle tarafsiz objektiv bakisi ve analizleri tek kelime ile hayranlikla izliyorum.
Ve en önemlisi: Sivil Düsünce programi ile ve diger saygider konuklari ile izleyicisinin karsisina cikmasi beni ve taniyanlari cok mutlu eyledi.
Basarilar dilerim ve devamini Allah´tan niyaz ederim....
25 Kasım 2010 23:02
tüm kanalların en iyi yorumcusu
 // mustafa
Alper Bey, sizi ve diğer meslektaşlarınızı vakit buldukça takip ediyorum.Bir çok kanal ve yorumcuları hangi cephede bulunuyorsa o açıdan bakıyor.Size ve kanal a habere bakıyorum, yorumlarınız, bakış açınız sadece mensup olduğunuz siyasi görüşe körü körüne bağlanan, tek taraflı değil, duruma göre takdir eden duruma göre eleştiren ve en önemlisi çözüm önerisinde bulunan bir tarzınız var.Bu özelliklerinizden dolayı sizi ve kanal a'yı çok takdir ediyoruz...
22 Kasım 2010 12:55
teşekkür ederim
 // hamza
gerçekleri söylediğiniz için sizi tebrik ediyorum.beğenerek takip ediyorum...
20 Kasım 2010 21:57