YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Haziran parti seçimi değil kader seçimi
12 Haziran parti seçimi değil kader seçimi
09 Haziran 2011 14:22
ALPER TAN

20. yüzyılın başında Ortadoğu’da Osmanlı coğrafyasının da dahil olduğu bölgede Batı’nın kurmuş olduğu ve yaklaşık bir asırdır başarıyla uygulanan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin iflas ettiği süreci yaşıyoruz. Bölgedeki tiranlar bir bir yıkılıyor. Bu, yaklaşık 20 sene önce Sovyetlerin dağılması gibi bir durum.

 

Türkiye’de her ne kadar Cumhuriyet 1923’te ilan edilmiş olsa da ülkemiz gerçek manada özgürlük ve bağımsızlığa son yıllarda kavuşmaya başladı. Halen bunun mücadelesi veriliyor. Daha önceki bir yazımda ifade ettiğim gibi Türkiye vatandaşı, “İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri usulüne göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişi” olmaktan çıkmaya ve kendisi olmaya başladı.

 

Türkiye, ilk defa darbecilerden, cuntacılardan, muhtıracılardan, millete komplo peşinde koşanlardan, işbirlikçilerden, milletin içine nifak sokmak için fitne çıkarmaya çalışanlardan, hükümetleri zor duruma sokmak için kendi savaş uçağını düşürmeyi planlayan generallerden, kendi ülkesinde kaos çıkarmak için cemaatin en kalabalık olduğu Cuma namazı sırasında camiye bomba koymayı planlayan zihniyetten, halkını parya gibi gören siyasi anlayışlardan, ülkenin başbakanına mesaj vermek için savaş uçağının kanadıyla minare deviren subaylardan hesap sormaya başladı.

Kendi cumhurbaşkanına, başbakanına saygısızlık eden ama Amerikan başkanının huzurunda tek kol aralığı hizaya geçip selam duran komutanlardan hesap sormaya başladı.

 

Şimdi sıra artık yeni baştan tam demokratik bir anayasada. 12 Haziran seçimi sonrası oluşacak Meclis’in en önemli, en büyük hedefi bu olmalı. Eğer Anayasa değişikliği olmazsa şimdiye kadar özgürlük, sivilleşme ve demokrasi adına atılan tüm adımlar ve tüm kazanımlar berhava olabilir.

 

Halkın özgürlüğü ve huzuru adına yapılanların ters yüz edilmesi için bazı kesimlerde hummalı bir çaba ve çalışma var. Yasakçı statükonun hakimiyetini kaybetmemesi için bu kesimler inanılmaz bir dayanışma içine girdiler. Sayısız ev toplantıları, salon çalışmaları ve gizli faaliyetler içindeler. Bu doğrultuda yer yer provokasyonlar da yapılıyor. Bütün bunlar tabiî ki siyasete de yansıyor. CHP-MHP-BDP dayanışması seçim sürecinde iyiden iyiye gün yüzüne çıktı. CHP’nin Hakkari ve MHP’nin Diyarbakır mitingleri her şeyi anlatıyor. CHP-MHP-BDP-PKK koalisyon halinde aynı hedefe atış yapıyorlar. İngiltere ve ABD basını da dışardan taktik veriyor.

 

Tabii ki seçime gidilirken siyasi partilerin rekabet etmeleri doğal bir durum. Özellikle hükümete destek vermeleri de beklenmez. Ancak yıllarca bir birlerine kan düşmanı gibi bir söylemle, halktan, taraftardan oy devşiren siyasi partilerin bir anda sarmaş dolaş olmaları, birbirlerine alttan üstten destek vermeleri acaba nasıl bir anlam taşıyor? Bunların hepsi aslında yasakçı düzenin operasyonel kolları olabilirler mi? Bunların misyonları emir geldiğinde çatışmak, emir geldiğinde işbirliği yapmak olabilir mi? Eğer böyleyse seçmen açıkça aldatılmış olmuyor mu?

 

Mesela MHP’nin 1980 öncesi savaştığı ve binlerce gencimizin bu uğurda heba olduğu CHP zihniyeti ile, yine 1980 sonrası MHP’nin bölücü olarak gördüğü PKK zihniyetinin son pozisyonu ne anlama geliyor? Biz elbette insanların veya partilerin birbirleri ile savaşmasını istemiyoruz, tasvip de etmiyoruz. Ancak böyle bir geçmişe sahip CHP ve BDP ile dahi, iyi ilişkiler kuran MHP, acaba Ak Parti’yi neden düşman konumuna koydu? Bunun sebebi nedir? Acaba Ak Parti’nin yasakçı düzeni değiştirmeye çalışıyor olması mıdır? Ak Parti’nin darbe anayasasını değiştirecek olması mıdır? Eğer böyle ise çok vahim. Böyle değilse nedir?

 

Şurası açık. Yasakçı düzenin yılmaz bekçisi olan ve zahiren birbirinden farklı gibi görünen kesimler tam bir dayanışma içindeler. Bunlar, Anadolu insanını “Göbeğini kaşıyan adam” “Bidon kafalı” “Gerici” olarak gören zihniyetin devamı. Bu kesimler böyle bir dayanışma içindeyken, özgürlükler adına, huzur adına, ülkenin büyümesi, kalkınması ve aslına dönmesi, dünyada hatırı sayılır bir güç olması adına beklentisi olanların da boş durmamaları gerekir.

 

Şu an TBMM’de temsil edilmeyen bazı partilerin temiz kadroları var. Bunlar da oy istiyorlar. Tabii ki hakları. Ancak şu aşamada iktidar olma şansı bulunmayan bu partilere verilecek oylar, oy verenlerin hiç arzu etmediği bir sonuca yarayabilir. O sebeple bu seçim, bir parti seçimi olmaktan çıkmış durumda. 12 Haziran seçimi bir bakıma Türkiye’nin kader seçimidir. Kişisel beklentilerin, parti siyasetinin ötesinde bir yüksek duygu ve irade ile hareket etme vaktindeyiz.

 

Bu durumdan rahatsızlık duyuyor olabiliriz. Şahsi duygularımız veya kırgınlıklarımız kafamızı karıştırıyor olabilir. Ama bilelim ki darbe anayasasının değişmesi, yasakçı statükonun özgürlük ve demokrasiye dönüşmesi hepimizi mutlu edecektir. İşte “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözü burada tebarüz eder. Oylarımız, ya yasakçı statükoyu temsil edenlere veya demokrasi, özgürlük, kalkınma ve diğer büyük hedeflere gidecek.

 

Zarfı sandığa atmadan, mührü pusulaya basmadan evvel herkes vicdanının sesine kulak vermeli.

 

Tekrarlayalım bu 12 Haziranda partileri değil Türkiye’nin kaderini seçiyoruz. Ya bizi üzen yasakçı düzen; ya da yasakları kaldıran yeni düzen. Hadi hayırlısı.

 

Alper TAN

09.06.2011

 

ANALİZ Kategorisindeki Diğer Haberler
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI! 17.01.2017ABD, NATO, TERÖR VE CUMA HUTBESİ! 02.01.2017BATI SAVAŞI KAYBETTİ. İSTESE DE İÇ SAVAŞ ÇIKARTAMAZ! 30.12.2016SURİYE’DE KİMLERLE SAVAŞIYORUZ? 27.12.20162017 VE SONRASI NELER OLABİLİR? 22.12.2016BU “TERÖR” DEĞİL, “DIŞ SALDIRIDIR” 17.12.2016İRAN, MÜFLİS BATININ TRUVA ATI MI? 16.12.20163.DÜNYA SAVAŞININ ADI “TERÖR” 12.12.2016BATI DEĞERLERİ VE HEGOMONYASI SARSILIYOR! 08.12.2016SURİYE ABD’YE GİRİYOR! 02.12.2016KÜRESEL DÜZENİ MÜSLÜMANLAR KURUYOR 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016BATI BATIYOR, ÇÖZÜM KENDİMİZDE 23.11.2016BATI'NIN SÖMÜRGE DÜZENİ YIKILIYOR 19.11.2016BATI NİÇİN PANİKTE? 15.11.2016TRUMP DÖNEMİNDE NELER OLACAK? 10.11.2016BATI BU SAVAŞI KAYBEDECEK. ÇÜNKÜ... 07.11.2016HAÇLILAR NEDEN DAİŞ’İ BİTİRMEK İSTEMEZ? 21.10.2016İŞTE GİZLİ BELGE, ABD EN TEHLİKELİ TERÖR ÖRGÜTÜ 18.10.2016CENK MEYDANI ISINIYOR 13.10.2016
Seçim sonuçları3
 // Ali
Eğer ki CHP iyi bir oy alacak olursa, açıkça söyleyelim bu ülke bu gemi bundan zarar görebilir. Hele ki bir de 330 milletvekiline ulaşılamazsa ... bilmiyoruz nelere katlanmak zorunda kalacağız. Acaba bu millet o zaman memnun kalacak mı? Bizden söylemesi bu ilkeye CHP den hayır hiç gelmemiş bundan sonra da bekelemyin! Ama sonuçlar kötü olursa bilemiyoruz!!!!! Allah vere de akibetimiz ..... ...!...
12 Haziran 2011 18:58
ellerin derrt görmesin
 // uluğbey
bu halk her daim en iyi seçimi yaptığından bu tercihine SAYGI GÖSTERMEYEN,TAHAMMÜL EDEMEYENLERİN 80 YILDAN BERİ KANDIRIKÇILIK YAPMASI ARTIK HALK TARAFINDAN İTİBAR GÖRMÜYOR.BU HALK en güzel tercihini yapıyor.kara kara düşünmesi gerekenler aziz halkın tercihlerini hor hakir görenlerdir...
12 Haziran 2011 15:53
ALLAH (C.C) SENDEN RAZI OLSUN !
 // BATUHAN
Sn.Üstadım Alper bey sana ne kadar teşekkür etsek vatandaşlık hakkınızı ödeyemeyiz. Allah senin gibileri çoğaltsın, vatandaşlık görevinizi hakkıyla yapmışsınız darısı bizlere. Bundan sonrası "ister sivri sinek saz olur, ister davul zurna az olur" maksat hasıl olmuştur. Bizler bize düşen görevi yaptık dostlarımıza da yazınızı e-mail ile ilettik yarında inş.gereğini yapacağız.Okurun bol anlayıpta yaşayanın çok, ufkun açık, kalemin hak ve anlaşılır...
11 Haziran 2011 20:40