Milyonlarca insan her gün farkında olmadan yiyor... İşte besinlerle ilgili ilginç bilgiler!

Her gün sıklıkla hiç düşünmeden tükettiğimiz bazı yiyecekler öyle ilginç sırlar taşıyorlar ki "Yok artık!" diyeceksiniz! Milyonlarca insanın her gün tükettiği bu besinlerin içeriğini duyunca çok şaşıracaksınız. Bir çoğunu belki bir daha hiç yiyemeyeceğiniz bu besinlerle ilgili tuhaf ama gerçek olan bilgileri duymaya hazır olun! İşte besinlerle ilgili ilginç ve bir o kadar tuhaf bilgiler!

Milyonlarca insan her gün farkında olmadan yiyor... İşte besinlerle ilgili ilginç bilgiler!

Çoğu zaman yiyip geçiyoruz ama bazı yiyecekler çok ilginç sırlar taşıyorlar. Bu sırların bazıları duyana gerçekten "Yok artık!" dedirtecek kadar tuhaf. Örneğin acı biberin aslında ağzınızı yakmadığını söylesek ne düşünürsünüz? Ya da her evde bulunan bir sebzenin Wi-Fi sinyallerini emip yansıtabildiğini söylesek? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? İşte sizi çok şaşırtacak bazı tuhaf gerçekler...

Milyonlarca insan her gün farkında olmadan yiyor... İşte besinlerle ilgili ilginç bilgiler!

Somon denince akla pembe bir balık gelir ama aslında çiftliklerde yetiştirilen somonların etleri beyaz olur. Somon üreticileri bu rengi elde etmek için balıkların yemlerine karotenoid denen ve bitkilerden elde edilen boyar maddeler ekler. Doğal somon ise bol bol karides yediği için rengi pembedir.

Milyonlarca insan her gün farkında olmadan yiyor... İşte besinlerle ilgili ilginç bilgiler!

Doğal balın nem seviyesi çok düşük asit seviyesi ise çok yüksektir. Bu iki özelliği nedeniyle ağzı sıkıca kapalı tutulan bir bal kavanozunun içinde bakteriler oluşur oluşmaz ölürler. Bu da balın asla bozulmaması anlamına gelir. Arkeologların Mısır piramitlerinde buldukları 3 bin yıllık balların yenebilir koşulda olmasının sırrı da budur. Balın yanı sıra tuz, şeker ve çiğ pirinç de asla bozulmaz.

Milyonlarca insan her gün farkında olmadan yiyor... İşte besinlerle ilgili ilginç bilgiler!

Markette son zamanlarda şalgam suyunun da hammaddesi olan mor havuçları görmeye alıştık ama yine de havuç denince aklımıza turuncu bir sebze geliyor. Ancak İngiltere'de bulunan Ulusal Havuç Müzesi'ne göre, gerçek havuç mor renkli ve incecik beyaz köklü bir sebzeydi. 16'ncı yüzyılın sonunda yaşanan bir genetik mutasyon turuncu havuçları yarattı. Kim bilebilirdi ki bu renk orijinaline baskın gelecek?

Patatesler içerdikleri yüksek miktarda su ve yapılarındaki kimyasal maddeler dolayısıyla, tıpkı insanlar gibi kablosuz internet sinyallerini emip yansıtabilirler. Hatta Boeing firması 2012 yılında uçaklarda kablosuz internet hizmetini test ederken koltuklara birer çuval patates yerleştirmiş.

Turna yemişleri olgunlaştıkları zaman top gibi zıplayabilirler. Çiftçiler ve tüketicilerin rahatlıkla kullanabileceği bir olgunluk testidir bu. Zıplamayan turna yemişi henüz yenecek kıvama gelmemiş demektir.

Hiç çiğ istiridye yemiş miydiniz? Eğer yediyseniz, o sırada istiridyelerin halen canlı olduğunu bilmelisiniz. İstiridye ölür ölmez bozulmaya başladığı için neredeyse çiğken servis edilir. Ancak istiridyelerin merkezi sinir sistemi yoktur, bu nedenle acı hissetmezler.

Bir dönem insanlar domatesin zehirli olduğunu sanıyordu. 18'inci yüzyıl İngiltere'sinde domatese "zehirli elma" denirdi çünkü aristokratlar domates yediklerinde çoğu zaman hastalanır ve ölürdü. Ama bunun sebebi tek başına domates değil, aristokratların kullandığı tabaklardı. Domatesin asidi kurşun ve kalay alaşımlı bu tabaklardaki kurşunu açığa çıkarıyor ve zehirlenmeye neden oluyordu.

Taze meyvelerin ne kadar sağlıklı ve besleyici olduğunu hepimiz biliyoruz. Araştırmalar dondurulmuş meyvelerin de tazeleri kadar hatta bazen onlardan daha bile faydalı olduğuna işaret ediyor. Meyveyi tazeyken dondurmak içindeki E vitamini ya da kalsiyum ve demir gibi maddelerin uzun süre korunmasını sağlıyor. Üstelik dondurulmuş meyveleri her mevsim tüketebilirsiniz.

Suşiyle birlikte yediğiniz yeşil acı sosun wasabi olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Çok büyük ihtimalle içine yeşil gıda boyası eklenmiş yaban turpu yiyorsunuz. Gerçek wasabi'nin kilogramı 160 dolardan satılır ve sadece çok lüks Japon restoranlarında bulunur.

Yediğiniz her muz aslında birer klondur. Dünya genelinde 1000 farklı muz türü olsa da, bugün muz diye bildiğimiz o sarı meyve Cavendish türünün genetik klonları durumunda. Çünkü diğer muz türlerine göre daha dayanıklı olan bu türün çekirdeği yok ve bu nedenle üremesi için klonlanması gerekir. Yakın zamanda bilim insanları genetik çeşitlilikten yoksun olan muzların neslinin tükenebileceğine dair endişeli açıklamalar yaptı.

Ananas yedikten sonra başka bir şey yediğinizde tadını alamıyorsanız, dilinizdeki tomurcuklar zarar görmüş demektir. Ancak hemen telaşlanmayın, çünkü bu etki sadece birkaç saat sürer. Bunun sebebi de ananasın içinde bulunan ve proteinlerin çözünmesinde rol oynayan bromelain maddesidir.

Böcekten elde edilen ve hem kozmetikte hem de gıdada kullanılan bir diğer madde de şellak. Aynı ismi taşıyan böceğin salgısından elde edilen bu madde de dış yüzeyi parlak yiyeceklerde ve ojelerde karşımıza çıkıyor.

Antik Aztek uygarlığı, çikolatayı tarihte ilk kez tüketen insan topluluğu. Ancak bununla da kalmıyor. Uluslararası Kakao Örgütü'nün bildirdiğine göre, Aztekler aynı zamanda kakao çekirdeklerini para birimi olarak kullanıyorlardı. Aztek hakimiyeti altında yaşayan insanlar vergilerini kakaoyla öderlerdi.

Çocukken çok şeker yediğimizde dişlerimizin çürüyeceğini söylerlerdi ama dişler için çok daha zararlı bazı yiyecekler vardır. Mesela kraker... Çünkü asit dişler için şekerden daha çürütücü bir etkiye sahiptir. Yediğiniz krakerler çiğnedikçe dişlerinize yapışır ve bakterilerin uzun süre mutlu yaşaması için çok uygun bir ortam oluşturur.

Hazır paketli dondurmalar ve benzeri birçok yiyeceğin ambalajlarının üzerinde "doğal meyve aroması, doğal vanilya aroması" gibi ifadeler görürüz. Ancak bu aromalar kunduz gibi bazı hayvanların salgı bezleri kullanılarak üretilmiş ve yediğiniz çilekli dondurmanın içine hiç çilek girmemiş olabilir.

Acı biber yediğiniz zaman ağzınızın yanması fiziksel değil zihinsel bir reaksiyondur. Biberlerin içinde bulunan kapsaisin maddesi, sinirlerinizdeki acı algılayıcılara yapışır ve acı hissetmenize neden olur. Beyniniz sıcak bir şey yediğinizi zannederek vücut sıcaklığını düşürmek için terleme komutu verir ve yüzünüz kızarır. Aslında ne bir yanma söz konusudur ne de sıcaklık artışı.

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2019, 18:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Halil
Halil - 2 ay Önce

Harika bilgiler.Teşekkürler.

SIRADAKİ HABER