![]() Mehmet Batur |




Muhteşem bir doğa... Görkemli bir dağ...Akşam üzeri... Hava serin... Serinlik, dağın tepesine doğru çıktıkça sizi üşüten bir soğukluğa dönüşüyor...
Pek uzun bir mesafe değil, ama dik ve dolambaçlı bir yol... En tepede Tanrılar ve Tanrıçalar... İki bin yıl önce yapılmış heykeller hala tüm ihtişamıyla duruyor... Kandil Dağı’ndan değil, Nemrut Dağı’ndan bahsediyorum.
Dünyanın 8. harikası olarak tanımlanan, tümülüsün de bulunduğu tepeye doğru bu kaçıncı tırmanışım unuttum. Geçen sefer de yaşlı bedenimin tırmanırken ne çok terler döktüğünü ve soluk alıp verirken ne çok zorlandığımı hatırlıyorum. Serde yaşlılık var artık, kabul et diyorum kendime. Ne de olsa dedesin sen!
***
Çarşamba sabahından beri Adıyaman’ın Kahta ilçesindeyim, Kommagane Festivali için. İlk gün orada bulunan Diyarbakır Milletvekili can kardeşim Abdurrahman Kurt’u, Taraf’tan Rasim Ozan Kütahyalı’yı ve Akşam’dan Nagehan Alçı’yı görmek daha bir mutlu etti beni. Ama onlar ertesi gün bırakıp gittiler.
***
Kahta doğduğum, büyüdüğüm bir ilçe.
Kommagane, başkenti Samsat olan 2 bin yıl öncesine ait bir imparatorluğun adı.
Barışla kurulan bir Krallık...
Çok önemli filozofları bağrından çıkartan bir büyük imparatorluk...
Kültürel çeşitliliğin çok anlamlı bir senteze kavuştuğu topraklar burası...
***
Boşuna “Güneş doğudan doğar!” denmemiş elbet... Güneşin batışını da doğuşunu da Nemrut’tan izlemelisiniz. Özellikle doğuşunu... Yeryüzüne değil içinize doğuyor gibi hissedersiniz güneşi...
Festival etkinlikleri çerçevesinde Adıyaman Üniversitemizin düzenlediği uluslararası sempozyumun ikinci gününde “Kültürel Çeşitlilik” bahsinde konuşmam var. Diğer konuşmacılar: Mir Dengir Mehmet Fırat, Nevzat Bayhan ve Prof. Dr. Sait Çiftçi.
Oturumu yöneten sevgili hemşehrim ve dostum rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz’ü özellikle anmalıyım. Adıyaman Üniversitesi’ni çok kısa bir süre içinde zirveye doğru taşıdığı için. Olağanüstü sosyal ve mütevazı kişiliği için. Konuklarıyla tek tek nasıl ilgilendiğini görmenizi isterdim. Bir kez daha kendisiyle gurur duyduğumu belirtmek isterim.
Ha, bu arada belirteyim, dağa benden önce çıktı. İnerken de yanımdan rüzgar hızıyla laf dokundurarak geçtiğini gözlerimle gördüm... Sen sevgili rektörüm, yorulmak nedir bilmez misin?
***
Sempozyumda çok anlamlı tebliğler sunuldu. Farklılıkları ve çeşitliliği bünyesinde anlamlı bir biçimde barındıran Adıyaman’ın Türkiye’ye emsal oluşturabilecek modeline göndermelerde bulunuldu.
“11 şehit” olayı dolayısıyla konserlerin iptaline anlam veremedim. Doğrusu, normal hayatı sürdürerek yanıt vermenin çok daha anlamlı bir duruş olduğuna inananlardanım. Ötekisi toplumu ve siyaseti rehin ala görüntüsü oluşturuyor çünkü.
***
“Kültürel Çeşitlilik” konulu oturumdan sonra “şiir dinletisi” için Nemrut dağındayız.
Benim için sürpriz konuklardan biri de Prof. Dr. Abdullah Uçman’dı. Mimar Sinan Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Uçman, üniversitede hocamdı.
Cumali Ü. Hasannebioğlu, Ömer Erdem, Metin Celal, Cengiz Özdemir, Abdurrahman Çelik, Adnan Özer, Ahmet Kot, Nevzat Bayhan, Ali Ural, Ziya Taştan, Remzi Taşkıran...
Nemrut dağında şiir dinlemek bambaşka bir haz... Bir yanınızda güneş batıyorken öbür yanınızda kulağınıza çalınan şiir dizeleri...
Cumali abiyle dağın etrafını turluyoruz. Bir yanda da sohbet ediyoruz. Cumali abi , saçlarına çokca aklar berkitilmiş bir Semud gibi duruyor karşımda.
***
Dağdan inmek daha kolaymış meğer...
Düz ovaya iniyoruz. Yanımda Cengiz, Ömer ve teyzemin oğlu Hamza Temur var. Doğruca dayımgilde bizim için hazırlanan yöresel yemeğe oturuyoruz. Akabinde tüm konukların yemek için bulunduğu baraja geçiyoruz. “Neşet’in yeri”ne. Gün içinde Metin Celal’leri getirdiğim yer burası...
***
Düz ovayı her kesimden insanın kendini en özgürce ifade edebileceği bir mekana dönüştüren festivallerin anlamını bir kez daha anladım.Yürekten buluşmalara dönüşüyor birliktelikler.
Festivali düzenleyen AK Partili belediye başkanı değerli kardeşim Yusuf Turanlı’ya, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Gündüz’e, Adıyaman Valisi saygıdeğer Ramazan Sodan’a ve Kahta’nın genç ve entelektüel kaymakamı Coşkun Açık’a sonsuz teşekkürler.
Yazılım ve Teknik Destek: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya































